
Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemesini görüştü. Yüksek Mahkeme, yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanmasına imkan tanıyan hükmü oy çokluğuyla iptal etti. Kararın 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedildi.
Karar, yıllardır aile yapısına zarar verdiğini savunarak süresiz nafaka uygulamasına karşı çıkan ilahiyatçı-yazar Ali Rıza Demircan’ın görüşlerini yeniden gündeme taşıdı.

Ali Rıza Demircan, televizyon programlarında, konferanslarında ve kaleme aldığı çok sayıda makalede süresiz nafaka uygulamasını “adaletsizlik” ve “zulüm” olarak nitelendirmişti.
Demircan, “Süresiz Nafaka Kanunu Aile Hayatına Tecavüzdür” başlıklı değerlendirmesinde, Batı’dan tercüme edilerek alınan aile hukukunun insan fıtratına uygun olmadığını ifade etmişti.
Demircan’a göre mevcut nafaka sistemi, hem aile kurumuna zarar vermekte hem de boşanma sonrasında taraflar arasında bitmeyen ekonomik ve psikolojik çatışmalara yol açmaktadır.
Ali Rıza Demircan’ın yıllardır savunduğu model ise Kur’an’ın ortaya koyduğu ilkeler çerçevesinde şekilleniyor.
Demircan, İslam aile hukukunda kadının evlilik sırasında mehir aldığını, evlilik süresince nafakasının kocaya ait olduğunu belirtiyor. Boşanma sonrasında ise kadına ömür boyu nafaka bağlanmasını değil, bir defaya mahsus “geçimlik” verilmesini savunuyor.
Bu görüşünü Bakara Suresi’nin 241. ayetine dayandıran Demircan, boşanan kadına maruf ölçüler içerisinde bir geçimlik verilmesinin Kur’ani bir emir olduğunu vurguluyor.
Demircan’ın dikkat çektiği ayette şöyle buyruluyor:
“Boşanmış kadınlara da maruf ölçüler içinde hakları olarak bir geçimlik verilmelidir. Bu, takva sahipleri üzerine bir görevdir.” (Bakara Suresi 241. Ayet)
Ali Rıza Demircan, görüşlerini sadece Kur’an ayetleriyle değil, Hz. Peygamber’in uygulamalarıyla da temellendiriyor.
Sahabi Cabir bin Abdullah’tan nakledilen rivayette, boşanan eşine geçimlik vermek istemeyen bir sahabiye Hz. Peygamber’in mutlaka bir yardım yapılmasını emrettiğini hatırlatan Demircan, bunun ömür boyu değil, boşanma sonrasında yapılan makul bir destek olduğunu ifade ediyor.
Demircan’ın önerisine göre; yüz kızartıcı bir suç işlememiş olan ve kocasının açtığı dava sonucu boşanan kadınlara bir defaya mahsus geçimlik verilmelidir. Bu miktar eşlerin anlaşmasıyla belirlenmeli, anlaşmazlık halinde ise mahkeme tarafından tespit edilmelidir.
Mahkeme kararında tarafların yaşı, evlilik süresi, ekonomik durumları ve sosyal şartları dikkate alınmalıdır. Kocanın ödeme gücünün bulunmaması halinde ise devlet devreye girmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin aldığı son karar, Ali Rıza Demircan’ın yıllardır dile getirdiği “süresiz nafaka zulmünün kaldırılması” yönündeki çağrıların hukuk gündeminde karşılık bulmaya başladığı şeklinde değerlendiriliyor.
Kararın yürürlüğe gireceği 9 aylık sürecin ardından yeni düzenlemenin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Selamün aleyküm; Bu konu Müslümanlar ile Katolikler arasındaki bir çekişmenin müslümanların inançlarının günlük hayatın içerisinden çıkartılması sosyal yaşantısının katolik gibi olmasının zorlamasıdır. İnşallah yeni çıkacak kanun bu gün süresiz nafaka isteyenler içinde, bir tercih yapma imkanı sunar. İsteyen istediği, inandığı gibi bir nikah akti yapabilir, bakalım kaç kişi islami kurallara göre nikah, kaç kişide katolik nikahı yapacak. İnşallah Devletin her erkeğe bir kadını ZİMMETLEMESİ ve bakımını mecbur tuttuğu bu köle sistemi değişir.