ZİRVEDE NELER KONUŞULDU!
PEKİN – Küresel sistemin iki dev aktörü olan Amerika Birleşik Devletleri ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki güç mücadelesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin’e düzenlediği kritik devlet ziyaretiyle yeni bir aşamaya taşındı. Küresel piyasaların ve jeopolitik dengelerin kilitlendiği tarihi zirveyi, AA Pekin Muhabiri Emre Aytekin satır başlarıyla analiz etti.
Ziyaret; krizlerin derinleştiği, ticaret savaşlarının gölgesinin büyüdüğü ve askeri gerilimlerin tırmandığı bir dönemde kalıcı bir barıştan ziyade “kontrollü bir kriz yönetimi” stratejisi olarak öne çıkıyor.
İşte Trump’ın Pekin ziyaretinin ardından İran, Tayvan, teknolojik rekabet ve ticaret başlıklarında masaya gelenler ve küresel denkleme etkileri:

🌐 İran ve Enerji Güvenliği: Uranyum Diplomasisi ve Hürmüz Gerilimi
Ziyaretin en sıcak dış politika başlıklarından birini, ABD’nin Orta Doğu’daki operasyonları ve İran ile yaşanan askeri gerilim oluşturdu. Hürmüz Boğazı’ndaki istikrarsızlık, dünya petrolünün yüzde 20’sine bağımlı olan Çin ekonomisi için doğrudan bir tehdit unsuru barındırıyor.
• Trump’ın Uranyum Çıkışı: Trump, Pekin’de yaptığı açıklamalarda Çin’in müttefiki olan İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun ABD tarafından devralınması fikrini ortaya attı. Trump, “Eğer uranyum bizim elimizde olursa kendimi daha rahat hissederim” diyerek Pekin üzerinden Tahran’a bir mesaj ulaştırma yolunu seçti.
• Çin’in Denge Politikası: Pekin yönetimi, ABD’nin tek taraflı askeri hamlelerine ve yaptırımlarına karşı çok taraflılığı savunurken, enerji koridorlarının güvenliği için Washington ile “çatışmasızlık” zeminini korumaya çalışıyor.
🗺️ Tayvan Sorunu: Aşılmayan Kırmızı Çizgi
Pekin’in Washington karşısındaki en hassas egemenlik başlığı olan Tayvan, zirvede de masanın en ağırlıklı maddesiydi.
• “Tek Çin” İlkesi: Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan konusundaki net tavrını yineledi. Şi, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın sürdürülmesinin iki ülkenin en büyük ortak paydası olması gerektiğini belirterek, “Tek Çin” kırmızı çizgisinin ihlal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
• Pragmatik Ateşkes: İki lider askeri bir sürtüşmeden kaçınmak adına statükonun korunması yönünde geçici bir uzlaşı sinyali verdi.
💻 Teknolojik Rekabet ve Nadir Toprak Elementleri Savaşı
Teknoloji dünyasındaki hegemonya mücadelesi, klasik bir ticari yarış olmaktan çıkıp tam anlamıyla bir “ulusal güvenlik” savaşına dönüşmüş durumda.
• Nadir Elementler Kozu: ABD’nin Çinli teknoloji devlerine yönelik çip kısıtlamaları ve ihracat kontrollerine karşı Pekin, elindeki en büyük kozu sahaya sürdü: Nadir toprak elementleri. Çin’in yüksek teknoloji ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan bu elementler üzerindeki hedefli kontrolleri, Washington’ı tedarik zincirinde ciddi bir uzlaşma aramaya zorladı.
• CEO Zirvesi: Görüşmelere Elon Musk, Tim Cook ve Jensen Huang gibi Amerikan teknoloji devlerinin yöneticilerinin katılması, iki ülkenin teknolojik olarak birbirinden tamamen kopmasının (decoupling) iki taraf için de yıkıcı olacağını bir kez daha gösterdi.
📊 Ticaret Savaşları: Mega Anlaşmalar mı, Taktiksel Hamleler mi?
Trump’ın iç politikada, özellikle de yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde elini rahatlatacak “ekonomik zaferlere” ihtiyacı vardı. Pekin bu durumun farkında olarak Trump’a bazı pragmatik tavizler sundu.
• Uçak ve Tarım Alımları: Trump, Çin’in Boeing şirketinden 200 uçak satın almayı kabul ettiğini duyurarak bunu “harika bir ticaret anlaşması” olarak nitelendirdi. Ayrıca Çin’in ABD’den tarım ürünü alımlarını artırması yönünde taahhütler alındı.
• Korumacılık Eleştirisi: Çin Dışişleri Bakanlığı ise korumacılığın ve gelişigüzel uygulanan gümrük tarifelerinin kimseye kazandırmayacağını hatırlatarak, ekonomik ayrışmanın küresel refahı sabote ettiği yönündeki eleştirilerini sürdürdü.
AA Muhabiri Emre Aytekin’in Değerlendirmesi:
“Pekin’de gerçekleşen bu tarihi liderler zirvesi, ABD-Çin rekabetinin sona erdiğini değil; biçim değiştirerek daha pragmatik ve kontrollü bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Çin, küresel sistemin kural koyucu ortağı olarak yerini sağlamlaştırırken; Trump yönetimi yapısal krizleri çözmek yerine, mevcut gerilimleri yönetilebilir seviyede tutmayı ve ekonomik kazanımlarla iç kamuoyuna mesaj vermeyi tercih etti. Karşımızda yeni bir sayfa değil, taraflara zaman kazandıracak geçici bir ateşkes var.”
AA
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube