
İlahiyatçı-yazar Ali Rıza Demircan Hoca, Rize Isırlık Tabiat Parkı tesislerinde Rizeli televizyoncu ve gazetecilerle yemekte bir araya geldi. Gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Demircan, Türkiye’nin temel meselelerinin yalnızca siyasi aktörler üzerinden ele alınamayacağını belirterek, asıl sorunun sistemden kaynaklandığını savundu. Demircan, “Türkiye’nin belası sistem belasıdır” dedi.
Rizeli ilahiyatçı, yazar ve emekli imam hatip Ali Rıza Demircan, Türkiye’nin yaklaşık bir asırdır yaşadığı siyasi, sosyal ve kültürel problemlerin yalnızca iktidarlar ve siyasi aktörler üzerinden okunamayacağını ifade etti.
Geçmişte katıldığı bir televizyon programında yaptığı değerlendirmeleri yeniden gündeme gelen Demircan, Türkiye’nin Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren eğitim, hukuk, ekonomi ve kültür alanlarında yaşadığı dönüşümün, ülkenin bugünkü sorunlarının anlaşılması açısından önemli olduğunu savundu.
Demircan’a göre Türkiye’nin temel meselesi, yalnızca iktidara gelen kişilerin veya siyasi partilerin değişmesiyle çözülebilecek bir mesele değil. Asıl sorun, devletin ve toplumun işleyişini belirleyen sistemin kendisinde bulunuyor.
Türkiye’de siyasi ve toplumsal problemlerin çoğu zaman kişiler üzerinden tartışıldığını belirten Demircan, bu yaklaşımın sorunun özünü gözden kaçırdığını söyledi.
Demircan, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin meselesinde genel bir yanıltı var. Biz şahıslara bağlıyor, şahıslarla düzeltilebileceği kanaatini izhar ediyoruz. Türkiye’nin belası sistem belasıdır.”
Demircan, bir siyasi kadronun iktidara gelmesinin tek başına köklü değişim için yeterli olmadığını savundu. Mevcut sistemin temel yapısına müdahale edilmediği takdirde, iktidara gelen kadroların zaman içerisinde sistemin işleyişine uyum sağlamak zorunda kalacağını ifade etti.
Demircan, iktidara gelen siyasi kadroların mevcut devlet yapısını değiştirecek kapsamlı bir iradeye sahip olmaması halinde, sistemin bu kadroları zaman içerisinde dönüştüreceğini söyledi.
Bu durumu geçmiş siyasi tecrübeler üzerinden değerlendiren Demircan, şöyle konuştu:
“Bir iktidar gelir, etrafında 10 tane, 20 tane adam vardır. Eğer bir iktidar sistemle mücadele edemeyecekse, sistemi A’dan Z’ye revize edemeyecekse, gelir bu devlet düzenini iddialı olan bu ekibi alır. Devlet kendisine benzetir.”
Demircan, siyasi iktidarların devleti değiştirme iddiasıyla göreve gelmelerine rağmen, devlet mekanizmasının mevcut yapısı karşısında zamanla kendilerinin değişebileceğini belirterek, “Kendisi devleti yöneteceğim, düzelteceğim diye gelir ama devlet onu kendi çarkları içerisinde eritir” değerlendirmesinde bulundu.
Demircan’ın sistem eleştirisinin önemli başlıklarından birini ise eğitim oluşturdu.
AK Parti’nin iktidara geldiği dönemde Türkiye’nin eğitim sistemine yeni bir anlayış ve ruh kazandırabilecek yeterli bilgi birikimi, bilinç ve kadroya sahip olmadığını ileri süren Demircan, bu nedenle eğitim alanında köklü bir dönüşüm gerçekleştirilemediğini savundu..
Demircan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“AK Parti’nin Türkiye’de eğitim sistemine yeni bir ruh verebilecek ne bilgisi, ne bilinci, ne de kadrosu vardı. Yapması mümkün değildi ve yapamadı.”
Demircan, geçmişte gazeteci Mehmet Ali Birand ile gerçekleştirdiği bir televizyon programında yaşanan bir diyaloğu da hatırlattı.
Birand’ın, kendi çevresinden insanların yaklaşık 20 yıldır iktidarda olmasına rağmen Türkiye’de eleştirilen bazı sorunların neden çözülemediğini sorduğunu aktaran Demircan, bu sorunun aslında Türkiye’deki sistem tartışmasının merkezinde yer aldığını ifade etti.
Demircan’a göre mesele, yalnızca “kim iktidarda?” sorusuyla açıklanamaz. Asıl tartışılması gereken konu, iktidara gelen siyasi kadroların mevcut devlet yapısını ne ölçüde değiştirebildiği ve sistemin temel kodlarına müdahale edip edemediğidir.
Türkiye’nin yaklaşık bir asırlık siyasi ve toplumsal serüvenini İslam’dan uzaklaşma ve Batılılaşma ekseninde değerlendiren Demircan, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde gerçekleştirilen düzenlemelerle eğitim, hukuk, ekonomi ve kültür alanlarında İslam’ın belirleyici etkisinin dışlandığını savundu.
Demircan’ın değerlendirmesine göre Türkiye’de kalıcı bir dönüşümün gerçekleşebilmesi için yalnızca hükümetlerin veya siyasi kadroların değişmesi yeterli değil. Devlet yapısı, eğitim sistemi ve toplumsal hayatı şekillendiren temel anlayışın da yeniden ele alınması gerekiyor.
Bu çerçevede Demircan, Türkiye’nin geleceğine ilişkin tartışmaların kişiler üzerinden yürütülmek yerine, sistem, eğitim, devlet yapısı ve zihniyet dönüşümü ekseninde yapılması gerektiği görüşünü dile getiriyor.
Demircan’ın yeniden gündeme gelen değerlendirmeleri, Türkiye’de siyasi değişim ile sistem değişimi arasındaki farkı bir kez daha tartışmaya açıyor.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Cezayirin doğusunda çıkan orman yangınlarında 12 kişi hayatını kaybetti. Yangınlar, bölgedeki tarım alanlarını da tehdit…
Cumhurbaşkanlığı Kupası Beşiktaşın! hakkında son gelişmeler. Cumhurbaşkanlığı Kupası Beşiktaş'ın oldu. Siyah-beyazlı ekip, zorlu bir mücadele…
Nepal sel felaketi hakkında son gelişmeler. Nepal'de meydana gelen sel felaketi sonrası dev dalga yüzlerce…
UKMTO, Hürmüz Boğazında bir tankerin vurulduğunu duyurdu. Olay, bölgedeki güvenlik durumunu yeniden gündeme getirdi.
TRT 1 canlı yayın izleme ekranı ile Lyon - Fenerbahçe maçı şifresiz olarak izlenebilir. İşte…
UEFA Şampiyonlar Liginde lig aşamasının kuraları çekilecek. Takımlar ve gruplar hakkında detaylar önümüzdeki günlerde belirlenecek.