
Trump ile Kral Charles görüşmesinde protokol gerilimi ve dikkat çeken kulis iddiaları
ABD Başkanı Donald Trump ile İngiltere Kralı King Charles III’ün Beyaz Saray’daki buluşması, diplomatik temasların ötesine geçerek protokol tartışmaları ve kulis iddialarıyla dünya gündemine oturdu.
Trump ve eşi Melania Trump, Beyaz Saray’da Kral Charles ve Kraliçe Queen Camilla’yı ağırladı. Güney Çimlik’te gerçekleşen karşılama töreninde liderler samimi görüntüler verdi.
Tokalaşmaların ardından Melania Trump’ın Kraliçe Camilla’yı iki yanağından öpmesi dikkat çekerken, liderler basın mensuplarına birlikte poz verdi.
Görüşmenin çay bölümüne geçilirken Trump’ın Kral Charles’ın omzuna ve koluna dokunması, İngiliz kraliyet protokolü açısından tartışma yarattı.
Kraliyet geleneklerine göre bir hükümdarla fiziksel teması ilk başlatan taraf olunmaması gerektiği bilinirken, bu hareket “protokol ihlali” olarak yorumlandı.
Vücut dili uzmanı Judi James, söz konusu anı şu şekilde değerlendirdi:
“İçeri girerken kola yapılan bu dokunuş, daha politik bir jest gibi de görülebilir.”
James ayrıca Kral Charles’ın bu durumdan rahatsız görünmediğini, aksine annesi Queen Elizabeth II’ye kıyasla daha rahat bir profil çizdiğini ifade etti.
İngiliz basınında yer alan iddialara göre Trump, görüşmenin ilk anlarında hem kendisine yönelik silahlı saldırıyı hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i gündeme getirdi.
Kulis bilgilerine göre Trump’ın:
“Şu anda Putin ile konuşuyorum. Savaş istiyor.”
ifadelerini kullandığı öne sürülürken, Kral Charles’ın bu sözler üzerine:
“Bunu daha sonra konuşacağız.”
diyerek konuyu kapatmak istediği iddia edildi.
Ancak Trump’ın konuşmayı sürdürmesi üzerine Kral’ın ikinci kez “Başka zaman” diyerek müdahale ettiği belirtildi.
İddialara göre bu gerilimin ardından Trump, sohbeti yumuşatarak Beyaz Saray’daki balo salonu projesini anlattı ve Kral Charles’a:
“Görmek ister misiniz?”
diye sordu.
Kral Charles’ın ise gülümseyerek:
“Eminim bize göstereceksiniz.”
yanıtını verdiği aktarıldı.
Kraliyet çifti, program kapsamında Beyaz Saray’daki Yeşil Oda’da çay içti, ardından yenilenen arı kovanını gezdi.
Washington temaslarının devamında İngiliz Büyükelçiliği’nde düzenlenen bahçe partisine katılan Charles ve Camilla’nın onuruna resmi devlet yemeğinin ise ertesi gün yapılacağı bildirildi.
HABER YORUM
ABD 4 Temmuz 1776 tarihinde kuruldu…
İngiltere de Amerika’yı resmen 1783 Paris Antlaşması ile tanıdı..
Direkt olmasa da ABD’nin kuruluşunda İngiliz parmağının olmadığını düşünmek, azıcık tarih bilgisi olanlar için safdillik olur…
Aslında olayın özeti şu:
-Amerika’daki 13 koloni, doğrudan Great Britain yönetimi altındaydı
-Halkın büyük kısmı İngiliz kökenliydi
-Hukuk, dil, yönetim anlayışı tamamen İngiliz sistemine dayanıyordu
Yani kurulan ABD devleti, İngiliz sisteminin bir devamı gibi başladı..
“ABD’nin kuruluşunda İngiliz düşüncesi ve hukuku temeli oluşturdu” tespitinde bulunursak yanlış yapmış olmayız.
Zira;
Amerikan sistemi “sıfırdan” ortaya çıkmadı.
–Magna Carta → Kralın yetkilerini sınırlama fikri
-Parlamento geleneği
-“Halkın rızasıyla yönetim” anlayışı
İşte bu fikirler Amerika’ya taşındı ve geliştirildi.
Ama uygulamada bunun ne kadar gösterildiği tartışma konusudur..
Bugünkü Amerikan anayasasının temeli, büyük ölçüde İngiliz siyasal düşüncesinin bir aynası gibidir.
Amerika’da 1955 yılına kadar siyahilerin otobüslerde yerlerinin ayrılması bile “demokrasi, insan hak ve hürriyetleri” noktasında büyük sıkıntılar yaşandığını açıkça gösteriyordu; nitekim Montgomery Bus Boycott ve Rosa Parks’ın direnişi bu adaletsiz düzene karşı önemli bir kırılma noktası oldu.
Her ne kadar 1775–1783 arasında İngiliz yönetiminden kopmak adına savaş verilse de, “İngiliz düşüncesi ve hukuk sisteminin benzerliği” ile birlikte diğer taraftan İngiliz kolonilerinin varlığı ABD’nin kuruluşunda ki İngiliz etkisini göstermektedir…
Özetle;
ABD, İngiltere’ye karşı doğmuş bir devlet olabilir…
Ama İngiliz düşüncesinden tamamen kopmuş bir yapı değildir.
Ve belki de asıl tartışılması gereken soru şudur:
Bir devlet, kendisini var eden düşünceden ne kadar bağımsız olabilir?
Yukarıda haberimizde ki Trump ve Kral arasındaki diyaloglar da bu gerçeği açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor…
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Jeffrey Sachs'tan Trump'a Orta Doğu Uyarısı: "10 Trilyon Dolarlık Felaketten Uzak Dur" Columbia Üniversitesi Profesörü…
Din ile Dinî Yorumları Ayırma İşlemini Hangi Usûl ile Kimler Nasıl Yapacak? Özet Bu çalışma,…
Şiiliğe Mesafeli Sahabeye Saygılıyız EHL-İ SÜNNET DEYÜ YERENLER BARİ EHL-İ SÜNNET OLSA Kur’ân ve Sünnet…
ABD'yi Kaybetmek: İsrail için çok büyük bir tehlike İsrail medyasının ana akım gazetelerinden Haaretz’in yazarı…
Akdeniz’den Balkanlar’a: Türkiye Etrafında Yeni Askeri Hat mı Kuruluyor? Doğu Akdeniz’de süren gerilimlerin ardından Balkanlar’da…
AFRİKA'NIN TÜRKİYE CEPHESİ Afrika 21. yüzyılın kıtası. Nüfusun hala hızla arttığı, buna rağmen yeni nesil…