Makale

BATI EMPERYALİZMİNE KARŞI UYKUDAN UYANMAK

BATI EMPERYALİZMİNE KARŞI UYKUDAN UYANMAK

Uyumak, insan hayatının çok önemli bir anı ve  ihtiyacıdır.  Uyku, tabii bir dinlenme ve huzur bulma halidir Fakat, uykunun olmaması gereken yer ve zaman dilimleri de vardır. Hayati faaliyetlerimiz için, uyanık olmak ve enerjimizi belli alanlara sarfetmek durumundayız. Bir diğer uyuma durumu; hayati zaman dilimlerinde harekete geçmek ve sonu tehlikeler ile neticelenecek olaylara karşı uyanık olmamaktır. 

Uyanıklık ve Tehlikeyi Görmek

Benim asıl söylemek istediğim uyanıklık, tehlikelere ve sıkıntılara karşı hazır vaziyette olmak, görev ve sorumlulukları üstlenerek telafisi olmayan hata ve yanlışlıklara düşmemektir. Bu durum, ferdi planda olduğu gibi, toplumsal  planda da gerekli olan bir tavırdır. Ama, burada ele almak istediğim konu, toplumsal varlığımıza yönelik uyuma  ve farkında olmamak ile ilgili tehlikelerdir. 

İran’a Amerika ve İsrail’in birlikte saldırısı, İsrail’in bölgede yayılarak güçlenmesi, Amerika’nın ise, İran petrolünü ve Hürmüz boğazı gibi dünyayı ilgilendiren bir stratejik noktayı ele geçirmektir.  Uranyum, Nükleer Silah, İran’ın vekil güçleri konusu, birer bahanedir. Çünkü, Amerika ve İsrail nükleer silaha sahip olmanın yanında; CIA ve MOSSAD, dünyanın birçok bölgesinde suikast, isyan ve vekil güçleri kullanmakta ve bunu “Amerikan ve İsrail’in menfaatleri” diyerek, hiçbir hukuk sisteminde olmayan bir anlayışı ile meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. 

Batı emperyalizmi, ilk önceleri askeri güçleri ile, Asya, Afrika ve uzak Doğu’da o bölgelerin yerli halkını kah kandırarak, kah öldürerek, emperyalizmini sürdürüyordu. Zamanla, daha az maliyetli iktisadi politikalar ile, bu sömürülerini devam ettirdiler. İktisadi sömürü de zahmetli idi. Bu yüzden, kültür ve iletişim yolu ile sömürülerini hissettirmeden ve zor kullanmadan gerçekleştirmeye başladılar. Son olarak da, kendi kurum ve bilgi sistemlerini, kiralık  yönetici ve teknokratlar  ile, dünyada hakim bir pozisyona geçtiler. 

Uyanış ve Diriliş Hareketlerinin Sapması

İslam coğrafyasında askeri ve iktisadi ve kültürel sömürünün sistematik hale getirilmesiyle, aydın kesimler, Batı düşünce ve sistemlerini benimsemeye başladı. Müslüman alim ve siyasetçi geleneği durakladı.  Oryantalistler, İslam ve Doğu bilimleriyle ilgilenerek, fikri ve kültürel alanı, kendilerine göre şekillendirdiler. Bu tür çalışmalar ile, İslam toplumlarında halkın inanç ve düşüncesini benimsemeyen liderler, uzun süre işbaşında kaldılar ve Batı’nın bilgi ve hayat anlayışını Batılı kurumlar vasıtasıyla sürdürdüler. Hatta öyle bir hale gelindi ki, kendilerine Müslüman denilen ilim ve siyaset adamları, Batılı sistemleri, kendi halklarının inanç, ahlak ve değerlerine ters olmasına rağmen sürdürmeye çalıştılar ve bunu, muhafazakarlık, sosyalizm ve milliyetçiliğin  yerleşmesi adına yaptıklarını söylediler. 

Batılı düşünce siyasi, iktisadi ve hatta kültürel hayatı  uzun süre yönlendirmeye devam etti. Emperyalist değerlere toplum, ağır ağır alıştırıldı. Bu yanlış programların yanında, muhafazakar ve milliyetçi siyasetçi ve iş adamlarının rahat ve lükse alışmaları ile, kendi inanç, düşünce ve halkçı hedefleri, önemli ölçüde ortadan kalktı ve iktidar nimetlerine kapılarak, fikri ve iktisadi hürriyetlerini bir kenara bırakıp, Batı’nın sistem ve kurumlarını var güçleriyle sürdürmeye başladılar. Bu durumu, Asya’da, Afrika’da ve Orta Doğu’da görebiliyoruz. 

