islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3990
EURO
53,3011
ALTIN
6.812,59
BIST
14.783,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
22°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

OKUL PUTHANE OLAMAZ!

OKUL PUTHANE OLAMAZ!
A+
A-

OKUL PUTHANE OLAMAZ!

Allah’ın ilk emri oku. Yani adeta ne bulursan getir diyor. Hayır. Tam tersine okumadan ziyade okumanın düzeltilmesi doğru bir okuma yapılması doğru bir cihetle bir okuma yapılması Rabbani bir açıdan Rabbin bize öğrettiği gibi doğru dürüst bir okuma yapılsın.

Yoksa Allah Resulü döneminde de Allah Resulü bir ümmi. Ama orada şairler var. Toplumu yönlendiren köşe yazarları veya sanatçılar var fakat onlar yanlış okuyor. Yalan bilgilendirme yapıyor. İşte buna bir itiraz var. Belki bugün de nihayetinde en çok okuyanlar ıslah olmak yerine, ıslah etmek yerine yer yer ifsat ettiklerini görürsünüz. Bu tür okumalara bir itiraz var.

Okumanın kıblesinin düzeltilmesine dair bir ayettir ilk ayet. İşte bazı put resmi heykeli şunu bunu vs. Bu ne içindir? Puthane içindir. Yani doğru bir ibadethane için bile olamaz. Doğru bir ibadethanede ancak Allah’ın ismi vardır. Celle celâluhû ve O’nun zikri vardır. Mescitler Allah’ındır. Çağırmayın Allah’la birisini. Allah’la beraber bir başkasını bile değil. Hatta Allah’ı bırakıp bir başkası hiç olmaz da Allah’la beraber buna bile Allah tahammül etmiyor çünkü bu asli bir konu. Asli konularda, itikadi konularda, temel fikri konularda Allah’la bir başkasının denkleştirilmesi, eşleştirilmesi, eş tutulması bunun adı şirktir biliyorsunuz ve bu affedilmez bir cürümdür. Bunun dışındaki olabilir, affedilebilir.

Onun için biz bu konulara temas ediyoruz ve bu konularda kolay kolay temas eden göremezsiniz hem de bu cihetle. Yani bir batıl puthanede ancak bu olabilir. İbadethanede bile olamaz. Peki eğitim, işte okullar. Bir defa okulların müfredatından önce bir besmelesi. Daha girerken, kapıdan girerken orada Allah’tan başkasının, hem de yer yer tapınılan birinin isminin, resminin heykelinin, büstünün şunun bunun olması kabul edilemez. Çünkü çocuklar Allah’ındır. Allah yaratmıştır. Annesi babasını da buna vesile kılan gene Allah’tır. Bütün insanlık biz Allah’ınız. Allah’tan geldik, Allah bizi yarattı, yaşatıyor ve ona döneceğiz. Onunuz. Hal buysa bizim eğitimimizden de o sorumludur. Bu konuda ehil olan da odur. Onun ismiyle ikram, bismi rabbik dememiz lazım. Besmele budur. Bakın böyle bir besmele çekilmiyorsa, hayata böyle besmele çekilerek başlanmıyorsa, hayata böyle bakılmıyorsa geçeceksin o besmeleleri. Her şeye besmele çekiyor. Bu bir kuklalık. Ne diyeyim artık, papağanlık başka bir şey değil. Asıl olan noktada Allah’ı hiç düşünme, ondan sonra onu da diline şey yap. Bu olmaz. Bu bir aldatmaca. Yani bilinçli veya bilinçsiz ama böyle bir durum söz konusu.

