Erdoğan: II. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi çatırdıyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına dikkat çekerek, küresel sistemin derin bir krizden geçtiğini söyledi. Erdoğan, “II. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi tabiri caizse çatır çatır çatırdıyor, temelinden sarsılıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekilleriyle bir araya geldiği TBMM iftarında, Türkiye’nin belirsizlik ve çatışmalarla dolu bu dönemde barıştan yana net bir duruş sergilediğini vurguladı.
Dünya ısınıyor, ısıtılıyor
Erdoğan, konuşmasında uluslararası kurumların etkisizleştiğini, güç dengelerinin bozulduğunu ve geleneksel diplomasinin terk edildiğini ifade etti. Küresel adaletsizliğin derinleştiğini belirten Erdoğan, “Eski düzen yıkılırken yerine neyin konulacağı bilinmiyor. Dünya, kaba kuvvetin ve güçlünün hukukunun geçerli olduğu kaotik bir döneme sürükleniyor” diye konuştu.
Kendi putlarını yiyorlar
İran’a yönelik saldırılar üzerinden uluslararası sistemi eleştiren Erdoğan, Birleşmiş Milletler düzeninin temsil ettiği egemen eşitlik ve diplomasi ilkelerinin, sistemi kuranlar tarafından ihlal edildiğini söyledi. Erdoğan, “Yıllardır bize hukuk ve insan haklarından bahsedenler, bugün bu değerleri bizzat kendileri çiğniyor” ifadelerini kullandı.
Biz barıştan tarafız
Türkiye’nin tavrının net olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Biz insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Savaşın değil barışın, öldürmenin değil insanı yaşatmanın tarafındayız” dedi. Türkiye’nin, komşularının huzurunu bozan gelişmeler karşısında sessiz kalmayacağını da sözlerine ekledi.
Haydutlara karşı dirayetli olacağız
Yakın coğrafyada çatışmalar sürerken Türkiye’nin 86 milyon vatandaşının güvenliği için dikkatli ve sabırlı olunacağını belirten Erdoğan, “Haydutlar karşısında ise dirayetli olmaya devam edeceğiz. Altyapımızı, ekonomimizi, savunma sanayimizi güçlendirerek Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyoruz” dedi.
HABER YORUM
Sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu tespit el-hak doğrudur…
“Yıllardır İslam’dan aldıkları hukuk, adalet ve insan hakları kavramlarını putlaştırıp bir türlü hayata geçiremeyen, dünyayı da bu kavramlarla kandırmaya çalışanlar; söz konusu kapitalist çıkarlarını doyurmak olunca bugün o putlarını bizzat kendi elleri ile yiyorlar.”
Canice, haince ve hunharca yapıyorlar bunu…
Evet… II. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi son nefesini vermek üzere ve can çekişiyor. İşin en kötü tarafı ise yerine koyacakları yeni sistemi bilmiyorlar. Bilmedikleri yetmiyormuş gibi insanlığa acı ve ıstırap çektirmekten zevk alıyorlar…
Çünkü;
-kuralları yok
-kaideleri yok
-hukuk yok
-adalet yok
En önemlisi de,
-imanları yok.
Tüm bunların sebebi ise, kendilerini beğenmeleri, ukala tavırlarla caka satmaları ve insanlıktan uzaklaşmış olmaları..
Pek bilinmez ve söylenmez ama 1789 Fransız devriminde, özgürlükler adına ilk çıkarılan sivil yasa, Ahmet b. Hanbel’in Müsned’inden yararlanılarak yapılmıştır..
Batı’nın batık kültürü, can çekişen sisteminin yerine ne koyacağını hâlâ bilemeye dursun, biz İslami görevimizi yapalım ve İrşad vazifemizi yerine getirelim…
Unutulan ve üzeri örtülen bir hakikati, söylenmeyen ama bilinen bir gerçeği hatırlatalım…
Özgürlükten söz edenlerin, hukuku konuşanların ilham aldığı kaynaklar yabancı değil.
İslam, yüzyıllar önce insanı merkeze almıştı.
Adaleti, merhameti ve hakkı esas kılmıştı.
Unutmayalım ki İslam, gönüllere şifa dertlere devadır.
İslam;
-İnsanı eşref-i mahlûkat olarak görür.
-İnsanı ezmez, yaşatır.
-Gücü değil hakkı yüceltir.
İslami bir yönetim sistemi, insanı mutlu eder.
Çünkü adalet üzerine kurulur.
Çünkü zulme kapı aralamaz.
Bu sistemde sadece Müslümanlara değil, tüm inançlara yer vardır.
Kimse dışlanmaz.
Kimse ötekileştirilmez.
Kapitalist düzen, insanı tüketir.
İslam ekonomik sistemi ise paylaşır.
Biri biriktirir, diğeri adil dağıtır.
Biri açlığı büyütür.
Diğeri bereketi çoğaltır.
Bugün insanlık yol ayrımında.
Ya putlarını yemeye devam edecek.
Ya da hakikate yönelecek.
Bizim çağrımız nettir.
Hakikate çağrı.
İnsana çağrı.
İslam’a çağrı.
İSLAMİ HABER “MİRAT”







