Gündem

Barut Fıçısı

Barut fıçısı

Birinci İntifada (1987), İsrail’in kontrol ettiği topraklar üzerinde Yahudilerle Araplar arasındaki genç nüfus dengesizliğini ortaya koymuştu. Rusya’dan gelen Yahudiler, İntifada sonrası dönemde, İsrail’in dinamik nüfus ihtiyacını karşılamak üzere ülkeye kabul edilmişti. Rus Yahudileri, tıpkı ilk Siyonist liderlerin hayalindeki “ideal Yahudi tipi”ne benziyordu: “Avrupalı, sarışın, eğitimli, Aşkenazi…”

Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra doğan özgürlük ortamında, İsrailli karar alıcılar, Yahudi Ajansı vasıtasıyla İsrail’e göçü -“aliya”- organize ettiler. Ülkeye getirilen Yahudilerin, Yahudiliğe ne kadar bağlı olduğu hiç önemli değildi. “Geleneksel olarak” Yahudi toplumunun üyesi sayılan yaklaşık 900 bin Rus Yahudi’si, böylece İsrail’de iskân edildiler.

İsrail toplumu içindeki kronik ayrımcılıktan, Rusya’dan gelen Yahudiler de paylarını aldılar. Ülkenin daha önceki sakinleri, Rusya’dan gelen Yahudileri benimsemekte zorlandılar. Kültürleri, dilleri ve gelenekleriyle İsrail’in genel yapısına hiç uymayan Rus Yahudileri, İsrail devleti tarafından da etiketlendi: Nüfus cüzdanlarına “Yahudi” ibaresi yerine “Rus” yazıldı.

Rusya’dan gelen Yahudilerin çoğu teknisyen, mühendis vb. idi ve eğitim düzeyleri oldukça yüksekti. Ancak gelenlerin bir handikapı vardı: İbranice bilmiyorlardı. Çoğu İsrail’e orta ve ileri yaşta geldiği için, İbraniceyi öğrenip aktif şekilde kullanmaya imkân bulamadılar.

İbranice bilmemenin doğal bir etkisi olarak, Rusya’dan gelen Yahudilerin neredeyse hiçbiri -eğitim düzeyleri çok yüksek olmasına rağmen- İsrail’in kaliteli eğitim-öğretim kurumlarında ya da güçlü şirketlerinde kendilerine yer bulamadı. Bu, Rusya’dan gelen Yahudilerin, kendi içlerinde gettolara kapanmasına, Rusça okuyup-yazmalarına, Rusça eğitim yapan okullar açmalarına, Rusça gazete-dergi vb. çıkararak kendi aralarında iletişim kurmalarına yol açtı. Rusça bugün, İsrail ordusunda İbraniceden sonra hâlâ en yaygın dil. Genç askerlerin birçoğu -İbranice bilseler de- kendi aralarında Rusça konuşmayı tercih ederler.

Rusya’dan gelen Yahudileri İsrail’de yaşayan genel Yahudi nüfustan ayıran bir diğer etken de Yahudiliğe bakış biçimleriydi. Sovyetler Birliği’nin dine karşı aşırı derecede baskıcı bir politika uygulaması, Yahudileri mensup oldukları dinin bütün ritüellerinden koparmıştı. Bu, Rusya’dan gelen Yahudileri, İsrail gibi dini motiflerin çok baskın olduğu bir ülkede büyük bir boşluğa düşürdü.

Rusya’dan gelen Yahudiler, dinsel açıdan içinde bulundukları mahrumiyet durumunu aşmak için ilginç bir eğilime yöneldiler: Ortodoksluğun ritüellerini takip ve taklit etmek. Kendileri ırk olarak İbrani sayılsalar da Rusya’dan gelen Yahudiler arasında Ortodoks pratikler oldukça yaygın. Yahudi olduğu halde her pazar kiliselerde ayine katılanların oranı azımsanmayacak seviyede. Şu nokta önemli: Rus Yahudileri açısından kiliseye gitmek “Hıristiyanlığa iman”dan öte, Rus kültürünü yaşatmak anlamına geliyor. Zira Rusya’dan gelen Yahudilerin büyük çoğunluğu, Rus kültürünün Yahudi kültüründen daha üstün olduğu kanaatini taşıyor.

