Gündem

BİR HİZMETİN GÖLGESİNDE KAYBOLAN ÖLÇÜ

“BİR HİZMETİN GÖLGESİNDE KAYBOLAN ÖLÇÜ”

MAKALENİN SESLİ ANLATIMI

Süleymancılara yönelik son operasyonları, yalnızca bugünün siyasi tartışmaları içinde değil, milletimizin ve devletimizin geleceği açısından da dikkatle, soğukkanlılıkla ve hakkaniyetle değerlendirmek gerekir.

SAMİMİYETLE BAŞLAYAN YOLLARIN İMTİHANI

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim: Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerini tenzih ederim. Onun şahsında ve ilk dönemlerde, zor zamanlarda Kur’an öğretmek, iman ve ahlak üzere nesiller yetiştirmek için gayret gösteren samimi hizmet insanlarını, bugün ortaya çıkan tartışmaların ve suçlamaların tamamıyla aynı kefeye koymak asla doğru ve hakkaniyetli değildir.

Anadolu insanının çocuklarına Kur’an öğretmek, onları camiye, ibadete, ahlaka ve maneviyata yöneltmek niyetiyle hizmet etmiş nice insanın samimiyetinden şüphe etmek için hiçbir sebep yoktur.

Fakat samimiyetle başlayan her hizmetin, zaman içerisinde aynı istikamette devam edeceğinin de bir garantisi yoktur. Bir yapı büyüdükçe; şahısların etrafında güç biriktirmeye, kendi iç hiyerarşisini toplumun ve hukukun üzerine çıkarmaya, kendisini eleştiriye kapatmaya başlarsa, artık yalnızca “hizmet” kavramıyla açıklanamayacak yeni bir durum ortaya çıkar.

Bugün Süleymancılar hakkında kamuoyunda dile getirilen;

-FETÖ ile birtakım temas ve iş birlikleri bulunduğu,

-Almanya ve Avrupa’daki yapılanmalarının taşıdığı mahiyet,

-Türkiye’den ve ümmet coğrafyasından giderek farklılaşan kapalı bir yapı oluşturulduğu,

-Toplumdan ve diğer Müslümanlardan kendisini belirli ölçülerde tecrit ettiği,

-Siyasi tercihlerinde ciddi tutarsızlıklar sergilediği,

-Ekonomik-kurumsal gücünü siyasi nüfuz alanına dönüştürdüğü… vb. ciddi iddialar söz konusudur.

Bunların her birinin hukuk önünde ayrı ayrı araştırılması, delillendirilmesi ve suç olanın cezalandırılması gerekir.

Hele ki FETÖ tecrübesini yaşamış bir millet olarak, herhangi bir dini veya sosyal yapının zamanla devlet içinde paralel bir güç odağına dönüşme ihtimalini hafife almak büyük bir vebaldir.

FETÖ hadisesinde bunun acı bedelini milletçe ödedik. Ümmetin çocuklarını “gök ekini biçmiş gibi!” helak ettiler. İnsanların iman ve hizmet duygularını istismar ederek onları devletin, milletin ve hukukun karşısında başka bir sadakat düzenine bağladılar. Nihayet mesele, darbeye ve ihanete kadar vardı.

Türkiye’nin böyle bir felaketi ikinci kez yaşama lüksü yoktur.

DEVLET, MİLLET VE HUKUK: GEREKEN MÜDAHALE

Bu sebeple devletin, ortada somut suçlar ve suç işleyenler varsa müdahale etmesi elbette gereklidir. Hatta böyle meselelerin yıllarca birikmesine, kangrenleşmesine ve daha büyük bir tehdide dönüşmesine fırsat verilmeden, hukuk içerisinde ve gecikmeden ele alınması devletin asli görevidir.

Devlet gereğini yapmak zorundadır; bugün yaptığı da bu çerçevede anlaşılmalıdır.

Fakat devlet olmanın asıl imtihanı tam da burada başlar: Suç ile aidiyeti, suçlu ile masumu birbirinden ayırabilmek.

Bir yapının lider kadrosunda bulunanların işlediği suçlar, o yapının tabanında yalnızca ibadet boyutunda bulunan herkese mal edilemez. Kur’an öğrenen, Kur’an öğreten, çocuğunun dinini öğrenmesini isteyen, ibadetini yapan, hizmete maddi veya manevi destek veren ve herhangi bir suçun parçası olmayan insanları, başkalarının hesabıyla mahkûm etmek adalet olmaz.

Dolayısıyla mesele; ne “cemaatin tamamı suçludur” kolaycılığına, ne de “bunlar dini hizmet yapıyor, öyleyse dokunulamaz” anlayışına indirgenmelidir.

Suçlu korunmamalı, masum ezilmemelidir.