Görüldüğü gibi emperyalizm, çeşitli teknik ve politikalar uygulamak suretiyle, kendine karşı grupları sistemine adapta etmek için, ilim ve siyaset adamlarını çeşitli zaaflarından yakalamak suretiyle, kendilerine karşı zararsız hale getirdiler. 

Şimdiki safha, Emperyalizmin siyasi, iktisadi ve kültürel taarruzlarından sonra, bir türlü yok edemediği İslam toplumlarını, yine askeri güç kullanarak,   medeni görüntüsünün arkasındaki vahşi, katliamcı ve yok edici canavarca ruhunun gereğini yapmaktır. 

Bu durumda, söylenecek en önemli  söz; “uykudan uyanmak” tır!.. Bu konuda, en sorumlu kesim ilim ve fikir adamlarıdır. Bu kesim, yanlışa yanlış, doğruya doğru demedikçe, sorumluluktan kurtulamazlar!.. İkinci kesim, ticaret ve sanayi  kesimidir. Bu kesim,  iktisadi güçlerini, inanç, ahlak ve adalet adına sarfetmedikçe, vebal altındadırlar. Üçüncü grup ise siyaset adamlarıdır. Bu kesim de, ülkenin geleceğini, ailenin ve halkın huzuru, sosyal hayatın düzeni  ve kalkınması yolunda karar almayıp, kendilerine ve yandaşlarına imkan ve nimetleri dağıtmaya  çalıştıkları oranda, çok büyük bir  ilahi cezaya muhatap olacaklarını bilmeleri gerekiyor!.. Şunu bilmek gerekiyor ki, hakkı ve doğruyu dile getirmek marifet değildir!. Önemli olan, hakkı ve adaleti hakim hayatta işler hale getirmektedir!.. 

Elbette, son olarak da; partileri ve iktidarları, sorumluluk ve adalet prensipleriyle yönetilmedikleri halde, körü körüne destekleyip, hesap sormayan halk da, hiçbir zaman sıkıntılardan kurtulmayıp, gerçek huzur ve sükuna kavuşamayacaklardır.  

Yaşadığımız dönem, birçok  Müslüman toplumun  “uyanma özürlü ” olduğunu gösteriyor!.. Tarih, sorumluluklarını üstlenmeyen kesimlerin, nasıl ilahi takdir ile cezalandırıldıklarının şahididir. 

Prof. Dr. Sami Şener

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

View Comments

  • Nasıl olacak artık kafam durdu.Son 15 yıldır ülkem adina büyük hayal kırıklığı yaşıyorum.Değerlerimiz alt üst oldu.Yolun sonunda beklediğim bu değildi.

Recent Posts

  • Gündem

Dünyayı Değiştirmek İstiyoruz, Kendimizi Değiştirmeye Hazır mıyız?

Dünyayı Değiştirmek İstiyoruz, Kendimizi Değiştirmeye Hazır mıyız? Dünyanın halinden şikâyet ediyoruz… Adaletsizlikten, zulümden, savaşlardan, merhametsizlikten,…

3 saat ago
  • Gündem

TEBLİĞ SORUMLULUĞUMUZ

TEBLİĞ SORUMLULUĞUMUZ Muhterem Müslümanlar! Medineliler Allah Resûlü (s.a.s)’den İslam dinini kendilerine öğretecek bir kişi istediler.…

4 saat ago
  • Makale

N’OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ?

N’OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ? Fon krizini biliyorsunuz. En acı vereni ne, biliyor musunuz? Fon tartışması…

4 saat ago
  • Genel

Fatih Altaylı, Fonlardaki Zararı Halk Niye Ödesin!

Bozuk Saatte Günde Bir kez Doğruyu Gösterir Her Konuşmasında Saçmalayan Gazeteci ''Fatih Altaylı'' Bu sefer…

10 saat ago
  • manşet

YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLAR POLİTİKASINDA SÖYLEM VE REALİTE ÇELİŞKİSİ: ANAYASA’NIN “YURDA DÖNÜŞ” RUHUNDAN YABANCI ÜLKE VATANDAŞLIĞI TEŞVİKİNE

YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLAR POLİTİKASINDA SÖYLEM VE REALİTE ÇELİŞKİSİ: ANAYASA’NIN "YURDA DÖNÜŞ" RUHUNDAN YABANCI ÜLKE VATANDAŞLIĞI…

10 saat ago
  • Gündem

ALİYEV REJİMİ: OKULLARDA BAŞÖRTÜSÜNE YASAK GETİRDİ

ALİYEV REJİMİ: OKULLARDA BAŞÖRTÜSÜNE YASAK GETİRDİ “Gardaşlık” maskesi arkasına saklanan İlham Aliyev yönetimi, İslam’a ve…

12 saat ago