
Anayasa Mahkemesi’nin süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararı Resmî Gazete’de yayımlandı. Karar, boşanma sonrası yükümlülüklerde adil denge kurulması açısından olumlu bir gelişme. Ancak iptal hükmü dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine verilen karar, oy çokluğuyla alındı. Karar, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Gerekçede, nafaka süresinin somut koşullara göre belirlenebilmesinin önemine dikkat çekildi. Mahkeme, ölçüt belirlenmeden süresiz yükümlülük öngörülmesinin ağır külfet oluşturabileceğini değerlendirdi. Bazı durumlarda süre sınırı, özel koşullarda ise yaşam boyu destek mümkün olmalı. Bu ayrımın açık ve öngörülebilir ölçütlerle düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Mevcut düzenlemede, evlilik süresine bağlı bir azami nafaka süresi bulunmuyordu. Nafaka hakkı; yoksulluk, kusur durumu ve karşı tarafın mali gücüyle ilişkilendiriliyordu. Bu nedenle kısa bir evlilikten sonra da uzun süreli yükümlülük doğabiliyordu. Ancak bir aylık evlilik, otomatik olarak ömür boyu nafaka hakkı vermiyordu.
Tam da burada hakkaniyet sorusu ortaya çıkıyor. Kısa süreli evliliğin ardından yıllarca devam eden yükümlülük, ağır sonuçlar doğurabilir. Kişinin yeniden aile kurma imkânını ve ekonomik geleceğini zorlaştırabilir. Destek yükümlülüğü ölçüsüzleştiğinde, koruma amacı yeni bir mağduriyete dönüşebilir. Mirat Haber olarak kararı, bu dengesizliğin giderilmesi açısından olumlu değerlendiriyoruz. Hukuk, ihtiyaç sahibini korurken yükümlünün hayatını da gözetmelidir. Adaletin terazisi, taraflardan yalnızca birini dikkate alarak kurulamaz.
Nafaka hakkının kötüye kullanılması, gerçek ihtiyaç sahiplerinin korunmasına da zarar verir. Gelirin gizlenmesi veya değişen koşulların saklanması, etkili biçimde denetlenmelidir. Ancak kadınların yaygın biçimde nafaka amacıyla evlenip boşandığı, verisiz biçimde ileri sürülemez. Suistimal iddiaları, somut deliller üzerinden değerlendirilmelidir. Yeni düzenleme, hakkın kötüye kullanılmasını önleyen uygulanabilir mekanizmalar içermeli. Hak arayan insanlar, bitmeyen davalarla ayrıca yıpratılmamalı.
İptal hükmü, yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Dolayısıyla mevcut nafakalar bugün kendiliğinden sona ermiş değil. Karar, bütün nafaka türlerini ortadan kaldıran bir düzenleme olarak da okunamaz. Yeni düzenlemede evlilik süresi, yaş, sağlık ve çalışma imkânı birlikte değerlendirilmeli. Çocuk bakımının ve evlilikte verilen emeğin ekonomik sonuçları hesaba katılmalı. Gerçek ihtiyaç sahipleri korunurken, yükümlülükler açık ve ölçülü biçimde belirlenmeli.
“Zararın neresinden dönülse kârdır” sözü, bu tartışmada anlamlı bir karşılık buluyor. AYM kararı, daha adil bir nafaka sistemi için önemli bir fırsat. Şimdi Meclis’in görevi, bu fırsatı hakkaniyetli bir düzenlemeye dönüştürmek. Ailenin korunması, boşanma sonrasında da adaletin korunmasını gerektiriyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
AKLETMEZ MİSİNİZ? Bazı anne babalar vardır, çocuklarının gözünde her şeyi bilen kişi olmak isterler. Hangi…
Kaliforniya’da Tarihi Adım: Ramazan ve Kurban Bayramları Resmi Tatil Takvimine Eklendi ABD’nin en kalabalık ve…
İrlanda Milli Takımı’ndan Gazze’ye Sessiz Destek: İsrail’e Sahada Protesto El sıkışmadılar, İsrail marşında başlarını eğdiler,…
İSİMLERİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VEYA MÜSLÜMANCA İSİM KOYMAK Çocukların isimlerinin güzellikleri ile şahsiyetlerinin oluşumları arasında…
MÜRŞİD OLAN KUR’AN’IN EŞSİZ OLMASI AÇISINDAN ÖZELLİKLERİ 1. Mutlak Hakikat (Hak) Olması Hak bazen, gerçek,…
Akaryakıtta Yeni Dönem: Pompadaki Fiyat Sofraya Nasıl Yansıyacak? Akaryakıtta yeni dönem başlarken mesele yalnızca pompa…