
Yazarımız Abdurrahman Dilipak’ın Mirat Haber’de yayınlanan N’OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ? başlıklı 25 Eylül 2026 tarihli yazısında dile getirdiği teklif gereğince ilgi görüp tartışılmadı. Oysa tartışılmalıydı. Çünkü eleştiriler her zaman yapılıyorsa da teklif getirilmiyor.
Biz yazının ilgili bölümünü yeniden gündeme getiriyoruz:
***
Fon krizini biliyorsunuz. En acı vereni ne, biliyor musunuz?
Fon tartışması Diyanet’in kapısına da dayandı. Türkiye Diyanet Vakfı’nın parasını bir “katılım fonu”na yatırdığı ortaya çıktı.
SPK’nın 28 Ağustos’ta getirdiği şeffaflık kuralı gereği bir fonda yüzde 30’dan fazla payı olanların adı açıklanmaya başlayınca görüldü ki Vakıf, Aktif Portföy Para Piyasası Katılım Fonu’nun (TLK) yüzde 59,65’ine sahip; fonun yarısından fazlası onun. Payının değeri yaklaşık 2,18 milyar lira.
Aktif Portföy, Aktif Bank’ın iştiraki; Aktif Bank da Çalık Holding bünyesinde. Hemen söyleyeyim:
Bu fon, SPK’nın tasfiyeye aldığı fonlardan değil, para batmış değil. Mesele o değil. Vakıf, bu paranın hangi gelirden geldiğini açıklamadı. Cuma keselerinden mi, zekâttan, fitreden mi, kira ve işletme gelirinden mi, bilmiyoruz.
Bildiğimiz şu: Diyanet’in kendi Din İşleri Yüksek Kurulu 2022’de “zekât malı, hak sahiplerine ulaştırılmadan önce nemalandırılamaz” diye fetva vermiş.
Fon, parayı kira sertifikaları ve katılma hesaplarında değerlendiriyor olabilir; bu işlemde faiz/riba söz konusu olmayabilir. Yine de bu durum can sıkıcıdır. O zaman Vakıf niye bir katılım bankası kurup diğer bütün dinî vakıfların, zekât toplayan insani yardım örgütlerinin kasalarını orada toplamaz? Bakın, bu dinî, ahlaki ve hukuki bir zorunluluk. Faizle çalışan bir bankanın çatısı altında bu işler yapılmaz; her zaman şaibe olur.
Benim çözümüm belli: İş Bankası’na hilafet bütçesinden aktarılan paralarla, Diyanet ve Vakıflar’ın gözetiminde, Türkiye’deki bütün dinî vakıfların, hatta İslam ülkelerindeki dinî kuruluşların katılımına açık, uluslararası bir katılım bankası kurulsun ve bu işler orada yürütülsün. Faizli bankaların içinde sığıntı bir fon Diyanet’e yakışmıyor.