Dindar olmamanın ve Yahudi şeriatına riayet etmemenin pratik bir görüntüsü de “helal yiyecekler” (koşer) konusunda ortaya çıkıyor. Rusya’dan gelen Yahudiler bugün İsrail’de domuz başta olmak üzere Yahudi şeriatının hiçbir yasağına aldırış etmiyorlar. Bu da pratik yaşamda diğer Yahudilerle ciddi bir ayrışmayı beraberinde getiriyor.

İsrail’in Rusya’dan gelen Yahudilerle başının belâda olmasının asıl nedeni yukarıda sayılan “entegrasyon sorunları” değil, neden oldukları kriminal vakalar.

Rusya’dan gelen Yahudiler, aile içi şiddet, cinayet, hırsızlık, uyuşturucu kullanımı ve ticareti, alkolizm ve fuhuş gibi birçok alanda kendilerini çoktan “ispatladılar”. İsrail polis kayıtları, Rus Yahudilerce işlenmiş sayısız sabıka ile dolu. İsrail toplumu açısından Rus Yahudiler, çok büyük bir huzursuzluk sebebi. Daha şimdiden, Rus Yahudileri konu alan olumsuz deyimler İbraniceye yerleşmiş durumda. İsrail medyasında, Rus Yahudilerini açıkça “fahişe”, “mafya mensubu”, “Rusya ajanı” gibi sıfatlarla niteleyen haberler bulmak mümkün.

Bu köşede sıklıkla dile getirdiğim bir hakikat var:

İsrail’in kendi iç yapısı, bir cinnet toplumunu andırıyor. Yakından baktığınızda, işgal devletinin patlamaya hazır bir barut fıçısı olduğunu gözlemliyorsunuz. Rus Yahudiler ise, bu infilakı hızlandıracak birer dinamit adeta.

Taha Kılınç / Yeni Şafak

Recent Posts

  • Genel

Maxim Galkin’in, İstanbul Gösterisi İptal Edilsin

“İsrail kazanacak” demişti: Galkin’in İstanbul gösterisi için iptal çağrısı İsrail’e desteğini açıklayan Rus komedyen Maxim…

2 saat ago
  • Genel

Türk Askeri Suriye ve Irak’ta Kalacak

Bakan Güler: Sınır Güvenliği Sağlanana Kadar Türk Askeri Suriye ve Irak’ta Kalacak Milli Savunma Bakanı…

3 saat ago
  • Gündem

Discover the Best Casino Gift Shops and Exclusive Merchandise

Discover the Best Casino Gift Shops and Exclusive Merchandise Casinos are more than just venues…

3 saat ago
  • Gündem

Hamanei’nin Vasiyetnamesine İlişkin Açıklama!

İran Uzmanlar Meclisi Üyesi Mirzayi’den Hamanei’nin Vasiyetnamesine İlişkin Açıklama Yaptı! İran Uzmanlar Meclisi (Meclis-i Hubregan)…

4 saat ago
  • Genel

Çeçenistan’da Mejidov Öldürüldü

Çeçenistan’da Mejidov öldürüldü: Kadirov yönetiminin baskı sicili yeniden gündemde Çeçen muhalif kaynaklar, Turpal Ali Mejidov’un…

5 saat ago
  • Genel

ARNAVUTLUK’UN ATATÜRK’Ü (1)

ARNAVUTLUK’UN ATATÜRK’Ü (1) Ahmet Zogu (I. Zog), 1922 ile 1939 yılları arasında sırasıyla Başbakan, Cumhurbaşkanı…

5 saat ago