SUÇUN SORUMLUSU BELLİDİR; SORUMLULUK DA ŞAHSİDİR

Lider kadrolarının, yöneticilerin veya gerçekten suçun içinde bulunanların üzerine hukuk bütün gücüyle gitmelidir. Fakat tabandaki insanlara ulaşırken de devletin terazisi daha hassas tutulmalıdır.

Kılı kırk yararak; delille, hukukla ve şahsi sorumluluk ilkesiyle hareket edilmelidir. Bir insanın suçu, mensup olduğu düşünülen çevrenin tamamına; bir çevrenin hatası da o çevredeki her ferdin şahsına yüklenmemelidir.

Devletimizin de bu hassas dengeyi gözeterek hareket edeceğine inanıyor ve güveniyoruz. Bugün yapılan müdahalelerin, suçun üzerine gitme ve kamu düzenini koruma bakımından gerekli olduğuna inanırken; bundan sonraki süreçte de adaletin terazisinin şaşmayacağına, suçluyla masumun birbirinden ayrılacağına güveniyoruz.

Devletimizin, hukuk ve adalet çizgisinde, kılı kırk yararak, delile ve şahsi sorumluluğa göre hareket edeceğine inanıyoruz.

Zira güçlü devlet, yalnızca suçluyu bulup cezalandıran devlet değildir; aynı zamanda suçsuzu koruyan, masumu incitmeyen ve adalet duygusunu toplumun her kesiminde diri tutan devlettir.

Çünkü adalet, öfkenin değil ölçünün adıdır.

Keşke böyle bir yozlaşma hiç yaşanmasaydı. Keşke Kur’an hizmeti adı altında başlayan güzel niyetler, zaman içerisinde güç mücadelelerinin, kapalı hiyerarşilerin ve dünyevi hesapların gölgesinde kalmasaydı. Keşke din hizmeti yapan insanlar, birbirlerine rakip güç odakları gibi değil, aynı ümmetin evlatları olarak kalabilseydi.

Şimdi yapılması gereken, ne geçmişin güzel hizmetlerini inkâr etmek ne de bugünün ciddi iddialarını görmezden gelmektir. Devlet suçun üzerine gitmeli; fakat bunu yaparken adaleti en büyük kalkanı bilmelidir.

Ne suçlular korunmalı ne masumlar cezalandırılmalı. Ne dini hassasiyet istismar edilmeli ne de devletin güvenlik ve hukuk sorumluluğu küçümsenmelidir.

Milletimizin ihtiyacı yeni bir kavga değil; hak, hukuk, adalet ve basirettir.

Rabbim Ümmet-i Muhammed’e basiret versin. Devletimize adalet, yöneticilerimize feraset, milletimize sağduyu nasip etsin. Bizleri imandan, istikametten ve hakkaniyetten ayırmasın.

Bu aziz vatanın, ümmetin birliğini, beraberliğini ve kardeşliğini her türlü fitneden muhafaza eylesin.

Vesselam.

Erol KAVUNCU
YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

View Comments

  • Başka söyleyecek söz mü var. Tespit, teşhis konmuş sıra doğru yerinde operasyonda. Elinize emeğinize saglık

Recent Posts

  • Dünya

UKMTO, Hürmüz Boğazında bir tankerin vurulduğunu duyurdu

UKMTO, Hürmüz Boğazında bir tankerin vurulduğunu duyurdu. Olay, bölgedeki güvenlik durumunu yeniden gündeme getirdi.

20 dakika ago
  • Genel

TRT 1 Canlı Yayın İzleme Ekranı: Lyon – Fenerbahçe Maçı Nasıl İzlenir?

TRT 1 canlı yayın izleme ekranı ile Lyon - Fenerbahçe maçı şifresiz olarak izlenebilir. İşte…

29 dakika ago
  • Spor

UEFA Şampiyonlar Liginde lig aşamasının kuraları çekilecek

UEFA Şampiyonlar Liginde lig aşamasının kuraları çekilecek. Takımlar ve gruplar hakkında detaylar önümüzdeki günlerde belirlenecek.

48 dakika ago
  • Dünya

Türkiye’den Filistin ile Bankacılık Alanında İşbirliğini Güçlendirme Kararlılığı

Türkiye'den Filistin ile bankacılık alanında işbirliği hakkında son gelişmeler. Türkiye, Filistin ile bankacılık alanında işbirliğini…

50 dakika ago
  • Gündem

Suriye’de Yeni Dönem mi? Bölgede Taşlar Yeniden Diziliyor

Suriye’de Yeni Dönem mi? Bölgede Taşlar Yeniden Diziliyor Suriye’de yıllardır devam eden savaşın ardından ortaya…

1 saat ago
  • Genel

Bingöl Üniversitesinin taşlık arazileri akıllı teknolojiyle meyve bahçesine dönüştürülüyor

Bingöl Üniversitesinin taşlık arazileri akıllı teknolojiyle meyve bahçesine dönüştürülüyor. Bu proje, tarımsal verimliliği artırmayı hedefliyor.

1 saat ago