
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Temmuz Erzurum Kongresi’nin yıl dönümü sebebiyle mesaj yayımladı. Erdoğan mesajında Erzurum Kongresi’nin aziz milletimizin özgürlük yolundaki azim ve kararlılığını tüm dünyaya duyurduğunu belirtti. Bu kongrenin, Cumhuriyet’e uzanan yolun temel taşlarından biri olduğunu vurguladı.
Erdoğan, Erzurum Kongresi’nin bölgesel bir kongre olarak planlanmasına rağmen milli iradenin vurgulandığı ulusal bir kongreye dönüştüğünü ifade etti. Kongrede “Manda ve himaye kabul olunamaz” ilkesiyle milli sınırlar içinde vatanın bölünmez bütünlüğünün vurgulandığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kongre’de ortaya çıkan şuur, azim ve kararlılığın bugün de birlik ve beraberliğimizin temeli olduğunu belirtti. Vatan ve bayrak sevgisinin sembolü olan bu kararlılığın geleceğe yürüyüşümüzde en büyük gücümüz olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bu güçle Türkiye Yüzyılı hedefine hızla ilerlemeye devam ediyoruz” dedi.
HABER YORUM
(23 Temmuz – 7 Ağustos 1919)
Erzurum Kongresi…
Son Osmanlı Padişahı Vahdettin’in, Samsun’a gönderdiği Mustafa Kemal ve heyetinin gerçekleştirdiği Erzurum Kongresi…
Gelin şimdi Erzurum Kongresinde alınan kararlara bakalım:
1. Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.

(Erzurum kongresinde adı geçen Milli Sınırlarımız)
2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.
3. İstanbul Hükûmeti vatanın bağımsızlığını sağlayamazsa geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet millî kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.
4. Kuvay-ı Milliye’yi etkin, millî iradeyi hâkim kılmak esastır.
5. Hristiyanlara siyasî hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.
6. Manda ve himaye kabul olunamaz.
7. Millî Meclisin derhal toplanmasına ve hükümet işlerinin meclisin denetimi altında yürütülmesine çalışılacaktır.
8. Millî Mücadele ruhunu yaymak için Doğu illeri adına bir Temsil Heyeti seçilmiş ve bu heyet bütün vatanı temsil edecektir.
***
Erzurum kongresinde her ne kadar hilafetin korunacağına dair açık bir madde bulunmasa da “Milli ve dini haklarımızı korumak için millet birlikte hareket edecektir.” ifadesiyle, dini hassasiyetler öne çıkarılmıştır…
Hemen sonrasında yapılan Sivas kongresinde ise hilafete vurgu yapılmış, “Padişah ve Halife makamı ile vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı korunacaktır.” denilmiştir…
Harita ortada, alınan kararlar ortada….
Ama uygulamada böyle olmadı…
Mesela Musul ve Kerkük…
Lozan’da elimizden çıktı mı desek, İngilizlere peşkeş mi çekildi desek bilemiyorum ki…
Mesela, Erzurum Kongresinde “Manda ve himaye kabul olunamaz.” dendi ama yazımız değiştirildi, kanunlarımız Batı’dan alındı, şapka kanuna muhalefetten dahi yüzlerce insan asıldı…
“Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı mücadele” kararı alındı ama Batı’nın batık kültürünün toplumumuzu esir almasının yolu bir şekilde açıldı…
Sahi Kurtuluş mücadelesinde galip geldiğimiz ve bize savaş tazminatı ödemesi gereken Yunanistan’ın tazminatını kim ya da kimler affetti?
Hadi şimdi dönüp bir daha bakalım Erzurum Kongresi kararlarına…
Vatanın bütünlüğü, milli iradenin hâkimiyeti, manda ve himayeyi reddetmek, yabancı işgallerine direniş kararı…
Bunlar sadece metinlerde kalan güzel cümleler midir, yoksa milletçe yeniden diriliş için tutunmamız gereken ipuçları mı?
Her şeye rağmen, bu milletin aziz evlatları, o kongre salonlarında alınan kararların izinde yürümeye devam ediyor. Çünkü bu topraklar sahipsiz değildir. Ve bu millet, asla diz çökmeyecektir.
ŞABAN DOĞAN
Gerçek Manda Osmanlı’da 1750 lerden beri kapütülasyonlar adıyla zaten vardı..işlettiği vapurun bile bilet fiyatını Yabancıların belirlediği bir düzenin adı nedir?..bunu bilmiyor olabilir mi ?..Elbette değil..