
Türkiye, son günlerde yatırım fonları ve sermaye piyasaları etrafında yaşanan ciddi gelişmeleri tartışıyor.
Yüz binlerce insanın tasarruflarının, piyasalara duyulan güvenin, finansal sistemde şeffaflık ve denetimin yeniden gündemin merkezine yerleştiği bu dönemde, yaşananlar ekonomik hayatın bütününü ilgilendiren önemli soruları da beraberinde getiriyor.
Paranın, tasarrufun ve finans sisteminin toplum hayatındaki yeri yeniden tartışılırken, Ali Rıza Demircan Hocamız, güncel gelişmelere farklı bir pencereden bakıyor ve faiz düzenini hedef alarak doğrudan Cumhurbaşkanlığına ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sesleniyor:
CUMHURBAŞKANIMIZ VE TBMM’NİN İLGİSİNE
MİLLETİMİZ SAHİPSİZ Mİ? ÜLKEMİZİN KANINI EMEN FAİZ VURGUNU İLE KİM MÜCADELE EDECEK?
Ali Rıza Demircan Hocamızın dikkat çekici yazısı, 9 Ekim Cuma günü Mirat Haber’de…
Sayın hocam,islamı devlet işlerinde devre-dışı bırakan,sisteme evet,faize hayır,olmaz.sanırım faiz kalkarsa faizden beslenen bu sistemde kalkar diyorsanız,tamda bu nedenle faiz kalkmaz.amasız,fakatsız,sadece islam deyip yola koyulmadıkça çıkış yok.son 50 yılda Mekke’ye diye bindiğimiz otobüs,üstelik şoförü bizden,roma’ya ulaştı.çünkü otobüsün navigasyonu Mekke’ye değil,romayaymış.yaşayarak öğrendik.
Müslümanların kendielrine haram olan FAİZ endişelerini gidermek ve özellikle yastık altı yatırımlarını piyasaya çekmek için muteveffa Turgut ÖZAL zamanında faaliyete geçirilen FON BANKACILIĞI TUZAĞI devam etmiyor mu? Bilindiği gibi, bu bankalrın “Kâr Ortaklığı” şeklindeki yaklaşımı ile giyâ faiz ortadan kalkıyor ve bu isim altında dinimizin cevaz verdiği bir usül ortyaya çıkmış oluyor !.. Bunun için tanınmış ilâhiyatçılardan da “caizdir” fetvasının onlara bu bankların yönetim kurullrındaki üyelikleri lütfedilerek alınıdğı biliniyor ! Kestirmeden şu kadarını söyleyelim ki, hesabımızı müslümanlar olarak bizler, karşısında hiç bir katakullinin ve laf cambazlığının sökmediği Allah’a vereceğiz ! Bu inanca sahipsek ve gereğini yapabiliyorsak mesele -sorun yok !