Makale

Batı’nın Sahte Dünyasının Çöküşü

Batı’nın Sahte Dünyasının Çöküşü

Son yıllarda siyasi, iktisadi ve sosyal alanlardaki gelişmeler, Batı dünyasındaki  çok yönlü çürüme belirtilerinin ard arda gelişmesine şahit oluyor. Fakat, medya ve sosyal medya kurgulanmış görevini yaparak, bu çöküşü dünya halklarının gözünden kaçırarak, sun’i gündemler ile bu dağılma ve yozlaşmayı gizliyor.

Siyasi ve iktisadi Başarısızlıklar:

Afganistan, Irak, Suriye, Gazze ve Ukrayna saldırıları, Amerika ve Avrupalı ülkelerin maddeci, hegemonyacı karakterini açığa çıkardı. Bu ülkelerde on binlerce insanın, Batılı ülkelerin biraz daha lüks yaşayabilmeleri uğruna, nasıl öldürtüldüğünü, topraklarından uzaklaştırılarak perişan edildiğine şahit oldu.

Bunun yanında Afrika, Ortadoğu ve Asya’nın bazı ülkelerinde kukla rejimler vasıtasıyla iktisadi ve siyasi hürriyetlerin baskı altında kalmasına da Batılı ülkelerin göz yumduğu görüldü. Buna karşılık Batılı ülkelerde, büyük suistimaller, casusluk çalışmaları devam ettiği ve kişisel menfaatlerin toplumsal hak ve düzeni üzerinde gerçekleştiği görüldü. Irkçılık, kumar,  lbgt, feminizm, çetecilik ve intihar olayları giderek arttı.

Kapitalist iktisadın acımasız kuralları, bazı kişileri aşırı derecede zengin ederken, büyük kitlelerin hayatını zorla sürdürmelerine sebep olmaktadır. Özellikle, Yahudi banker ve mali uzmanların, para hareketlerine yönelik çalışmaları ülkelerin iktisadi hayatını allak bullak etti. Bu ırkın, birçok ülkede siyaseti kontrol altına almalarına yol açtı. Son olarak Amerikan hazine bakanının, İsrail-Amerikan işbirliğinin İran’da dolar üzerindeki oyunlarının, halkı nasıl yönetime karşı ayaklanmaya noktasına getirmesine yol açtı.

Global iktisadi sistemlerin, nasıl sadece gelişmiş Batı’nın iktisaden güçlü ülkelerinin menfaatlerine göre çalıştığı ve diğer  ülkelerin bu konularda, sadece onlara işçilik ederek, çok küçük bir pay alarak sistem içinde yer aldığını çeşitli örnekleriyle biliyoruz.  Uluslararası Para Fonu, Birleşmiş Milletler  ve benzeri  uluslararası kuruluşların belli ülkelerin dışında, diğer ülkelerin hak ve ihtiyaçlarına cevap vermeyecek şekilde  planlandığını, çeşitli olaylardaki tavırlarından öğrenmiş olduk.

Dünyada iktisadi ve mali buhran, halen nasıl etkin bir şekilde çalıştırılarak, haksızca başka ülkelerin sistemlerini zayıflattığı görülüyor.

Özellikle Batılı ülkelerde, siyasi hayatın büyük ölçüde iktisadi güç sahiplerine bağlı bir şekilde işleyip, hak ve insani değerler gibi konuların, ancak bu güçlerin istediği oranda gerçekleşebildiğini fark ediyoruz.

Batı’da Sosyal boşluk:

Batı toplumları, ilahi dinlere sırt çevirdiğinden beri, insani özelliklerini kaybettiklerini, bazı batılı sosyolog ve psikologlar açıkça dile getirmektedir. Batı’da din ve ahlakın hayatın dışına atılıp, sembolik bir hale gelmesinden sonra, Batı toplumlarında samimiyet, güven, ahlak ve fedakarlık gibi kavramlar geçerliliği neredeyse bitti.  Hukuk, sosyal problemleri tek başına çözemez hale geldi.

Aslında bu durum, din ve ahlakın değersiz olduğu Batı dışı toplumlarda da ortaya çıktı. Sosyal dayanışma neredeyse sona erdi. İnsanlar, büyük ölçüde insani özelliklerini kaybetti.

