
Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından, MÜSİAD’ın ev sahipliğinde düzenlenen 19. Milli İrade Buluşması’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu ve gelecek dönemin hedeflerini değerlendirdi. “Türkiye Yüzyılında Ekonomi” başlıklı programa İstanbul Valisi Davut Gül, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlere ve ekonomik belirsizliklere dikkat çeken Yılmaz, Türkiye’nin son 24 yılda yakaladığı büyüme ve istikrar sayesinde krizlere karşı daha dirençli bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin bu dönemde yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü belirten Yılmaz, 2026 yılı sonunda milli gelirin 1,8 trilyon dolara, kişi başına düşen gelirin ise yaklaşık 20 bin dolara ulaşmasının beklendiğini ifade etti.
İhracatta da önemli bir seviyeye ulaşıldığını vurgulayan Yılmaz, ekim ayı ihracatının 25,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ekim ayı rakamına çıktığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının ise 285,6 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Türkiye’nin yeni pazarlara açılmayı ve dış ticaret ilişkilerini güçlendirmeyi sürdüreceğini belirtti.

Enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini yükselttiğini ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını kaydeden Yılmaz, yerli enerji kaynaklarının geliştirilmesi, enerji arzının çeşitlendirilmesi ve yeşil dönüşümün hızlandırılmasının önemine işaret etti. Sanayide teknolojik dönüşümün de öncelikli hedeflerden biri olduğunu belirten Yılmaz, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının yüzde 44’e yükseldiğini, bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Sermaye piyasalarındaki sorunlara da değinen Yılmaz, yatırımcılarla hukuka aykırı işlemler yapan kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Fonlarla ilgili süreç kapsamında 7 şirket ve 131 fon hakkında tasfiye işlemlerinin başlatıldığını belirten Yılmaz, yasal düzenlemeyle yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ana para iadesinin ara ödeme olarak yapılmasının öngörüldüğünü ifade etti.

2027 yılı bütçesinin “Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm Bütçesi” adıyla hazırlandığını açıklayan Yılmaz, ekonomik istikrarın korunması, toplumsal refahın artırılması, üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve enerji ile gıda arz güvenliğinin sağlanmasının temel öncelikler olacağını dile getirdi. Emekliler için de mevcut artışların dışında farklı seçeneklerin değerlendirildiğini belirtti.
Konuşmasında 3 Kasım 2002 tarihinin Türkiye siyasi hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kalkınma ve refah odaklı politikaların sürdürüleceğini söyledi.