
“Hind Receb’in Sesi” Venedik Film Festivali’ne Damga Vurdu
İsrail’in düzenlediği saldırıda yaşamını yitiren 5 yaşındaki Filistinli çocuk Hind Receb’in hikayesini konu alan “The Voice of Hind Rajab (Hind Receb’in Sesi)” filmi, 82. Uluslararası Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Festivalin en prestijli ödülü “Altın Aslan” için yarışan film, gösterimin ardından uzun süre ayakta alkışlandı.
Film Ekibine Dakikalarca Alkış
Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania ile oyuncular Saja Kilani, Motaz Malhees, Clara Khoury ve Amer Hlehel, basın toplantısına katıldıklarında gazeteciler tarafından ayakta alkışlandı. Oyunculardan Kilani, “Yetmedi mi? Toplu katliamlar, açlık, yıkım, işgal… Yeter artık” diyerek Gazze’de süren saldırılara tepki gösterdi.
“Hind’in Sesi Tüm Gazze’nin Sesi”
Yönetmen Ben Hania, sinemanın en önemli rolünün sesi kısılanlara söz hakkı vermek olduğunu vurguladı: “Hind Receb’in sesini duyduğumda bunun sadece onun değil, tüm Gazze’nin sesi olduğunu fark ettim.”
Hollywood’dan Destek: Joaquin Phoenix Festivaldeydi
Brad Pitt, Joaquin Phoenix ve Rooney Mara gibi ünlü isimlerin filme destek vermesi dikkat çekti. Joaquin Phoenix, festivalde film ekibine bizzat eşlik ederek dayanışma gösterdi.
“Bu Benim İçin Bir Film Değil, Yaşadığım Bir Hayat”
Oyuncu Motaz Malhees, “Ben Filistinliyim, bu yaşadığımız hayat. Bu benim için bir film değil” sözleriyle duygularını dile getirdi. Diğer oyuncular da bu projeyi bir görev ve sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.
Hind Receb’in Acı Hikayesi
29 Ocak 2024’te Gazze’ye düzenlenen saldırıda, 5 yaşındaki Hind Receb ailesiyle birlikte hedef alındı. Araçtaki akrabaları hayatını kaybetti. Hind, Filistin Kızılay’ını arayarak, “Hepsi öldü, gelin alın beni. Çok korkuyorum, burada tek başıma kalmak istemiyorum” diye yalvardı. Ancak 3 saat süren çabasına rağmen kurtarılamadı.
Altın Aslan’ın En Dokunaklı Adayı
Orijinal ses kayıtlarının da yer aldığı film, sinema otoriteleri tarafından festivalin en çarpıcı yapımlarından biri olarak gösterildi ve “Altın Aslan” ödülü için güçlü adaylardan biri kabul ediliyor.
HABER YORUM
Öncelikle Filistin’de yapılan Siyonist zulmünü beyaz perdeye taşıyan Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania‘yı ve bütün oyuncuları tebrik ediyoruz…
Gazze’de yaşanan Siyonist zulmü ve soykırımı tarih unutmayacak, insanlık bu zulmü kıyamete kadar lanetle anacak….
Bu tür yapımlar ile de gelecek nesiller, Siyonizm’in insanlık için ne kadar büyük bir bela olduğunu anlayacak ve her daim gündemde tutacak…
Bu tür yapımlar, bizlere sadece geçmişin acılarını hatırlatmakla kalmayacaktır. Zira bu tür yapımlar, aynı zamanda insanlığın ortak bir vicdanı ve sesi olduğunun da en bariz örneklerindendir…
Genç nesiller, Hind Receb gibi masumların yaşadıkları trajedileri öğrenerek büyüyecekler, bütün hayatları boyunca da adalet ve insan haklarının ne kadar önemli olduğu bilinciyle hareket edeceklerdir…
Bu yapım bizlere göstermiştir ki, sinema sadece bir sanat aracı değil, geleceğe ışık tutan bir uyarıcıdır…