
İnsan bedenine baktığımızda, çoğu zaman büyük organların ve hayati sistemlerin öneminden söz ederiz. Oysa bazen küçücük bir ayrıntı, yaratılışın ne kadar muazzam olduğunu anlamamız için yeterlidir. Dişler de bunlardan biridir.
Günlük hayatımızda çoğu zaman farkına bile varmadan kullandığımız dişler; beslenmemizi, konuşmamızı ve hatta yüzümüzün görünümünü doğrudan etkiler. Ancak diş sağlığının bozulması yalnızca ağız ve dişlerle sınırlı bir mesele değildir. Ağız sağlığı ile genel vücut sağlığı arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır.

Bir dişi yalnızca ağzımızda duran sert bir yapı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Dişin dışındaki mine, insan vücudundaki en sert dokulardan biridir. Bunun altında dentin, daha iç bölümde ise damar ve sinirlerin bulunduğu pulpa yer alır. Dişi çene kemiğine bağlayan kök ve çevresindeki dokular da bu sistemin tamamlayıcı parçalarıdır.
Düşünün; her gün defalarca çiğniyoruz, sıcak ve soğuk yiyeceklerle temas ediyoruz, bazen çok sert gıdaları tüketiyoruz. Buna rağmen dişlerimiz yıllarca görev yapıyor.
İnsanın ağzındaki küçücük bir diş bile, üzerinde tefekkür edildiğinde, Rabbimizin yaratmasındaki ölçüyü ve hikmeti gösteren muhteşem bir sanat eseridir.
Kur’an-ı Kerim’in şu çağrısı da burada anlam kazanıyor:
“O, her şeyi yaratmış ve ona bir ölçü, düzen vermiştir.”(Furkan, 25/2)

Diş çürüğü, ağızdaki bakterilerin özellikle şekerlerden yararlanarak oluşturduğu asitlerin diş minesine zarar vermesiyle başlayan bir süreçtir. Başlangıçta küçük bir mine hasarı olarak görülebilen çürük, ilerlediğinde dişin daha derin tabakalarına ulaşabilir.
Tedavi edilmeyen çürük; ağrıya, çiğneme güçlüğüne, uyku ve beslenme problemlerine, ilerleyen vakalarda ise enfeksiyona ve apseye yol açabilir.
Bu nedenle “Nasıl olsa bir diş” diyerek diş ağrısını geçiştirmek doğru değildir.
Üstelik diş sağlığı yalnızca çürükten ibaret de değildir. Diş eti kanaması, diş eti çekilmesi, ağız kokusu, diş hassasiyeti ve diş minesindeki aşınmalar da dikkate alınması gereken problemlerdir.
Özellikle diş eti hastalıklarının genel sağlıkla ilişkisi konusunda bilim dünyasında önemli araştırmalar bulunmaktadır. Bu sebeple ağız ve diş bakımını beden sağlığından ayrı düşünmemek gerekir.

İslam’ın temizliğe verdiği önem, ağız ve diş bakımında da kendisini göstermektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Misvak ağzı temizler, Rabbi hoşnut eder.”
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur:
“Ümmetime güçlük verecek olmasaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.”
Bu hadisler, ağız temizliğinin Peygamberimizin hayatındaki önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Hz. Âişe validemiz de Resûlullah’ın (s.a.s.) eve girdiğinde ilk yaptığı işlerden birinin misvak kullanmak olduğunu haber vermektedir.
Demek ki misvak yalnızca geçmişte kullanılan bir temizlik aracı değildir. Arkasında çok daha büyük bir anlayış vardır: Temizlik, bakım ve insanın kendisine verilen bedene karşı sorumluluğu.
Bugün diş fırçası ve diş macunu gibi modern temizlik araçlarını kullanmak da ağız bakımının bu temel maksadına hizmet etmektedir.
Diş minesinin zarar görmesi, diş sağlığının en önemli problemlerinden biridir. Aşırı asitli ve şekerli gıdalar, yanlış veya aşırı sert fırçalama ve çeşitli başka etkenler zaman içerisinde mineyi yıpratabilir.
Burada da bize düşen, Rabbimizin bize verdiği nimeti korumaktır.
İslam, insanın bedenini değersiz görmez. Aksine insan bedenini Allah’ın verdiği bir emanet olarak değerlendirir. Sağlığımızı korumak, hastalandığımızda tedavi olmak ve bize verilen nimetleri israf etmemek de sorumluluklarımız arasındadır.
Belki de konunun en güzel tarafı burasıdır.
Ağız yalnızca yemek yediğimiz ve konuştuğumuz bir organ değildir. Aynı zamanda insanın iyiliği veya kötülüğü taşıyan sözlerin çıktığı yerdir.
Dişlerimizi çürüklerden korumaya çalışırken dilimizi de yalan, gıybet, iftira, hakaret ve kötü sözlerden korumamız gerekmez mi?
Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ:
“Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri ve çok temizlenenleri sever.”
(Bakara, 2/222)
buyuruyor.
Bu temizlik sadece beden temizliği değildir. Müminin hem bedenini hem kalbini hem de dilini temiz tutması gerekir.
Bir dişin kıymetini çoğu zaman onu kaybetmeye başladığımızda anlıyoruz. Oysa mümin, nimeti kaybetmeden önce fark etmelidir.
Dişlerimizi düzenli temizlemek, şeker tüketimini ölçülü tutmak, diş ipi veya uygun ara yüz temizliği yapmak ve düzenli olarak diş hekimine başvurmak basit ama önemli sorumluluklardır.
Ve bütün bunların ötesinde, ağzımızdaki küçücük bir diş bize büyük bir hakikati hatırlatabilir:
Yaratılmış olan her şeyde bir ölçü, bir düzen ve bir hikmet vardır.
Dişlerimiz de bize verilen sayısız nimetlerden sadece biridir.
Öyleyse dişlerimizi koruyalım, sağlığımıza dikkat edelim ve bize verilen bu beden nimetinin sahibini unutmayalım.
Çünkü nimete şükretmek, sadece onu dile getirmek değil; onu korumaya da gayret etmektir.
İSLAMİ HABER “MİRAT”