
Gazze’de aylardır süren saldırılar, çocukları, anneleri, doktorları, gazetecileri, camileri ve hastaneleri hedef aldı. İsrail’in acımasız bombardımanı altında yok edilen sadece bir şehir değil, insanlığın vicdanıdır. Tüm dünya, bu açık soykırımı izliyor. Kınamalar yapılıyor, diplomatik açıklamalar yapılıyor, ancak tek bir ciddi yaptırım dahi uygulanmıyor.
Filistin, sadece İsrail bombalarıyla değil, küresel suskunlukla da öldürülüyor.
Katliamın her anı ekranlara düşerken, Müslüman ülkelerden gelen tepkiler ya cılız ya da tamamen etkisiz. Ortak ordusu olmayan, ortak politikası olmayan, hatta ortak dili dahi olmayan bir İslam dünyası, Gazze’nin acıları karşısında sadece izliyor. Sadece kendi iç iktidar hesaplarını düşünen liderler, ümmetin kanını pazarlık masalarına meze ediyor.
Filistin, İslam aleminin yüreğinde bir yara olarak değil; siyasi bir “sorun” olarak görülüyor.
Batı, Ukrayna’da bir çocuk öldüğünde ayağa kalktı. Ama Gazze’de 15 binden fazla çocuk öldürüldü, hiçbir başkent ayağa kalkmadı. Ne AB ne ABD, İsrail’e karşı anlamlı bir yaptırım kararı aldı. Tersine, silah sevkiyatı arttı, diplomatik destekler güçlendi.
“İnsan hakları”, “uluslararası hukuk”, “insani değerler” gibi kavramlar, sadece Batı’nın çıkarlarına hizmet ettiği sürece geçerli. Gazze’de tüm bu kavramlar toprağa gömüldü.
Katarlı yazar Dr. Nayef Nahar, bu sessizliğin ve çifte standardın aslında çok daha büyük bir dönüşümün işareti olduğunu söylüyor:
“İsrail, Gazze’yi yok ettiğini sanıyor; oysa gerçekte, İslam dünyasının zihnini yüzyılı aşkın süredir etkisi altına alan Batı modelini yıktı.
Bugün, Gazze’de işlenen soykırımın ve Batı’nın iki yüzlülüğünün açığa çıkmasının ardından, İslam dünyasında ilk kez büyük bir zihinsel dönüşüme tanıklık ediyoruz.
Batı modeline duyulan hayranlıktan, İslam medeniyetine dayalı bir model arayışına geçiş yaşanıyor. İsrail’in gerçekten ‘başarabildiği’ tek şey, Gazze’yi Batı medeniyetinin mezarlığına çevirmek oldu.”
Gazze’de sadece binalar yıkılmadı. İnsanlığın inandığı değerler, adalet, özgürlük, eşitlik ve hakikat de yerle bir edildi. Tüm dünya, İsrail’in cinayetlerini izlemekle yetindi. Göstermelik tepkiler, boş açıklamalar ve kınamalar dışında hiçbir somut adım atılmadı.
Filistin halkı yalnız. Ama bu yalnızlıkta bir direniş doğuyor. Batı’nın maskesi düşüyor. İslam dünyasında, yıllardır susturulan vicdanlar yeniden konuşmaya başlıyor.
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
Selamün Aleyküm
Avrupa ve batı aslında hep aynı. Bizim eğitim sistemimiz ”BALIK HAFIZA”ya sahip bireyler yetiştirdiği için anca bu tür katliamlar yapınca uyanmaya çalışıyoruz.
Endülüsteki İslam medeniyeti katliamı, Mora yarımadası katliamı, Bosna Hersek, Çeçenistan say say bitmez.