islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5755
EURO
55,7087
ALTIN
6.599,24
BIST
11.430,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Çok Bulutlu
22°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C

Ali Rıza Demircan: “Türkiye’yi Yöneten Kadronun Pek Çoğu Benim Rahle-i Tedrisimden Geçti”

Ali Rıza Demircan: “Türkiye’yi Yöneten Kadronun Pek Çoğu Benim Rahle-i Tedrisimden Geçti”
26/08/2026 06:10
A+
A-

Ali Rıza Demircan: “Türkiye’yi yöneten kadronun pek çoğu benim rahle-i tedrisimden geçti”

Rizeli ilahiyatçı-yazar ve imam hatip Ali Rıza Demircan, Türkiye’nin son 25 yılına damga vuran siyasi ve bürokratik kadronun yetişmesinde geçmişte içinde bulunduğu dini ve sosyal çevrelerin önemli bir rol oynadığını belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Demircan, aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Ömer Dinçer’in de bulunduğu bazı isimlerin gençlik yıllarında kendi sohbet ve eğitim çevrelerinde yetiştiğini ifade etti.

İstanbul’da başlayan eğitim hayatı

İstanbul’da doğan, anne ve babası ise Rize’nin Pazar ve Sütlüce köylerinden olan Ali Rıza Demircan, çocukluk ve gençlik yıllarının İstanbul’da geçtiğini belirtti. 1969 yılında İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan, 1973’te ise İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olduğunu aktaran Demircan, genç yaşta Süleymaniye Camii’nde hatiplik görevine başladığını söyledi.

Yaklaşık 12 yıl imam hatiplik yaptığını ifade eden Demircan, bu dönemde özellikle üniversite gençleriyle yoğun şekilde bir araya geldiğini ve Türkiye’nin gündemindeki meseleleri kendi hazırladığı hutbeler aracılığıyla topluma aktardığını anlattı.

“Gençlerin yetiştiği önemli merkezlerden biriydi”

Demircan, Milli Türk Talebe Birliği’nin özellikle İslam’a inançlı gençlerin yetişmesinde önemli bir merkez olduğunu söyledi. Milli Türk Talebe Birliği’nin eski başkanlarından Rizeli siyasetçi İsmail Kahraman’ın dönemine dikkat çeken Demircan, Türkiye’nin sonraki yıllarında siyasi ve bürokratik sorumluluklar üstlenen bazı isimlerin gençlik dönemlerinde bu çevrelerde yetiştiğini savundu.

Demircan, “Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Ömer Dinçer… Türkiye’nin son 25 yılında etkili olan kadronun ilk yetiştiği yuva Milli Türk Talebe Birliği’dir” ifadelerini kullandı.

Süleymaniye Camii gençlerin buluşma noktasıydı

Süleymaniye Camii’nin de dönemin inançlı üniversite gençleri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Demircan, İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrencilerin yanı sıra bazı akademisyenlerin de cuma namazları için camiye geldiğini anlattı.

Dönemin önemli akademisyenlerinden Sabahattin Zaim ile bir dönem TRT Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Nevzat Yalçıntaş’ın da cuma cemaatinde yer aldığını belirten Demircan, bu ortamların gençlerin düşünce ve inanç dünyalarının şekillenmesinde etkili olduğunu dile getirdi.

“Hutbeleri kendim yazdım”

İmam hatiplik yaptığı yaklaşık 12 yıllık süreçte Diyanet tarafından hazırlanan hutbeleri okumadığını söyleyen Demircan, her hafta kendi hutbelerini hazırladığını ifade etti.

Hutbelerinde dönemin güncel meselelerini İslami bakış açısıyla ele aldığını belirten Demircan; işçi-işveren ilişkilerinden turizme, toplumsal meselelerden Türkiye’nin gündemindeki çeşitli sorunlara kadar pek çok konuyu hutbelerinde işlediğini söyledi.

Demircan, hazırladığı bu hutbelerin ve gençlerle yaptığı sohbetlerin sonraki yıllarda etkili olan isimlerin yetişmesinde rol oynadığını savundu.

“Tayyip Bey dahil, etkimiz oldu”

Kendi etkisini anlatırken tevazu gösterme kaygısı taşımadığını ifade eden Demircan, “Yetişen gençliğin yetişmesinde, tevazuyu bir kenara bırakalım, Tayyip Bey dahil, etkimiz oldu” dedi.

Demircan ayrıca bugün Türkiye siyasetinde ve bürokrasisinde önemli görevlerde bulunan bazı isimlerle gençlik yıllarından itibaren sohbet ve eğitim ortamlarında bir araya geldiklerini belirterek, “Türkiye’yi yöneten bu insanlar bizim gençlik yıllarımızın, bizim sohbetlerimizin insanlarıydı” ifadelerini kullandı.

Erdoğan Bektaş anısını paylaştı

Demircan konuşmasında Rize eski Valisi Erdoğan Bektaş ile ilgili bir anısını da anlattı. İstanbul’da görev yaptığı dönemde kendisini ziyaret etmek isteyen kişinin Rize Valisi olduğunu öğrenince şaşırdığını belirten Demircan, daha sonra Bektaş’ın geçmişten gelen bir tanışıklığı hatırlattığını aktardı.

Erdoğan Bektaş’ın, geçmişte Fatih Camii’nin Haliç’e bakan bölümünde kaldıkları dönemde Demircan’ı tanıdığını söylediğini ifade eden Demircan, bu anının kendisi açısından dikkat çekici olduğunu dile getirdi.

Geçmişten bugüne uzanan bir siyasi ve sosyal çevre

Ali Rıza Demircan’ın açıklamaları, Türkiye’nin siyasi ve bürokratik kadrolarının oluşumunda geçmişteki dini, sosyal ve gençlik yapılanmalarının oynadığı role ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Demircan’ın özellikle Milli Türk Talebe Birliği, Süleymaniye Camii ve kendi imam hatiplik dönemindeki sohbet ve hutbeler üzerinden yaptığı değerlendirmeler, bugün ülke yönetiminde söz sahibi olan bazı isimlerin gençlik yıllarındaki düşünce ve eğitim çevrelerine ışık tutuyor.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar
  1. ibrahim hilmi eser dedi ki:

    Hocam ciddi bir ayar gelmiş galiba !!!!!!!!

  2. Cenk Cemil dedi ki:

    Kimin tefrisinden geçtiğimi hiç önmş yok diyorum. Önemli olan milleti yönetirlerken nasıl ve ne biçim bir yönetim ortaya koyduklarıdır ! Ülkemzin de vaziyet-i coğrafysasına bakıldığında bu soruya öısbet – olumlu cevap vermek oldukça zor görünüyor ! Kim bilir belki de biz yanılıyoruzdur !