Aile, toplumu ayakta tutan en önemli ve ahlaki müessese iken, aile dışı hayat özendirildi. cinsi arzular, özellikle çeşitli metotlar ile azdırıldı ve seks endüstrisi kurularak, toplumların ahlaki değerleri yok edilmeye çalışıldı.

Olgunluk yaşına gelmeyen genç kızlar, özel bir adada tecavüz ile istismar edilerek, modern fuhuş sistemi kurulduğu artık  herkesçe biliniyor. Jeffrey Epstein isimli kişi, Batı’nın siyasi ve iktisadi kuruluşlarının başlarındaki insanları, devlet adamlarını çocuk yaştaki kızlar ile sapık duygularını tatmin etmek için virgin adalarında bir “yalancı cennet” oluşturdu. Burada, kirli ve hukuk dışı bir hegemonyanın planları yapılmaya başlandı. Bu durum, Batı’nın adeta çöküş belgesi olarak hatıralarda kalacak ve Batı’nın hayat anlayışının nasıl “sahte kavramlar” üzerinde gerçekleştiğini gösteren bir belge oldu.

Bütün bu olaylar, Batı düşünce ve ideolojilerinin hayatı nasıl meşru bir yapıdan, iki yüzlü, samimiyetsiz ve insani değerleri ortadan kaldıran bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Batı ülkelerinin maddi ve teknolojik açıdan gelişmiş olmaları, kimseyi aldatmasın. İçten içe insani özelliklerinden kopan ve maddi, cinsi ve sapık eğilimlerin harekete geçtiği bir çöküş, içten içe kendisini gösteriyor. Buna bakıp, kendi ahlaki ve fikri değerlerimize sahip çıkıp, bu çöküşün bütün dünyaya yayılmamasına çalışmak, bizim inanç ve kültürümüzün bir gereğidir.

Prof.Dr.Sami ŞENER

YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

 

 

Recent Posts

  • Gündem

Dünyayı Değiştirmek İstiyoruz, Kendimizi Değiştirmeye Hazır mıyız?

Dünyayı Değiştirmek İstiyoruz, Kendimizi Değiştirmeye Hazır mıyız? Dünyanın halinden şikâyet ediyoruz… Adaletsizlikten, zulümden, savaşlardan, merhametsizlikten,…

3 saat ago
  • Gündem

TEBLİĞ SORUMLULUĞUMUZ

TEBLİĞ SORUMLULUĞUMUZ Muhterem Müslümanlar! Medineliler Allah Resûlü (s.a.s)’den İslam dinini kendilerine öğretecek bir kişi istediler.…

4 saat ago
  • Makale

N’OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ?

N’OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ? Fon krizini biliyorsunuz. En acı vereni ne, biliyor musunuz? Fon tartışması…

4 saat ago
  • Genel

Fatih Altaylı, Fonlardaki Zararı Halk Niye Ödesin!

Bozuk Saatte Günde Bir kez Doğruyu Gösterir Her Konuşmasında Saçmalayan Gazeteci ''Fatih Altaylı'' Bu sefer…

10 saat ago
  • manşet

YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLAR POLİTİKASINDA SÖYLEM VE REALİTE ÇELİŞKİSİ: ANAYASA’NIN “YURDA DÖNÜŞ” RUHUNDAN YABANCI ÜLKE VATANDAŞLIĞI TEŞVİKİNE

YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLAR POLİTİKASINDA SÖYLEM VE REALİTE ÇELİŞKİSİ: ANAYASA’NIN "YURDA DÖNÜŞ" RUHUNDAN YABANCI ÜLKE VATANDAŞLIĞI…

10 saat ago
  • Gündem

ALİYEV REJİMİ: OKULLARDA BAŞÖRTÜSÜNE YASAK GETİRDİ

ALİYEV REJİMİ: OKULLARDA BAŞÖRTÜSÜNE YASAK GETİRDİ “Gardaşlık” maskesi arkasına saklanan İlham Aliyev yönetimi, İslam’a ve…

13 saat ago