islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5755
EURO
55,7087
ALTIN
6.599,24
BIST
11.430,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Açık
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Çok Bulutlu
22°C

SAVUNMA SANAYİİNDE YÜKSELİŞ Mİ, AHLÂKÎ SAVRULMA MI? ALİ RIZA DEMİRCAN HOCA’MIZIN UYARISI IŞIĞINDA BİR ÖZ ELEŞTİRİ

SAVUNMA SANAYİİNDE YÜKSELİŞ Mİ, AHLÂKÎ SAVRULMA MI? ALİ RIZA DEMİRCAN HOCA’MIZIN UYARISI IŞIĞINDA BİR ÖZ ELEŞTİRİ
25/08/2026 10:51
A+
A-

SAVUNMA SANAYİİNDE YÜKSELİŞ Mİ, AHLÂKÎ SAVRULMA MI? ALİ RIZA DEMİRCAN HOCA’MIZIN UYARISI IŞIĞINDA BİR ÖZ ELEŞTİRİ

Yerli ve millî savunma sanayimizin katettiği mesafe, teknolojik bağımsızlık ve caydırıcılık açısından şüphesiz her basiretli müminin göğsünü kabartan ve takdir edilmesi gereken güzel bir gelişmedir. Ancak madalyonun diğer yüzünü görmezden gelmek, bizi stratejik bir körlük ile ahlâkî bir savrulmanın eşiğine getirebilir. İlahiyatçı Ali Rıza Demircan Hoca’mızın “Türkiye İslâmî çizgisini bulamazsa, bu hızla savunma sanayinde büyürse, Amerika, İngiltere, Fransa gibi silah üretip satan, yetmedi, bölgeler arasındaki fitne ateşini yakan konuma gelir…Türkiye, her dönemden daha fazla beka sorunu yaşıyor; bunun farkında değiliz! İslâm’la bağın olursa ayakların yere değer…” şeklindeki son derece önemli ikazı, tam da bu noktada hayatî bir metafizik ve stratejik uyarı taşımaktadır.

Gelişen askerî teknoloji, şayet İslâm’ın adalet, merhamet ve sulh ilkeleriyle küresel boyutuyla dizginlenmezse; Türkiye’yi birkaç asırdır eleştirdiğimiz Batılı emperyalist güçlerin izlediği yola sevk etme riski taşıyabilir. Gücü eline geçiren fakat ahlâkî omurgasını kaybeden yapılar, zamanla Amerika, İngiltere veya Fransa gibi küresel silah tüccarlarına dönüşür. Bu durum, sadece silah üretip satmakla kalmaz; yetmediği yerde pazarlarını diri tutmak adına coğrafyalar arası fitne ateşini körükleyen bir anlayışı besler.

 

Ali Rıza Demircan Hoca’mız, “Türkiye, her dönemden daha fazla beka sorunu yaşıyor; bunun farkında değiliz!” diyerek, hükümeti silah satışları üzerinden uyarmaktadır.

Silah İhracatı ve Bölgesel Çatışmaların Somut Portresi

Bugün savunma sanayiimizin amiral gemisi olan insansız hava araçlarının (İHA/SİHA) ihracatı, küresel jeopolitikte taşları yerinden oynatıyor. Ancak izlenen satış stratejilerinin doğurduğu yan etkileri Türkiye’nin istikrarlı geleceği açısından soğukkanlılıkla analiz etmek zorundayız:

  • Doğu Avrupa Denklemi ve Rusya İlişkileri: Ukrayna’ya ihraç edilen ve sahada etkin şekilde kullanılan İHA’ların Rusya tarafından düşürülmesi ve bu durumun Moskova ile ilişkilerde zaman zaman ciddî krizlere yol açması, askerî ticaretin diplomatik dengeleri nasıl zedeleyebileceğini gösteren somut bir örnektir. Savunma ihracatı, bölgesel barış vizyonundan bağımsız yürütüldüğünde doğrudan küresel rekabetin tarafı hâline gelmektedir.
  • İslâm Coğrafyasındaki İç Savaşlar: Afrika ve Orta Doğu coğrafyasında —Sudan’dan Tanzanya’ya veya Suudi Arabistan hattına kadar— yaşanan bölgesel gerilimler ve iç savaşlar son derece acı bir gerçeği gözler önüne sermektedir: Silah sattığımız coğrafyalarda çoğu zaman Müslüman, Müslüman’ın kanını dökmektedir. Doğrudan ya da dolaylı olarak bu pazarlarda yer almak, bizi komşu veya kardeş ülkeler arasındaki vekâlet savaşlarının pasif birer parçası hâline getirme riski taşımaktadır.

Gücün Ahlâkı: Satış İlkeleri ve Sulh Stratejisi

İslâm akidesine göre hayat, ölüm ötesi ebedî hayatla anlam kazanır. Bu bilinç, stratejik devlet aklına da yansımalı; adalet, merhamet ve ibadet kavramları stratejik kararların merkezine oturtulmalıdır. Bir Müslüman gücün askerî varlığı, yalnızca mazlumu koruma ve caydırıcılık ilkesine dayanmalıdır. Türkiye, savunma sanayiini büyütürken, döviz elde etmek uğruna “ne pahasına olursa olsun ihracat” mantığını reddetmeli, acilen bağlayıcı ve etik “Silah Satış İlkeleri” oluşturmalıdır:

  1. Müslüman ve Kardeş Ülkeler Arasındaki Çatışmalar: İç savaş tehlikesi olan, taraf grupların birbirini kırdığı veya kardeş ülkeler arası gerilimin tırmandığı bölgelere silah satışı derhal dondurulmalıdır.
  2. Aktif Barış Gücü ve Hakemlik: Türkiye, çatışmaları körükleyen bir silah tedarikçisi değil; tarafları bir araya getiren, sulhu tesis eden stratejik bir barış gücü konumunu tahkim etmelidir.
  3. Kullanım Maksadı Tahdidi: İhraç edilen askerî teknolojilerin sivillere veya haksız savaşlara karşı kullanılmayacağını garanti altına alan katı hukukî sözleşmeler uygulanmalıdır.

Askerî veya iktisadî güç, kaynağı İslâm olan ahlâk düsturlarıyla taçlandırılmadığı sürece beka sorununu ortadan kaldırmaz, aksine büyütür. Bu kaçınılmaz olarak ilâhî bir kaidedir. Gerçek beka, yüksek teknolojiye sahip olmak kadar, o teknolojiyi ne maksada hizmet ettirdiğimizde saklıdır. Ayaklarımızın yere değmesi ve savunma sanayiimizin bir fitne aracına dönüşmemesi için Ali Rıza Demircan Hoca’mızın işaret ettiği İslâmî adalet ve merhamet omurgasına her zamankinden daha çok muhtacız. T.C. hükümeti, vatan için tehlike oluşabilecek gidişatların karşısında vicdanen kendini sorumlu hisseden âlimlerin sözünü dinlemelidir.

Vesselam.

Prof. Dr. Ali SEYYAR

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.