
“7 Ekim’de bize karşı işlenen (korkunç eylem) sonrası geçen günlerin ardından, kim inanırdı ki bir buçuk yıl içinde bize bu eylemi gerçekleştirenlerin önünde eğilip, onların taleplerine boyun eğecek ve acımasız bir şekilde bizden kaçırdıkları kişilerin bir kısmını geri almak için istediklerini vereceğiz?”
“Hamas, askeri çözümlerle yenilemez. Kuzey Gazze’de yaşananlar bunun bir ispatıdır.”
“Eğer Yahya Sinvar bugün hayatta olsaydı, Arap milletinin babası olurdu.”
“Netanyahu siyasi olarak, ordu ve genelkurmay başkanı ise askeri olarak 15 aylık savaşın ardından başarısız oldu.”
“Hamas, gelecek nesiller için bir efsane haline geldi. Sadece bizi değil, tüm Batı’yı mağlup etti ve bu mücadelede direnmeyi başardı.”
“Gerçekleri süslemeye gerek yok. Ortaya çıkan anlaşma İsrail için kötü bir anlaşmadır, ancak bunu kabul etmekten başka çaresi yok.
7 Ekim’deki son derece tehlikeli ve karmaşık bir olaya derinlemesine karışmış bir ülkenin, esir alınan vatandaşlarına veya savunmasız bırakılan askerlerine karşı ahlaki bir sorumluluğu var. Ancak bu, bizi anlaşmanın birçok boşlukla dolu gelecekteki karanlık sonuçlarıyla yüzleşmekten muaf tutmaz.
15 aylık savaşın ardından ordu, Hamas’ın askeri kanadını gerçekten parçalamayı başaramadı. Aynı şekilde siyasi liderlik de Gazze’de alternatif bir yönetim kurma çabasında bulunmadı. Sonuç olarak, yüksek bir bedel ödediğimiz bir anlaşmaya varıldı.”
“Hamas, son saatlerde sadece anlaşmanın kelimelerine ve küçük ayrıntılarına değil, aynı zamanda cümle içindeki kelimenin yerine, farklı yorumlarına ve amacına odaklanarak, herhangi bir kandırmacaya veya yönlendirmeye maruz kalmamak için dikkatle inceleme yapıyor.”
“Gerçekten Hamas’ın Trump’tan korktuğunu mu düşünüyorsunuz? Öyleyse neden cevap vermek için zaman alıyor?”
“Gazze savaşı büyük bir başarısızlık çünkü hedeflerine ulaşmadı. Aynı anlaşmaya, 120 İsrail askerinin ölmesinden önce, Mayıs ayında da ulaşılabilirdi.”
“Gerçekte, İsrail ordusunun tenkit edilmesi gereken bir durum var: Hamas, 7 Ekim’den itibaren geçen on beş aya rağmen hâlâ güçlü durumda.”
2023 | Netanyahu: “Gazze’de Hamas’ın varlığı olmayacak.”
2025 | Netanyahu: “Hamas’ın ateşkes teklifine cevabını bekliyoruz.”
Güney Bölgesi Komutanlığı’ndan kıdemli bir subay anlaşmaya şöyle cevap verdi:
“Bu savaşta yaptığımız her şey boşa gidecek.”
• “Hamas, İsrail’in Gazze’de bir tutunma noktası elde etmesini engellemekte başarılı oldu ve bu nedenle savaştaki hedeflerimize ulaşamadık.”
• “Hamas, Gazze’yi yönetme konusunda ilerleme kaydetti ve İsrail savaştaki hedeflerine ulaşamadı, bölgedeki gerçekliği değiştiremedi.”
“Dürüst olmak gerekirse, savaşın ana hedefi olan Hamas’ın askeri kapasitesini yok etme konusunda başarılı olamadık. Elde ettiğimiz kazanımlar var ancak bunlar kısmi. Kendimizi kandırmamalıyız; Gazze halkının çoğunluğu Hamas’ı destekliyor.”
“Hamas hareketi aktif kalmaya ve yenilenmeye devam edecek. Uzun vadede askeri bir tehdit olmaya devam edecek; çünkü tünelleri, askeri altyapısının bir parçası hâline gelerek yeraltında onlarca kilometre boyunca uzanıyor. Burada silahlar depolanıyor ve militanları eğitiliyor.”
“Hükümetten çekilme ihtimalimiz yüksek. Bugün toplanarak karar vereceğiz.”
Ayrıca şunları söyledi: “Anlaşma bir felaket ve Hamas’a karşı İsrail’in teslimiyetidir.”
“Hamas, Gazze Şeridi’nde, İsrail ordusunun hâlâ keşfedemediği onlarca kilometre uzunluğunda tünellere sahip. Orta ve güney bölgelerdeki bilgi eksikliği özellikle dikkat çekiyor. Hamas bu tünelleri, silah üretiminin bir kısmını yeniden başlatmak, binlerce silah ve mühimmat saklamak ve liderlerini korumak için kullanabilir.”
