islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,7851
EURO
55,9694
ALTIN
6.836,91
BIST
13.281,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Salı Yağmurlu
21°C

Tebriz’de, Türk Dili ve Edebiyatı Vakfı kurulacak

Tebriz’de, Türk Dili ve Edebiyatı Vakfı kurulacak

İRAN’DAN TÜRK DİLİ İÇİN GEÇ KALMIŞ ADIM

Yıllarca Türkçeyi eğitimden ve kamusal hayattan dışlayan Tahran yönetimi, Tebriz’de “Türk Dili ve Edebiyatı Vakfı” kurulacağını açıkladı

İran Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi Başkanı Gulamali Haddad Adil, Tebriz’de “Türk Dili ve Edebiyatı Vakfı” kurulacağını duyurdu. İran’ın Türkçeye yönelik yıllardır sürdürdüğü kısıtlayıcı politikalar dikkate alındığında karar, önemli fakat oldukça geç kalmış bir adım olarak değerlendiriliyor. İran basınında yer alan haberlere göre Haddad Adil, Türk dili ve edebiyatının desteklenmesi ve güçlendirilmesi amacıyla vakfın Tebriz’de faaliyete geçirileceğini açıkladı. Haddad Adil’in Türkçe konusunda geçmişte sergilediği mesafeli tavır hatırlandığında, açıklama Tahran’ın dil politikasında dikkat çekici bir değişikliğe işaret ediyor.

Anayasal hak yıllardır kâğıt üzerinde kaldı

İran Anayasası’nın 15’inci maddesi, Farsça dışındaki yerel ve etnik dillerin basın-yayın organlarında kullanılmasına ve bu dillerin edebiyatlarının okullarda öğretilmesine izin veriyor. Ancak bu hüküm, özellikle Türkçe açısından yıllardır kapsamlı ve kalıcı biçimde uygulanmadı. İran Türkleri, ana dillerinde eğitim talebini uzun yıllardır dile getirirken Türkçe; örgün eğitimde hak ettiği yeri bulamadı. İnsan hakları kuruluşları da İran’daki Azerbaycan Türkçesi dâhil olmak üzere yerel dillere karşı eğitim, medya ve kültür alanlarında ayrımcı uygulamalar bulunduğunu çeşitli raporlarında gündeme getirdi.

Devlet televizyonlarında zaman zaman Türkleri aşağılayan veya kültürel kimliklerini küçümseyen yayınların yapılması da ülkede ciddi tepkilere yol açtı. Böyle bir geçmişin ardından vakıf kurulacağının açıklanması, yalnızca kültürel bir jest olarak değil, yıllardır sürdürülen yanlış politikanın dolaylı kabulü olarak da okunuyor.

Türk nüfusuna ilişkin kesin rakam bulunmuyor

İran’da etnik kökene dayalı güncel ve şeffaf bir nüfus sayımı yapılmadığı için ülkedeki Türk nüfusunun büyüklüğüne ilişkin farklı tahminler bulunuyor. Bazı çevreler bu sayıyı 35–40 milyon aralığında veriliyor. Rakamlar ne olursa olsun Azerbaycan Türklerinin İran’ın en büyük ve köklü topluluklarından biri olduğu tartışmasız bir gerçek. İran Türkleri; ülkenin tarihine, kültürüne, ekonomisine ve siyasi hayatına büyük katkı sunmalarına rağmen ana dilleri konusunda temel haklarından yeterince yararlanamadı.

Kararın arkasında savaş ve bütünlük kaygısı mı var?

Vakfın kurulması yönündeki kararın, İran’ın ağır güvenlik sorunlarıyla ve savaş şartlarıyla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde alınması dikkat çekiyor. Tahran yönetiminin toplumsal bütünlüğü güçlendirmek, Türk nüfusun desteğini korumak ve muhtemel huzursuzlukların önüne geçmek amacıyla böyle bir adım attığı yorumları yapılıyor.

Bununla birlikte bu değerlendirme, İran makamlarınca açıklanmış resmî bir gerekçeye değil, kararın zamanlamasına dayanan siyasi bir yorum niteliğinde. Vakfın ne ölçüde bağımsız çalışacağı, Türkçe eğitim konusunda somut bir yetkiye sahip olup olmayacağı ve faaliyetlerinin hangi sınırlar içerisinde tutulacağı henüz bilinmiyor.

Samimiyetin ölçüsü uygulama olacak

Tebriz’de bir Türk Dili ve Edebiyatı Vakfı kurulması kuşkusuz önemlidir. Fakat İran yönetiminin yıllardır sürdürdüğü baskıcı ve tekçi dil politikasının oluşturduğu mağduriyet, yalnızca sembolik bir kurumla giderilemez. Tahran yönetimi bu kararında samimiyse Türkçenin önündeki idarî ve siyasi engelleri kaldırmalı; ana dilde eğitim imkânı sağlamalı, Türkçe yayıncılığı serbestçe geliştirmeli ve dil haklarını savunan insanlara yönelik baskılara son vermelidir.

Türkçe, İran’ın birliğine karşı bir tehdit değil; İran toplumunun tarihî ve kültürel zenginliğidir. Bir ülkenin bütünlüğü, milyonlarca insanın dilini bastırarak değil, onların kimliğine ve hukukuna saygı göstererek korunabilir. Sebebi savaş şartları, siyasi mecburiyet veya toplumsal bütünlüğü koruma arayışı olsa da Tebriz’de atılacağı açıklanan bu adım önemlidir. Ancak asıl mesele vakfın tabelasının asılması değil, Türkçenin İran’da özgürce öğrenilen, öğretilen ve kamusal hayatta kullanılan bir dil hâline gelmesidir.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.