
Bazen çok üzülür ağlamamak için kendinizi zor tutarsınız ama zorlamanıza rağmen bir iki damla gözyaşı dökülüverir yanaklarınıza…
İşte bu haberi hazırlarken hâlet-i rûhiyem tam da bu veçhile…
Nasıl böyle olmasın ki?
Bir asır önce, Yahudi devleti kurabilmek için Osmanlı Devletini adım adım planlarla yıkan İngilizler, bugün de Londra‘da Batı Şeria topraklarını satışa çıkarmaktan çekinmiyorlar…
Dün Sykes-Picot masalarında paylaşılan topraklar, bugün uluslararası hukuk hiçe sayılarak satışa çıkartılıyor..
İşin en acı tarafı ise, “Filistinliler de topraklarını sattı” diyen, kendini çok akıllı sanan, her konuda fikir beyan eden, bilgisi olmadığı hâlde ahkâm kesen zevattan çıt bile çıkmıyor…
Osmanlı Devletinin yıkılmasında ve Filistin meselesinin bugünkü noktaya gelmesinde tarihî sorumluluğu bulunan devletin İngiltere olmasına rağmen; İslam alemini parçalamak için “Araplar bizi arkadan vurdu” yalanına sarılan ahmak takımı, tabii ki de bugün çıkıp “İngilizler bizi arkadan vurdu” gerçeğiyle yüzleşemeyeceklerdir..
Ayaküstü on tane yalan, yirmi tane algı oluşturmakta mahir olan İngiliz politikası, bir asır önce “medeniyet”, “özgürlük” ve “bağımsızlık” vaatleriyle bölgeyi parçalamıştı. Bugün ise aynı anlayış, uluslararası hukuku ve insan haklarını dilinden düşürmezken, işgal altındaki toprakların Londra’da pazarlanmasına göz yummaktadır.
Ne var ki tarihin en büyük başarısı, yalanları er ya da geç açığa çıkarmasıdır. Dün Osmanlı’yı parçalamak için kurulan oyunlar nasıl bugün belgeleriyle ortadaysa, Filistin’de yaşananların arkasındaki aktörler de yarın bütün açıklığıyla konuşulacaktır.
Asıl acı olan ise, yüz yıl önce bölgede kurulan tuzakları görmek istemeyenlerin, bugün de aynı senaryonun farklı sahnelerini alkışlamaya devam etmeleridir. Çünkü hakikati görmek, yalana sahip çıkmaktan daha fazla cesaret ister.
Unutmayalım ki Londra’da satışa çıkarılan şey birkaç dönüm arazi değildir.
Satışa çıkarılan;
-bir halkın hatırası,
-bir milletin hafızası
-yıllardır süren adalet arayışıdır.
Filistin ve Filistinlilerin hikayesi, tapu senetleri üzerinden yürütülen bir emlak tartışması değil; gasp edilen bir vatanın, insan haklarının, bitmeyen kan ve gözyaşının hikayesidir…
İSLAMİ HABER “MİRAT”