“İsrail Hapishaneler İdaresi, Şalit Anlaşması’ndan ders aldı ve otobüslerde zafer işaretlerinin gösterilmesini önlemek için hazırlık yapıyor. Bu amaçla Filistinli esirlerin karartılmış pencerelere veya üst penceresiz otobüslerle nakledileceği düşünülüyor.”
• “İsrail, Gazze’de ateşkes anlaşmasını imzalayarak tehlikeli bir yola girdi; altı haftadan sonra savaşa geri dönmek zor olacak.”
• “Hamas, savaşı bitirip yeniden ayağa kalkmak için düzenli bir stratejiye sahip. Gazze’deki büyük yıkımlara veya ölü sayısına bel bağlanmamalı.”
• “Hamas, bir direniş hareketi ve ne kadar zaman alırsa alsın kendini yeniden inşa edecek.”
• “İsrail’in bir milyon Gazzelinin kuzeye dönmesine izin verdikten sonra savaşa dönme kapasitesine bakılmalı.”
• “Esirler Hamas’ın elinde olduğu sürece Hamas bir koz sahibi olacak.”
• “İsrail, Lübnan, Suriye ve İran’daki gibi kesin askeri hedeflere ulaşamayacak.”
“Bulunduğumuz durumda, Hamas’ın kendini yeniden inşa etme hızı, İsrail’in onu ortadan kaldırma kapasitesinden daha yüksek.”
“Anlaşmanın ve eklerinin detaylarını okuduğunuzda, adeta karnınıza tekme atan sorular hissediyorsunuz.”
“Ateşkes ve esir değişimi anlaşmasının İsrail için kötü olduğu gerçeğini analiz etmeye gerek yok; ancak başka bir çarede yok.”
İşgalci İsrail’deki ABD Büyükelçisi Jack Lew, “The Times of Israel” gazetesine verdiği röportajda:
“İnsanlara söylediğim şey şudur: Bu savaş sona erdiğinde korkmaları gereken şey, bu neslin hafızasının İsrail’in kuruluşuna, Altı Gün Savaşı’na, Ekim Savaşı’na ya da intifadaya kadar uzanmaması. Hafıza, bu savaşla, yani ‘Aksa Tufanı’ ile başlıyor. Bu savaşın gelecekteki karar alıcılar üzerindeki etkisini görmezden gelmek mümkün değil.”
Gazzelilerin, topraklarında kalma konusundaki kararlılığı -toprakları enkaza dönüşse bile- bu savaşın belirleyici faktörüydü.
Bu, 360 kilometrekarelik bir alanın tamamen dünyadan koparıldığı, ablukayı kıracak müttefiklerinin olmadığı ve saklanmaya uygun doğal bir coğrafyanın bulunmadığı bir durumda dikkate değer bir başarıdır.
Ne zorla dayatılan açlık, ne soğuk, ne hastalık, ne de işgalcilerin acımasız zulmü, onların topraklarında kalma konusundaki kararlılığını kırabildi.
“Üzerinde anlaşılan bu anlaşma, İsrail için ideal bir çözüm değil; hatta tarihindeki en kötü anlaşmalardan biridir.”
Bu anlaşma, İsrail’in bu hassas dosyayı ele alma konusundaki bir dizi başarısızlığının bir sonucudur.
“İsrail, askerlerini ve vatandaşlarını esarette koruma konusunda açıkça başarısız oldu ve sonunda onları serbest bırakmak için ağır bir bedel ödemek zorunda kaldı.”
Bu güvenlik zaafiyeti, İsrail liderliği için büyük bir meydan okuma teşkil ediyor; zira esirleri büyük tavizler vermeden kurtarmakta aciz kaldılar.
Anlaşmanın en tartışmalı noktalarından biri, esirlerin akıbetini çevreleyen belirsizliktir. Şu ana kadar kimin hayatta olduğu, kimin ceset olarak geri döneceği tam olarak bilinmiyor. Hamas, bu belirsizliği ustaca kullanarak İsrail halkının endişesini ve huzursuzluğunu artırıyor.
Yaşananlar, Hamas açısından büyük bir zaferdir; çünkü sert saldırılara rağmen daha fazla insanı harekete geçirmeyi başardı ve İsrail’e karşı taleplerinden taviz vermedi.
“Hamas henüz mağlup edilmedi ve savaşın hedeflerini gerçekleştiremedik.”
“Gazze’deki kutlamaları gördüğümüzde, kimin teslim olduğunu anlıyoruz.”
Netanyahu’nun bağlı kaldığı ateşkes anlaşması büyük bir başarısızlık olarak görülüyor.
“15 ay boyunca savaşın hedeflerini gerçekleştiremedik, hatta tek bir hedefi bile… Anlaşmayı imzaladığımız gün, Hamas Gazze’nin tamamını kontrol ediyordu; askeri ve siyasi plan doğru değildi.”
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu