
İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde, Hanuka bayramı etkinliği kapsamında düzenlenen organizasyon öncesi hareketli anlar yaşandı. Etkinlik kapsamında bulunacak olan ’Emi Uygun’ isimli tur rehberinin İsrail askerlerine destek içerikli yorumlar yaptığı iddiası, bazı kişi ve gruplar tarafından tepkiyle karşılandı.
Protestocular, Uygun’un söz konusu paylaşımlarına dikkat çekerek etkinlik alanı çevresinde toplandı. Eylem sırasında kısa süreli gerginlikler yaşandığı, protestocuların sloganlarla tepkilerini dile getirdiği aktarıldı.
Olay yerinde görev yapan güvenlik güçleri, protestonun büyümesi ve olayların kontrolden çıkmasının önüne geçmek amacıyla müdahalede bulundu. Polis ekiplerinin, protesto sırasında vatandaşlara ve eylemcilere zaman zaman müdahale ettiği ve çevrede güvenlik tedbirleri aldığı bildirildi.
Polisin gösteriyi dağıtmak için uyarılarda bulunduğu ve eylemcileri alandan uzaklaştırmaya çalıştığı, bu sırada bazı kısa süreli arbede yaşandığı iddia edildi. Böylece etkinliğin düzenlendiği alana giriş çıkışlar kontrollü hale getirildi.
Paylaşılan bilgilere göre, protestoların ana nedeni tur rehberi Uygun’un sosyal medya veya başka platformlarda yaptığı paylaşımlarda İsrail askerlerine destek içerikli yorumlar bırakmış olması ve bunun duyulmasının ardından olayın kamuoyunda tepkilere yol açması oldu.
Bu tür protestolar genel olarak son dönemde bölgedeki siyasi konjonktür ve etkileri nedeniyle sıkça gündeme taşınan Filistin-İsrail meselesiyle bağlantılı tepkilerle örtüşüyor. Örneğin Hanuka etkinliklerine yönelik çevrede protestoların yaşandığı ve bu tür hassasiyetlerin toplumda tartışma konusu olmaya devam ettiği farklı haberlerde de görülüyor..
Hanuka etkinliği çevresinde gelişen bu protesto, toplumda siyasi ve toplumsal hassasiyetlerin kamuya yansımasının bir örneği olarak değerlendiriliyor. Emniyet güçlerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan eylem, İstanbul’daki duyarlılıkların ve kamuoyu tepkilerinin bir yansıması oldu.
HABER YORUM
“içimizde ki Siyonistler” tabirini kullanınca, bazıları nedense hop oturup hop kalkıyor…
Ve bir anda akıllarına, “din ve vicdan hürriyeti” geliveriyor…
Müslümanlara gelince, zulüm, baskı…
Kendilerine gelince “Din ve vicdan hürriyeti…
Ama artık bu ayaklar koktu maalesef…
Ve bu koku taa dünyanın öbür ucundan duyulur oldu…
Ne garip bir ülkeyiz değil mi?
Müslümanların tesettürüne, namazına ve hatta Kurbanına karışan ve laf ederken din ve vicdan hürriyeti akıllarına dahi gelmeyen zevat; Hıristiyanların neoleni, Yahudilerin Hanuka bayramını kutlama derdine düşüyorlar ve bunu da utanmadan ve sıkılmadan “din ve vicdan hürriyeti kapsamında değerlendiriyorlar…
Yazık, vallahi de çok yazık billahi de çok yazık…
Kendi değerlerinin yok sayılıp bağlılarının toplumdan dışlanmaya çalışılması, diğer taraftan ise Hıristiyan ve Yahudi adetlerinin kutsanıp topluma reklam ve dayatmasının yapılması, zannediyorum en hafif tabiriyle, akıl tutulması olarak tanımlanabilir.
Mesele din değilmiş gibi yapanlar bilsin ki;
mesele tam da budur.
“Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz.” (Rad Suresi 11)
“Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” (HADİSİ ŞERİF)
İSLAMİ HABER “MİRAT”