islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,8547
EURO
55,6812
ALTIN
6.690,01
BIST
12.978,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
22°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
21°C

Okullara Turnike Koyduk, Peki Güvenimizi Nereye Koyduk?

Okullara Turnike Koyduk, Peki Güvenimizi Nereye Koyduk?
A+
A-

Okullara Turnike Koyduk, Peki Güvenimizi Nereye Koyduk?

Okullarda yaşanan son olaylar, hepimizin yüreğini burktu. Ardından yine aynı sorular gündeme geldi: Okullarda güvenlik nasıl artırılmalı? Güvenlik görevlileri yeterli mi? Turnikeler yaygınlaştırılmalı mı? Kameraların sayısı artırılmalı mı?

Elbette çocuklarımızın güvenliği için gerekli tedbirler alınmalıdır. Okullar güvenli mekânlar olmak zorundadır.

Fakat belki de asıl sormamız gereken soru bunlardan çok daha derinde:

Bir toplum, çocuklarını korumak için neden okullarının kapısına kadar güvenlik bariyerleri koymak zorunda kalır?

Bir zamanlar güven, hayatımızın görünmez duvarıydı. Mahallede çocuklar birbirinin evine girip çıkar, komşu komşusunun çocuğuna göz kulak olurdu. Öğretmen sadece ders anlatan kişi değil, aynı zamanda çocuğun emanet edildiği bir büyüktü. İnsanlar birbirlerini tanır, birbirlerinden çekinir ve en önemlisi birbirlerine karşı sorumluluk hissederdi.

Bugün ise güveni yeniden inşa etmek yerine, güvenlik sistemleri kuruyoruz.

Okul kapısında turnike…

Girişte güvenlik görevlisi…

Koridorda kamera…

Apartmanda kamera…

Sokakta kamera…

Evlerin çevresinde güvenlik sistemleri…

Bütün bunlar bize aslında çok önemli bir şey söylüyor:

Toplum olarak birbirimize duyduğumuz güven azaldıkça, güvenlik ihtiyacımız artıyor.

Peygamber Efendimiz, mümini tarif ederken şöyle buyuruyor:

“Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”

Ne kadar büyük bir ölçü…

Demek ki Müslüman olmak yalnızca kişinin kendi ibadetleriyle ilgili değildir. Aynı zamanda başkasının canının, malının, onurunun ve huzurunun kendisinden emin olmasıdır.

Peki bugün birbirimizden emin miyiz?

Çocuklarımızı okula gönderirken “Acaba başına bir şey gelir mi?” diye endişeleniyorsak, burada yalnızca güvenlik açığını değil, toplumsal güven açığını da konuşmamız gerekmez mi?

Elbette bunun tek sebebi sekülerleşmedir demek meseleyi fazla basitleştirmek olur. Fakat yıllar içerisinde ahlakın, mahremiyetin, aile bağlarının, komşuluk ilişkilerinin ve manevi sorumluluğun hayatımızdaki yerinin zayıflaması; bireyselliğin ve “Ben” merkezli yaşam biçiminin güçlenmesi, toplumsal güven duygusunu da etkiledi.

Çünkü güvenlik kamerayla sağlanabilir ama güven kamera ile üretilemez.

Turnike kötü niyetli kişinin kapıdan geçmesini engelleyebilir. Fakat insanın kalbindeki kötülüğü ortadan kaldıramaz.

Güvenlik görevlisi kapıda bekleyebilir. Fakat toplumun bütün kapılarında bekleyemez.

Kamera her köşeyi görebilir. Fakat insanın vicdanının içine bakamaz.

İşte asıl mesele burada.

Biz çocuklarımızı yalnızca okulların kapısında değil, ahlaki olarak da korumak zorundayız.

Onlara başkasının hakkına saygı göstermeyi, emanete sahip çıkmayı, merhameti, mahremiyeti, kul hakkını ve Allah’a karşı sorumluluğu öğretmek zorundayız.

Çünkü güvenli toplum, her yerde kamera bulunan toplum değildir.

Güvenli toplum, insanların birbirinden emin olduğu toplumdur.

Bugün okullarımıza turnikeler koyabiliriz. Daha fazla kamera takabiliriz. Daha fazla güvenlik görevlisi görevlendirebiliriz.

Ama bir gün çocuklarımızın okul kapısından içeri girerken birbirlerinden korkmadıkları, öğretmenlerin öğrencilerinden, öğrencilerin öğretmenlerinden, komşuların komşularından ve insanların birbirinden emin olduğu bir toplumu yeniden kurabilirsek…

İşte o zaman yalnızca okullarımızı değil, toplumumuzu da güvenli hale getirmiş oluruz.

Asıl sorgulamamız gereken de budur:

Çocuklarımızı neden turnikelerle korumak zorunda kaldık?

Ve daha önemlisi…

Birbirimizden neden emin olamaz hale geldik?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.