
GAZZE İÇİN DÜNYA AYAĞA KALKTI: “ARTIK KINAMA YETMEZ, ABLUKA ZAMANI!”
Vicdan Sahiplerinden Küresel Çağrı: “Gazze’ye Yürüyelim, İsrail’i Yalnızlaştıralım”
İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliamlar dünya genelinde büyük bir infiale yol açtı. Sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve çok sayıda siyasi isim, artık sadece kınamanın yeterli olmadığını belirterek daha sert, daha somut adımlar için çağrı yaptı:
“Denizden yüzlerce gemiyle, karadan binlerce insanla Gazze’ye yürüyelim. İsrail’e abluka uygulayalım!”
“İsrail Hareket Edemez Hale Getirilmeli”
Peş peşe yapılan açıklamalarda İsrail’in yalnızlaştırılması ve işlediği savaş suçlarının cezasız kalmaması gerektiği vurgulandı. Çağrılar arasında öne çıkan adımlar şöyle sıralandı:
İsrail’e giden tüm deniz yollarının kapatılması,
Limanlara yanaşan İsrail bağlantılı gemilerin geri çevrilmesi,
Ülkelerin hava sahalarını İsrail uçaklarına kapatması,
Ticaretin durdurulması ve küresel boykotların büyütülmesi.
Aktivistlere göre bu adımlar bir tepki olmanın ötesinde, “insanlık görevi” niteliği taşıyor.
Gazze İçin Dünya Çapında Konvoy Hazırlığı
Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede gönüllüler, deniz yoluyla Gazze’ye yardım ulaştırmak için kapsamlı bir hazırlık yürütüyor. İnsan hakları örgütleri ve yardım kuruluşları, “Gazze’ye Özgürlük Filosu” adıyla büyük bir deniz konvoyu oluşturmak için çalışıyor.
Amaç, hem yıllardır süren ablukanın fiilen delindiğini göstermek hem de uluslararası topluma güçlü bir mesaj vermek.
Ticaret ve Normalleşmeye Tepki: “Boykotlar Büyüsün”
İsrail ile bazı ülkeler arasındaki ticaretin devam etmesi, küresel kamuoyunda ciddi tepki topluyor. Market raflarından uluslararası fuarlara kadar birçok alanda boykot çağrıları etkisini artırıyor.
Özellikle İslam ülkelerine, İsrail ile ekonomik, diplomatik ve askeri tüm ilişkilerin kesilmesi yönünde baskılar yükseliyor.
“Bu Bir Tepki Değil, İnsanlık Görevi”
STK’lar, savaşa her gün yeni suçlar ekleyen İsrail’e yönelik uluslararası baskının artırılması gerektiğini vurguluyor. Yapılan açıklamalarda, atılacak her adımın sadece politik bir tutum değil, “insanlığın onurunu koruma sorumluluğu” olduğu ifade edildi.
HABER YORUM
Dünyada, vicdan sahibi herkes Gazze için meydanlara koşarken, insanlık tarihi belki de uzun zamandır görmediği bir dayanışma ruhuna tanıklık etti. Boykotlar büyüdü, protestolar güçlendi, sosyal medya kampanyaları sınırları aştı. İnsanlar, adaletin ve merhametin sesi olmak için hiçbir engel tanımadı. Bu yönüyle Gazze, insanlığın yeniden silkelenmesine, iyilik damarının tekrar canlanmasına vesile oldu; bir dirilişin adı hâline geldi, elhamdülillah.
Ne var ki aynı tabloyu hükümetler tarafında görmek pek mümkün değil…
Birçok ülke yönetimi, bırakın İsrail’e karşı tavır almayı; aksine, bu terör devletini koruyan, kollayan açıklamalar yapmaktan geri durmadı. Türkiye ve birkaç hassas ülke dışında dünya yönetimleri, ya sessiz kaldı ya da alenen İsrail’in yanında saf tuttu. Bunun sonucunda da milyonların vicdanlı çığlığı ile siyasetçilerin menfaat eksenli tutumu arasındaki uçurum daha da belirginleşti.
Oysa yapılması gereken çok nettir:
Nasıl ki İsrail karadan, havadan ve denizden Gazze’yi kuşatıyorsa; uluslararası toplum da onu ekonomik, siyasi ve diplomatik abluka altına almalıdır. Ticaret durdurulmalı, anlaşmalar askıya alınmalı, limanlar kapatılmalı, hava sahaları yasaklanmalı; kısacası İsrail’in zulüm düzenini sürdüremez hâle gelmesi sağlanmalıdır.
Bu artık bir tercih değil, insanlık adına zaruret hâline gelmiştir.
Sessizlik, suça ortaklıktır; adım atmamak, mazlumun değil zalimin yanında durmaktır. Gazze’nin feryadı, hükümetlerin kulağında yankılanmalı; halkların yükselttiği adalet çağrısı, yönetimleri harekete geçirmelidir…
İSLAMİ HABER “MİRAT”