
İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan‘ın güneyindeki Meys el-Cebel Devlet Hastanesi‘ni ateşe verdiği bildirildi.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail askerleri sınır hattında, İsrail işgali altındaki Meys el-Cebel beldesinde bulunan devlet hastanesinde yangın çıkardı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı olayı kınadı
Lübnan Sağlık Bakanlığı, hastanenin daha önce İsrail ordusu tarafından askeri kışlaya dönüştürüldüğünü ve tamamen yakıldığını açıkladı.
Bakanlık, saldırının bölge halkını sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmayı amaçladığını belirterek, uluslararası topluma, Dünya Sağlık Örgütü’ne ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne çağrıda bulundu.
Açıklamada, sağlık kuruluşlarının ve sağlık çalışanlarının hedef alınmasının savaş suçu ve uluslararası sözleşmelerin ihlali olduğu vurgulandı.
HABER YORUM

7 Ekim’den bu yana Mirat Haberimizde İsrail ordusu için yaptığımız haklı bir tespit var…
İsrail ya da İsrail ordusu, hastaneleri, okulları ve sivilleri bombalayarak savaştığını zannediyor…
Savaştığını zannediyor çünkü İsrail ordusu, gerçek bir savaş yapmadı ve hatta görmedi. Gerçek askerle karşılaşmadı…
Ama hemen hatırlatalım:
Göğüs göğüse kahraman bir orduyla karşılaşmak, cesaret ister…
Gazze’de yaptıklarını şimdi Lübnan’da yaparak savaştığını zannediyor bu zalimler…
Ama bendenizin bir duası var:
“Ya Rabbi! Korkak İsrail askerlerinin, kahraman Mehmetçikle savaştığını görmeden benim canımı alma.”
Bu kesinlikle savaş çığırtkanlığı değil…
Bu kesinlikle masum insanların öldürülmesini savunmak da değil…
Bu, zalim İsrail ordusunun Filistin ve diğer bölgelerde sivilleri katlederek yaptığı zulmün karşılıksız kalmaması isteği ve arzusu…
Çünkü adalet, yalnızca güçlülerin zayıflara hükmettiği bir dünyada anlamını yitirir.
Çünkü mazlumun ahı, zalimin konforunu bozan bir hakikattir.
Çünkü tarih, hastaneleri yakanları, çocukları katledenleri ve sivilleri hedef alanları alkışlarla değil, işledikleri zulümlerle hatırlayacaktır.
Bizim duamız, savaşın büyümesi değil; zulmün sona ermesidir.
Bizim arzumuz, masumların ölmesi değil; masumları öldürenlerin yaptıklarının hesabını vermesidir.
Bizim meselemiz, bir milletin diğerine düşmanlığı değil; zulme karşı adaletin, işgale karşı özgürlüğün ve katliama karşı insanlığın yanında durmaktır.
Ve unutulmasın:
Korkaklık, sivilleri bombalamakla gizlenemez. Cesaret, masumları öldürmekle ölçülemez.
Gerçek cesaret, karşısındakinin gücünden korkmadan adaletin yanında durabilmektir.
Biz, Gazze’de de Lübnan’da da dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların yanındayız.
Allah zalimleri sevmez.
Âl-i İmrân, 3/57
İSLAMİ HABER “MİRAT”