
Bir koyup beş almak…
Bir koyup on almak…
Kolay para kazanma arzusu, çoğu zaman insanın muhakeme gücünü de köreltebiliyor.
Bugün “fon mağduruyum” diyerek ortaya çıkanlara önce şu soruyu sormak gerekiyor:
Siz o parayı beş katına, on katına çıkardığınızda, kazandığınız parayı kiminle paylaşacaktınız? Halkla mı?
Elbette burada gerçek anlamda kandırılan, parasını güvenerek teslim edip dolandırılan insanları ayrı tutalım ve bir şerh koyalım…
Ama… Ortada başka bir gerçek daha var.
İnsanın, helal haram kavramını düşünmeden daha fazla kazanma hırsı…
Daha fazla mal, daha fazla servet, daha lüks bir yaşam…
1930’larda “Lüküs Hayat”ta sahneye taşınan gösteriş tutkusu, bugün maalesef sosyal medya vitrinlerinde, kolay para vaatlerinde ve bitmek bilmeyen tüketim arzusunda yeniden karşımıza çıkıyor.
“Bu kadar para nasıl kazanılıyor?” diye sormadan parasını yatıranlar…
Kâr yüksekken sesini çıkarmayan, işler tersine dönünce “mağdurum” diye ortaya çıkanlar…
İşte burada toplumun biraz daha dikkatli olması gerekiyor.
Kazanç sizin olacaktı, risk neden toplumun olsun?
Bir koyup beş alma hesabı yapılırken kimse halkın kapısını çalmıyordu. Bir koyup on alma hayali kurulurken “Bu kazancı paylaşalım” denilmiyordu.
Öyleyse kolaycılığa ve bencilliğe kaçarak, kayıp ortaya çıktığında bütün faturayı topluma kesmenin de bir anlamı yok.
Unutmayalım:
Hırsın da bir bedeli vardır.
Kolay kazancın da bir riski vardır.
Ve insan, kazancı kadar kaybının sorumluluğunu da taşımalıdır.
Mağduriyet başka şeydir, yanlış tercihin sonucuyla yüzleşmek başka…
Toplum olarak artık “Mağdurum” sözünü duyar duymaz hüküm vermek yerine, “Bu insanlar nasıl mağdur oldu, neye güvenerek bu parayı verdiler ve ne bekliyorlardı?” sorusunu sormalıyız.
Zira mesele, sadece kaybedilen para değil.
Mesele, kolay kazanç hırsının toplumda normalleşmesidir.
İnsanımızın, iki liralık helal kazancın, üç liralık haram kazançtan daha büyük ve daha bereketli olduğunu anladığı gün, ekonomi de düzelecektir, ahlak da….
Gelin şimdi bir Müslüman için girdiği bu açmazı, ayetlerden dinleyelim:
“Çoklukla övünme yarışı sizi oyaladı. Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.” (Tekâsür, 102/1-2)
“Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.” (Tekâsür, 102/8)
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Üsküdar’da 365 Günlük Kararlı Boykot Nöbeti Sonuç Verdi: McDonald’s Şubesi Kapatılıyor İstanbul Üsküdar Bahçelievler Mahallesi’nde,…
ABD’den Şoke Eden İtiraf: İran Savaşında 81 Hava Aracı Kayıp. Kongre Raporu Askerî Envanterdeki Büyük…
KÜRESEL SİYONİZM VE MEMURİYETİN TANZİMİ KANUNU Maide Suresi’nin 41. ayeti şöyle uyarıyor: يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ…
BAŞÖRTÜSÜ İÇİN BEDEL ÖDENDİ, Ya Şimdi, "Örtülü mü, Örtüsüz mü?" Dün üniversite kapılarında başörtüsünü korumak…
BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese: Büyük İsrail Projesi Halihazırda Gerçekleşiyor Birleşmiş Milletler (BM) Filistin…
FAİZ SÖMÜRÜSÜ FON REZALETİNDEN ÇOK DAHA PİSLİK AMA DİLE GETİREN YOK Genelde bütün üniversiteler, özelde…