Bu okula olamaz. Eğitimin besmelesi böyle olamaz. Eğitimin kapısında bu olamaz. Giriş kapısında bu olamaz. Özellikle işte puthane mi okul mu? Bunu sorarlar o zaman. Puthane mi? Burası okul mu? ” diye soranlar işte Kuzey Kore’de, Afrika’da, şurada burada değişik yerlerde bunları bu mihvalde görebilirsiniz. O zaman şu sorulur. Bunu görünce burası puthane mi, okul mu? Bu çağda. Bakın çağda, çağda, bu çağda. Çağdaşlık, muasırlık, şu bu vesaire. Birileri hikaye anlatmasın. Bu çağda bu olabilir mi? Bu çağda bunların aşılması lazım. İşte Hristiyanlığa kızdık. Niye? Isa Aleyhisselam’ı putlaştırdılar diye. İşte Mekke müşriklerine kızdık. Niye? Orada putlaştırma oluşturup bunu bırakın okullara Kabe’ye kadar işi götürdüler. İşte Kore’ye kızıyorsun, niye? Oradaki devlet adamını putlaştırıyor diye veya Marx’ı, Lenin’i, Mao’yu, şunu, bunu işte biraz güneye iniyorsun, oradaki kavim liderlerini veya devlet adamlarını her tarafa onun heykelini, eğitimlerde illaki onun tarzıyla. İşte bunu yaşadık. Esed’i, Saddam’ı, şunu, bunu vesaire peki Dolayısıyla bunlar oluyor burada kendimizi de masaya yatırmamız, öz eleştiri yapmamız lazım. Hiçbir Resul’ün bile oraya heykeli, ismi, resmi konamaz ve eğitime onların ismiyle değil, Allah’ın ismiyle başlanır. Şu anda bazı kitaplarda Kur’ân dersi kitabında bile Allah’tan başkalarının ismi resmi diyelim. Veya Allah’ı hani Allah Resulü bile nasıl öne çıkartıyordu? O nutuk etmez hevasından kendi düşüncesiyle nutuk olmaz. Vahiyden nutuk. Öyleyse okula girerken Allah ismi resmini tabii ki bu yapamayız. Dolayısıyla oraya resim heykel olamaz. Sınıflarda da gene nedir? Allah’ın nutku. Allah’ın nutku. Resul bile kalkıp kendi düşüncesiyle bir nutuk oluşturamaz. O hevasından konuşmaz. Onun için zaten biz ona uyarız. Niye? O çünkü vahiyden nutuk eder. Kur’an’dan nutuk eder. Kur’an’ı nutuk eder. Göreceğiz. Bu çağda bunlar olamaz. Hangi ülkede, hangi dünyada. Bu hakikaten şu iletişim çağında, bu teknoloji çağında bu kadar, işte ilkellikten, buraya bu kadar nasıl gelindi.

Madem insanlar gelişti, gelişti. Ne bu? Yani bu gelişmeyle, muasırlaşmayla, çağdaşlaşma, teknolojiyle bilişimle vs. Örtüşebilir mi böyle bir şey? Ama tabii ki bu çok rutine bağlandığından, içselleştirildiğinden bu hep atlanıyor, atlanıyor. Birilerinin değil Allah’ın ilkeleriyle, ilahi ilkelerle eğitim yapılabilir. Başka türlü olamaz. Bir defa bu düzeltilmesi lazım. Bu konuda artık böyle bir olgunluğa gelinmiştir diye düşünüyoruz. Bu medeniyete, bu muasırlığa ulaşılmıştır. İnsanlık bu merhaleye gelmiştir, yeter. Sınıfların kıblesinde Allah’tan başkalarının ismi, resmi olamaz. Sonra da tapınmıyoruz denir. Kıble işgali, saygı duruşu, karşısında toplanma ibadetin özü. Adına besmele and içme ve bunların özellikle yapılmasa bile içselleştirilmesi, kanıksanması inanç meselesi.

Yani artık dünya yaşlandı, dünya eskidi. Allah yeni bir dünyanın düzeni kurması kıyamete yakındır. Yani bunca zaman sonra, işte İsa’dan iki bin küsur yıl sonra, başlangıçtan işte en yakın haliyle bin yıllar sonra veya şu kadar milyon yıl dünyanın yaratılmışından sonra şu dönemde bunlar hakikaten olamaz ve bu konuda böyle sayha koparanlar veya koparacaklar önce bir düşünsünler. Bizim kişilerle alıp veremediğimiz yok. Bizim fikirlerle, bizim hakikaten bağnaz, yobaz düşüncelerle, doğmayla işimiz, bu düşüncelerin aşılması lazım. Bunlar gericiliğin daniskasıdır. Bunlar yobazlığın daniskasıdır. Bunların aşılması lazım.

Ve bakın bunu işte senin tarafındaki bir şahsa da benimkine de eyvallah değil. Hepsine. Hiçbir resulün, Muhammed aleyhisselamın dahi heykeli bir eğitim kurumunun başına dikilemez ve onun işte Allah’ın nutku dururken onun besmelesi dururken Resullerin bile ismiyle bir işe başla namaz. Sınıftaki işte nutuklar olsun vs. Mesela bu and içmeler diyelim ki büyük oranda halledildi. And içme demek, zikretmek demektir. Yani zikretmektir. Zikir ancak Allah adına yapılır. Allah adına yapılır. Başkası adına zikretmek desen bu olabilir mi? Olamaz.

Bu konuda hakikaten artık mesafe almamız lazım. Cemiyetimizin bu konuda bir sıçrama yapması lazım. Bunun zamanı gelmiştir. Bu gelmediyse yazıklar olsun. Şu çağda o zaman demek ki kaybetmeye devam edeceğiz. Daha çok zaman gerekecek ki insanlar akılları hürleşsin. İşte böyle bir eğitimden geçen insandan der ki: “biat toplumu.” Belli kişilere bağımlı biat toplumu tam da bu olur ancak. Böyle bir eğitimden geçen illaki belli bir şahsın belli bir ideolojinin belli bir daraltılmış bir düşüncenin beşeri bir düşüncenin baskısıyla yetişen insanlar ufku geniş olamaz. Buradan bilim üremez, ilim hiç üremez.

Rabbii Onk. Dr. Mehmet Arslan

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.