Eşcinsel Sapıkların Evlat Edindiği Bebek İstismar Sonucu Hayatını Kaybetti
13 Aylık Preston Davey’in Ölümüyle İlgili Davada Karar Çıktı
İngiltere’nin Blackpool kentinde, evlat edinilen 13 aylık Preston Davey’in ölümüyle ilgili görülen davada eşcinsel sapıklar Jamie Varley ve John McGowan-Fazakerley suçlu bulundu. Mahkemede ortaya konulan delillere göre bebeğin, evlat edinildikten sonra aylar boyunca ağır istismara maruz kaldığı ve çok sayıda travmatik yaralanma taşıdığı tespit edildi.
Preston Davey’in Nisan 2023’te sanıkların yanına yerleştirildiği, Temmuz 2023’te ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. Mahkeme kayıtlarında, bebeğin daha önce farklı koruyucu ailelerin yanında kaldığı ve daha sonra evlatlık olarak sanıklara verildiği ifade edildi.
Bebek Aylarca Ağır İstismara Maruz Kaldı
Duruşmalarda sunulan delillere göre Preston Davey’in yaklaşık dört ay boyunca sistematik fiziksel ve cinsel istismara maruz kaldığı öne sürüldü. Otopsi raporunda bebeğin vücudunda yaklaşık 40 farklı iç ve dış yaralanma bulunduğu kaydedildi.
Uzman raporlarında ölüm nedeninin “akut üst solunum yolu tıkanıklığı” olduğu belirtilirken, savcılık ölümün boğma veya ağız içerisine yabancı bir cisim yerleştirilmesi sonucu meydana geldiğini savundu.
Kaza Savunması Delillerle Çürütüldü
Sanıklar, olayın banyoda meydana gelen talihsiz bir kaza sonucu gerçekleştiğini ileri sürdü. Ancak mahkemede sunulan adli tıp raporları ve diğer delillerin bu savunmayı desteklemediği belirtildi.
Savcılık makamı, bebeğin maruz kaldığı yaralanmaların uzun bir zaman dilimine yayıldığını ve tek bir kazayla açıklanamayacağını vurguladı.
Mahkemeden Suçlu Kararı
Uzun süren yargılama sürecinin ardından mahkeme, Jamie Varley ve John McGowan-Fazakerley’in Preston Davey’in ölümüne ilişkin suçlardan sorumlu olduklarına hükmetti.
Karar, İngiltere’de çocuk koruma sistemi ve evlat edinme uygulamalarına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.
HABER YORUM
Şu haberi okuduktan sonra insanın, gök kubbeyi yırtarcasına haykırası geliyor…
Tağuti sistemlerin geldiği noktayı görünce insan, bırakın gök kubbenin yırtılmasını, “Güneşin dürülüp ışığının söndürülmesini, yıldızların dökülüp” zalimlerin başına tek tek yağmasını istiyor tüm benliğiyle… (Tekvîr, 81/1-3)
“Artık yeter!” diyorsunuz tüm kalbinizle… Artık yeter!
13 aylık bir bebek fiziksel ve cinsel istismara uğrayarak ölüyorsa bu dünyada, insanlık vicdanının öldüğünün resmidir bu haber…
İnsanlığı ve insanlığın vicdanını öldürdü bu tağuti düzenler…
Bu batıl sistemler insanlık vicdanını;
-LGBT hayasızlığını meşrulaştırarak,
-İnsanlara sınırsız özgürlük tanıdığını iddia ederek,
-Bir taraftan sekülarizm dayatması yaparken diğer taraftan dinî duyguları körelterek
öldürdüler…
Artık fiziken yaşayan ama manevi açıdan ölü bir dünyada yaşıyoruz…
Rabbinden uzaklaştıkça merhametini kaybeden, merhametini kaybettikçe de güçsüzlere karşı canavarlaşan bir dünya var karşımızda…
Oysa Yüce Rabbimiz insanı, merhamet, adalet ve sorumluluk duygusuyla yaratmıştı… Ama insanlık, eline aldığı sekülarizm kılıcıyla merhamet duygusunu öldürdü, adalet duygusunu rafa kaldırdı, sorumluluk duygusunu ise hiç tanımadı…
İşte bu ve bunun gibi olaylar, Allah’ın hükümlerinden uzaklaştırılmış bir dünyanın aynasıdır aslında…
Vahyin rehberliğinden uzaklaşan, nefsinin ve şeytanın esiri olan insanlık, zulümde ve hayasızlıkta sınır tanımamaktadır… Ve bugün yaşanan trajedilerin hiçbiri tesadüf değildir…
Ancak bütün bu karanlığın içinde mümin ümitsizliğe kapılmaz. Çünkü bilir ki hiçbir mazlum sahipsiz değildir, hiçbir zalim de başıboş bırakılmamıştır.
Bugün yeryüzünde vicdanlar susturulabilir, suçlar örtbas edilebilir, zalimler güç ve makam sahibi olabilir. Fakat Allah’ın adaletinden kaçabilecek hiçbir güç yoktur. Dünya mahkemeleri yanılabilir; ama Rabbin hükmü şaşmaz. İşte tam da bu noktada, insanın yüreğine su serpen ve umut filizlerini yeniden yeşerten şu ilahî ikazı hatırlamak gerekir:
“Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Allah onları ancak gözlerin dehşetten donakalacağı bir güne erteliyor.”
(İbrahim, 14/42)
Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var mı? Türkiye siyasetinin ve toplumsal hayatının klasik ve kadim sorunlarından biri olan yeni bir anayasa meselesi her zaman gündemde baş sıralarda. Bazı siyasetçiler bu fikre yakın dururken diğer bazıları, çeşitli gerekçelerle, kapıları tamamen kapatmakta. Az sayıda siyasetçinin ise ne dediği ve ne düşündüğü meçhul!...
DÜNYA ÖLÇEĞİNDE BİR KAVAT BAŞKA NE OLABİLİRDİ Kİ? İsrail istihbaratı Mossad’da görevli eski subay Ari Ben-Menashe’nin, Jeffrey Epstein hakkında yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi. Uzun süredir tartışılan “Epstein–Mossad” iddiası, Ben-Menashe’nin yıllar önceki beyanlarıyla bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuldu. Eski Mossad Subayından Çarpıcı İddia Seksenli yıllarda Mossad adına görev yaptığını...
Türkiye’de faaliyet gösteren, İsrail’in istihbarat örgütü MOSSAD adına çalıştığı iddia edilen şebeke çökertildi. MİT operasyonuyla yakalanan 15 kişi adliyeye sevk edildi. İşte detaylar… İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyon sonrası 15 kişi gözaltına alındı. CNN TÜRK muhabiri Ceylan Sever’in 21 Ekim 2021 tarihli haberi şöyle: “MOSSAD’a ait 15 kişilik Casusluk faaliyeti yürüten...
İran’ın Kimliğini Yansıtan Görüntü: Pezeşkiyan Türkçe Mersiye Eşliğinde Sine Vurdu İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Aşura gecesi Kerbela Şehitlerini anma törenine katıldı. Törende Pezeşkiyan’ın sine vurduğu anlar dikkat çekti. Ancak görüntüyü asıl önemli kılan detay, okunan mersiyenin Türkçe olmasıydı. Aşura Gecesinde Türkçe Mersiye Kerbela matemi, İslam dünyasında derin bir hüzünle yaşatılıyor....
Dünkü makalemizde şiddetin ilk beş sebebini açıklamıştık, bu sebeplere yeniden değinerek açıklamalarımıza devam edelim: I . Allah’a ve Onun Huzurunda Sorgulanacağımıza İman Zaafı II. Cezaların Yetersizliği III. Boşanma Sisteminin Doğal ve İnsana Saygılı Olmayışı IV. Alkollü İçkiler Kullanımının Doğal Görülmesi V. Söz Taşıyıcılığından Kaynaklanan Çevresel Baskı *** VI. Ailenin Onayı Alınmadan Yapılan Evlilikler ve...
ALLAH’IN RESÛLÜ’NÜN ARAFAT HİTABESİ “Hz. Âdem’in Çocuklarısınız!” Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir, zira hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktan yaratılmıştır. Sizin, Allah katında en değerliniz O’nun yönlendirdiği gibi inanan ve yaşayanlarınızdır. Arap’ın, Arap’ın dışındakilere hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak ilâhî yasalara inanmada ve bu yasalara göre yaşamadadır. Arafat’ta...