
TESAM Başkanı Dr. İlyas Bozkurt, Türkiye’nin Somali’deki stratejik varlığının ve bölgedeki jeopolitik hamlelerinin uluslararası siyasette yarattığı dengeleri değerlendirdi.
Türkiye’nin Somali’deki etkinliği ve ülkenin toprak bütünlüğünü korumadaki kararlı duruşu, bölgenin güvenliğinde kilit bir rol oynamaktadır. Türkiye ile ayrılıkçı Somaliland arasındaki mesele, sadece iki taraf arasındaki bir anlaşmazlıktan öte, Ankara’nın bölgedeki hakimiyet mücadelesini yansıtmaktadır.

İsrail’in, ayrılıkçı Somaliland unsurunu destekleyerek bölgedeki oyunları bozmaya çalıştığı ifade ediliyor. Bu hamlelerin arkasında, hem İran’ın bölgedeki dengelerini sarsmak hem de Türkiye’nin Aden Körfezi’ne açılan giriş kapısındaki stratejik üstünlüğünü engellemek yatmaktadır. Türkiye’nin bölgedeki varlığı, küresel ticaret yollarının kontrolü açısından da büyük bir önem taşımaktadır.
Türkiye’nin savunma sanayiindeki dev adımları, Somali hattındaki stratejik planlamalarla doğrudan ilişkilendiriliyor:
Yıldırımhan Füzesi: 6000 kilometre menzile sahip olan bu füzenin deneme atışlarının, okyanusa doğru gerçekleştirilebilmesi amacıyla Somali’den yapılması planlanmaktadır.
Uçak Gemisi Hamlesi: Dünya standartlarındaki yerli uçak gemisinin Somali açıklarına demirlemesi durumunda; Sudan, Etiyopya ve Somali hattında güvenliğin en üst seviyeye çıkarılması hedeflenmektedir.
Uçak gemisi projeleri, Yıldırımhan füzesi ve Kaan gibi stratejik savunma hamleleri bir bütün olarak ele alındığında, Türkiye’nin Doğu Afrika ve Aden Körfezi’ndeki caydırıcılığı katlanarak artmaktadır. Bu durum, İsrail başta olmak üzere bölgedeki dengeleri değiştirmek isteyen aktörlerde ciddi bir rahatsızlık yaratmaktadır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube