Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar el Anouni, İsrail hapishanelerinde Filistinli esirlere yönelik işkence ve cinsel şiddet’e ilişkin açıklamada bulunarak, tüm tutuklulara uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde onurlu muamele edilmesi gerektiğini söyledi.
“Bağımsız Soruşturmaları Destekliyoruz”
Anadolu Ajansı’na konuşan Anouni, AB’nin uluslararası hukuk ihlallerinde hesap verilebilirlik ilkesini sürekli vurguladığını belirtti. Çatışmanın tüm taraflarınca işlendiği öne sürülen suçların cezasız kalmaması gerektiğini ifade eden AB Sözcüsü, uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiği iddia edilen tüm olaylara ilişkin bağımsız soruşturmaları desteklediklerini kaydetti.
Anouni açıklamasında, “Tüm tutuklu ve gözaltındaki kişilere, uluslararası insancıl hukuk kuralları uyarınca, onurlu şekilde muamele edilmelidir.” ifadelerini kullandı.
New York Times Araştırması Gündem Oldu
Konu, The New York Times muhabiri Nicholas Kristof tarafından yayımlanan kapsamlı araştırmanın ardından yeniden gündeme geldi.
Araştırmada, İsrailli askerler, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ve bazı hapishane görevlileri tarafından Filistinli esirlere yönelik ağır insan hakları ihlalleri yaşandığı iddia edildi. Özellikle cinsel saldırı ve çocuklara yönelik sistematik istismar iddiaları uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Uluslararası Tepkiler Artıyor
Son dönemde İsrail hapishanelerinden gelen tanıklıklar ve uluslararası basında yayımlanan araştırmalar, Filistinli tutukluların maruz kaldığı muameleye ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. İnsan hakları kuruluşları, iddiaların bağımsız heyetler tarafından araştırılması ve sorumluların uluslararası hukuk çerçevesinde hesap vermesi çağrısında bulunuyor.
HABER YORUM
İki yüzlü Batı politikalarına güvenmediğimiz gibi, aynı Batı’nın Filistin politikalarına da güvenmiyoruz…
Daha doğrusu güvenemiyoruz…
7 Ekim’in hemen ertesi günü Netenyahu’nun yanına koşan bir Makron, Sessiz kalmaya çalışan ama alttan alta İsrail’i destekleyen bir İngiltere, kayıtsız şartsız İsrail katliamlarına arka çıkan bir Almanya var karşımızda…Dolayısıyla da AB sözcüsünün yukarıda ki açıklamalarına ihtiyatla yaklaşmak gerekiyor… Zira samimiyetsiz, dostlar alışverişte görsün kabilinden yapılan bu açıklamaların, halklar bazında bir karşılığı olmadığını yapılan protesto gösterileri açıkça ortaya koyuyor…
Zira, Gazze’de yapılan katliamı, AB’nin durdurma imkanı vardı…
-Ekonomik yaptırımlar uygulayabilir,
-Silah satışlarını durdurabilir,
–diplomatik baskıları artırabilir,
-uluslararası mahkemelerde daha net bir duruş sergileyebilirdi…
Ama olmadı…
Çünkü;
Tarih boyunca da Batı İnsan Hakları Savunuculuğu yapmış ama uygulamada hep sınıfta kalmıştır. son kaldığı sınıfın ise adı “Gazze” olmuştur.
Aslında, bugün dünya kamuoyunda yükselen öfkenin temel nedeni de budur: İnsanlar artık yalnızca ne söylendiğine değil, ne yapıldığına bakıyor.
Ve maalesef, Gazze’de akan kan durmadıkça, yapılan diplomatik açıklamalar vicdanlarda karşılık bulamayacaktır.
İsrailli tarihçi Ilan Pappé, İsrail-Filistin çatışması için önerilen iki devletli çözümün artık uygulanabilir olmadığını, hatta “öldüğünü” savunuyor. Yıllardır bu fikri dile getiren Pappé, kalıcı barışın tek yolunun tek bir demokratik devlet kurulması olduğuna inanıyor. İki Devletli Çözüm Neden Mümkün Değil? Ilan Pappé, iki devletli çözümün başarısızlığını şu nedenlere...
Türk Hariciyesi’nde Monşer Tahakkümü: Milli Manevi Değerlere Uygun Dış Temsilciliğin Gerekliliği Türk dış politikasının etkinliği, sadece stratejik kararlarla değil, aynı zamanda bu politikaları sahada uygulayan diplomatlarımızın nitelikleriyle de doğrudan ilgilidir. Ne yazık ki Türk Dışişleri Bakanlığı’nda uzun yıllardır devam eden “Monşer tahakkümü” sorunu, hem milli değerlerimizden uzak bir diplomatik anlayışın...
Mirat Haber Ajansı Arabistan yarımadasının güneyinde yer alan ve 30 milyonluk Müslüman Arap nüfusa sahip Yemen, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin işgali ve ağır bombardımanı altında açlık, hastalıklar ve savaşla yaşamaya devam ediyor. 2020 yılında insanlığın en büyük felaketlerinden birini yaşamaya doğru ilerliyor. Sürekli askeri müdahalaler, ekonomik çöküş, salgınlar,...
Yanlış hatırlamıyorsam 1993 senesiydi. Ben o zaman lise ikinci sınıf talebesiydim; toydum. Bir akrabanın evindeydik. O an ev halkı nerede idi? Hatırlamıyorum ama salonda sadece dayım ve ben vardık. Televizyon açıktı. Şimdilerde, Hint dizileri oynatmaktan milleti bıktırmış olan Kanal 7 yeni kurulmuştu ve deneme yayınları yapıyordu. Ekranda beliren bir çınar...
Medyanın modern toplumlarda nasıl bir rol üstlendiğine dair tartışmalarda sık başvurulan bir kaynaktır Baudrillard. Ortaya koyduğu simülasyon teorisi, medya tarafından üretilen gerçekliğin nasıl hakikatin yerine geçebildiğini çarpıcı bir biçimde resmeder. Teoriyi çerçeveleyen literatüre göre Batı uygarlığı felsefi ya da kültürel düzeyde insanlık için bir model olma niteliğini yani simgesel anlamını...
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Çarşı ve Mahalle Bekçileri ile ilgili flaş bir karara imza attı. EGM’nin 81 il emniyet müdürlüğüne gönderdiği yeni uygulamaya göre, bekçiler artık gündüz saatleri içerisinde görev yapamayacak. İşte uygulamanın detayları… Emniyet Genel Müdürlüğü, Çarşı ve Mahalle Bekçileri ile ilgili birtakım düzenlemeler yaptı ve 81 il emniyet...