
Türkiye ekonomisinde yüksek enflasyon ve artan maliyetler, şirketler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaya devam ediyor. Yılın ilk 6 ayında konkordato ve iflas kararlarında geçen yılın aynı dönemine göre dikkat çekici bir artış yaşanırken, bazı sektörler bu süreçten çok daha fazla etkileniyor.
2024 yılının ilk yarısında şirket iflasları ve konkordato başvuruları adeta fırladı. Özellikle geçici mühlet kararlarında %108’lik, kesin mühlet kararlarında ise %236’lık bir artış kaydedildi. Bu veriler, giderek daha fazla şirketin mali darboğaza girdiğini ve borçlarını ödeyemez duruma geldiğini gösteriyor.
Şema 1: Konkordato Kararlarındaki Yıllık Değişim

Bu tablo, özellikle kesin mühlet kararlarındaki keskin yükselişin, birçok şirketin mali durumunun kalıcı olarak kötüleştiğine işaret ettiğini ortaya koyuyor. Konkordato talebi reddedilen şirket sayısındaki artış ise, bu şirketler için iflasın kaçınılmaz bir son olabileceğini gösteriyor.
Şirketlerin yaşadığı bu zorlu süreçte en önemli etkenler yüksek enflasyon ve buna bağlı olarak artan işletme maliyetleri. Hammadde, enerji, lojistik ve işçilik maliyetlerindeki yükselişler, özellikle düşük kar marjıyla çalışan sektörlerdeki firmaların belini büküyor. Satış fiyatlarına yansıtılamayan maliyet artışları, şirketlerin karlılıklarını eritiyor ve nakit akışlarını bozuyor.
Peki, bu zorlu ekonomik koşullardan en çok etkilenen sektörler hangileri? Verilere göre, özellikle tekstil ve hazır giyim, perakende ve züccaciye sektörleri risk grubunda başı çekiyor.

Şema 2: İflas Riski Altındaki Sektörler (Örnekler)
Bir şirketin iflas etmesi veya konkordato ilan etmesi, sadece o şirketi değil, aynı zamanda onun tedarikçilerini, alacaklılarını ve çalışanlarını da olumsuz etkiliyor. Bu durum, ekonomide bir zincirleme etki yaratarak genel mali istikrara zarar verebiliyor. Uzmanlar, eğer makroekonomik istikrarsızlık devam ederse, 2024 yılının son çeyreği ve 2025’in iflas ve konkordato başvuruları açısından yeni rekorlara sahne olabileceği konusunda uyarıyor.
Bu durum, hükümetin ve ilgili otoritelerin, işletmeleri destekleyici ve maliyetleri düşürücü politikalar geliştirmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Aksi takdirde, şirket kapanışlarındaki artış, işsizlik oranlarını yükselterek toplumsal ve ekonomik sorunları daha da derinleştirebilir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube