
Son günlerde Bahreyn’de bir Hintli bilgisayar mühendisinin Mossad adına casusluk yaptığı ve İHA görüntülerini sızdırdığına dair iddialar, gözleri yeniden küresel güç dengelerindeki “Hint-İsrail-ABD” üçgenine çevirdi. Sosyal medyada hızla yayılan bu iddia, dijital dünyayı yöneten isimlerin profiliyle birleşince “tesadüf mü, yoksa stratejik bir kuşatma mı?” sorusunu akıllara getiriyor.
İddiaya göre, Bahreyn’in kritik savunma projelerinde çalışan Hintli bir mühendis, insansız hava araçlarından (İHA) gelen anlık keşif verilerini İsrail istihbarat servisi Mossad’a aktarırken yakalandı. Her ne kadar Bahreyn resmi makamlarından henüz “mühürlü” bir doğrulama gelmese de, bu olay modern casusluğun artık sahada değil, kaynak kodların arasında yapıldığını bir kez daha kanıtladı.

Dünyanın en büyük teknoloji ve veri ağlarını yöneten isimlerin profili, bu tartışmanın “yakıtı” konumunda. Bugün dünyanın dijital hafızasını tutan devlerin başında Hint kökenli isimler oturuyor:
Google (Alphabet): Sundar Pichai
Microsoft: Satya Nadella
IBM: Arvind Krishna
Bu isimlerin yanı sıra, ABD siyasetinin en tepesinde de benzer bir profil yükseliyor. Donald Trump’ın Başkan Yardımcısı adayı JD Vance’in eşi Usha Chilukuri Vance, dindar bir Hindu aileden geliyor ve bu kimliğiyle ABD’nin gelecek yönetim kademelerinde kilit bir rol oynamaya hazırlanıyor.
İstihbarat uzmanları, Siyonist lobinin ve istihbarat servislerinin, teknoloji dünyasında %70’lere varan bir ağırlığa sahip olan Hintli profesyonellerle kurduğu “stratejik iş birliğini” dikkatle izliyor.
Bahreyn’deki olay, sadece bir “ajan yakalanması” değil; yazılımın, verinin ve küresel yönetici elitlerin nasıl birer istihbarat enstrümanına dönüşebileceğinin bir yansıması. Görünen o ki; geleceğin savaşları cephede değil, dev şirketlerin yönetim kurullarında ve veri merkezlerinin derinliklerinde veriliyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube