Gündem

Boşama ve Cinsellik

Boşama ve Cinsellik

“..(Boşanmada) içinizden adaletli iki kişiyi de şahit yapın. (Ey Şahitler siz de) şahitliği Allah için eda edin…)

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere İslâm Dîni aile yuvasının kurulması ve yaşatılmasında cinsel motiflere yer verdiği gibi, sona erdirilmesinde de yer vermiş; yani cinselliği devreye sokarak, yuvanın dağılmasını engellemeye çalışmıştr.

Boşanmada yer verilen cinselliği açıklayabilmek için önce genel bir açıklama yapmaya çalışacağız.

Açıklamalarımıza başlamadan önce önemli bulduğumuz bir husûsa işaret etmekte zarûret görüyoruz.

İslâm Bir Bütündür

İslâm bir bütündür. Mûcizevî olan, erişilmez yücelikte ve mukaddes olan bu bütündür.

Bu bütüne ait olan parçalar, bütünle irtibatlı olduğu sürece yücedir ve mukaddesdir. Parçalar tek tek ele alındığında mûcizevî yücelikleri kalmaz.

Meselâ tek başına bir faiz yasağı, yalnız başına bir zekât emri büyük bir önemi hâiz değildir. Çünkü marksist bir rejimde faiz yasağı getirilebildiği gibi, sosyal adâletçi bir düzende de zekâtın yerini alacak yardımlar da kanûnîleştirilebilir.

Evet, İslâm bir bütündür. İslâm Aile Hukûku bu bütünün bir parçasıdır. Boşama da İslâm Aile Hukûku’nun bir cüzüdür. Bu sebeble boşama meselesini iyice kavrayabilmek için, İslâm Aile Hukûku’nu bilmeye ve bu hukûkun İslâm’ın bütünü içindeki yerini kavramaya ihtiyaç vardır.

İslâm’da boşama meselesinin anlaşılamayışı, onun bir keyfilik kurumu olduğunun sanılması bu yüzdendir.

Boşama Çirkin Fakat Geçerlidir

Özel bölümünde açıklamaya çalışıldığı üzere İslâm Dîni; aile yuvasını kudsîleştiren, kurulmasını ibâdetleştiren ve mutluluğu için de gerekenleri ilkeleştien Hak Din’dir. Ancak dînimiz, çirkin bulmakla beraber mutsuzluğun kaynağı olmuş aile birliğinin sona erdirilmesini de onaylamıştır.

Allah’ın Resûlü bir hadîslerinde şöyle buyurmuştur:

Yapılması helâl olanlar içinde Allah’ın hiç mi hiç sevmeyip nefret duyduğu işlem boşamadır.[1]

Meşrû kılınmış/yasallaştırılmış olmakla beraber Allah tarafından sevilmediği içindir ki çok evlilik yapmış bulunan Allah’ın Resûlü’nün hayatında talâkın (boşamanın) örneğini göremiyoruz.

Boşamak hakkı kimindir?

Boşama; İslâm Aile Hukûku’nda temelde erkeğe verilmiş bir hakdır. Ancak iyice bilinmelidir ki bu hak erkeğe, erkek olduğu için değil, kadınınkinden farklı mükellefiyetler yüklendiği için verilmiştir. Erkeğin sözü edilen yükümlülükleri, mehir ile kadının nafakasıdır;

yedirilmesi, giydirilmesi ve şer’î bir meskende oturtulmasıdır. Bir de boşama tazminatıdır. (Bakara 241)

Kadına boşama ve nikâhı fesh ettirme hakkı verilmiş midir?

Kadının şartlı olarak boşamak hakkı olduğu gibi, nikâhı feshettirme hakkı da vardır. Şimdi bunları kısaca görelim.

a‐ Kadın nikâh akdi sırasında ‐dilediği zaman kendisini boşayabi‐

leceği şartını ileri sürer ve bu şart erkek tarafından kabul edilirse, kadın boşamak hakkına sâhip olur.[2]

b‐ Kadın öne sürdüğü şartla boşanma hakkını elde edebildiği gi‐

bi, hiçbir şart öne sürmeksizin yalnızca bazı durumların oluşması sonucu nikâhı feshettirme/hükümsüz kılma hakkına da sâhip olur:

‐ Koca, kadının nafakasını temin edemez veya bakmaya gücü olduğu halde âciz olduğunu ileri sürerse,

‐ Koca, cinsî münasebete güç yetiremez, hadım veya hünsa olur ya da geçici zührevî hastalıklardan biri ile illetli bulunursa,

‐ Koca cinnet getirir veya geçimsizliğin kaynağı olursa, İslâm Aile Hukûku’na göre kadın nikâhı fesh dâvası açabilir.[3]

Ayrıca kadın evlenirken kocasından nakit, menkûl veya gayr‐i menkûl olarak aldığı mehri iade edeceğini veya mehrin daha azı veya fazlasını verebileceğini beyan ederek kocasından kendisini boşamasını da isteyebilir. Ancak bu istek genelde kocanın kabûlü ile geçerlik kazanabilirse de, mehrin iade edileceği beyanı ile yapılacak başvuruyu İslâmî yargı da taleb doğrultusunda sonuçlandırmakla yükümlüdür. Peygamberimizin uygulaması bu şekildedir.

İslâm Dînî’ndeki boşamayı İslâm Dînî’nin hayat düstûrları; aile ve toplum düzeni içersinde değerlendirmek gerekirken kültür kifâyetsizliği sebebiyle bu değerlendirmeyi yapamayan, üstelik boşanmayı yalnız kadının mağdûr edildiği bir işlem olarak gören insanlar için şu ilâve bilgiyi vermekte zarûret görüyoruz.

Boşanmada erkek de mağdûrdur

İslâm Dîni’nde genel olarak boşama hakkının erkeğe verilmesi erkek için bir imtiyaz değildir. Çünkü kadın gibi erkek de mağdur olmaktadır. Gerçekçi bir tahlîl yapıldığında anlaşılacağı gibi mağdûriyet kadın için daha çok mânevî, erkek için hem mânevî, hem de maddîdir.

Mânevî yıkım her iki taraf için olabileceğinden biz burada yalnız maddî mağdûriyet üzerinde duracağız.

Evet maddî mağdûriyet yeni bir eş edinmek durumunda olan erkek için geçerlidir. Kadın korunmalıdır. Çünkü –laik toplumlarda varsa da‐ İslâmî esaslara göre yönetilecek bir toplumda kadının geçim problemi yoktur. Zira kadını bekâr veya dulsa babası, yoksa kardeşleri bakmakla yükümlüdür. Evli ise kocası bakmakla mükellefdir. Bunlardan hiçbirisi yoksa veya bizzat çalışarak nafakasını sağlayamıyorsa kadının bakımını İslâmî yönetim üstlenir.

Kaldı ki sâhip olduğu yetkisini kullanarak karısını boşayan kişi Bakara sûresinin 241. âyetine göre boşadığı eşe yargı kararıyla ve örfe göre bir miktar tazminat vermekle de yükümlüdür:

Boşanan kadınlara toplumsal şartlara göre yeterli bir ödeme yapılması gerekir. Bu, İslâmî îman ve hayat çizgisinde olanlar için bir görevdir.

Boşanan kişi, yeni bir eş için ise mehir vermek durumundadır. Kaldı ki tazminat ve mehir verebilse de, gereksiz kadın boşayan kişi olarak evlenecek eş bulması pek güçtür. Zira normal şartlar altında hiçbir kadın böyle bir kişiye eş olmak istemez, velîsi tarafından da buna zorlanamaz. Sonuç olarak diyebiliriz ki tek taraflı boşama hakkı, erkek için ayrıcalık değildir.

Kadın Nasıl Boşanır?

Koca, mânevî sorumluluğunu üstlenerek doğrudan, ‐Allah’ın sevmediği, fakat yapılabilir bir işlem kıldığı‐ boşama yoluna gidebilir. Ancak duyarlı bir müminin boşama öncesinde ve Nisâ sûresinin 34. âyetinin çizgisinde yapması gereken işlemler de vardır.

Örneğin evlilik akdînin ve toplum örfünün gerektirdiği aile içi görevleri yapmayan, sözlü veya fiilî bir şekilde baş kaldırarak aile içinde problem olan ve de dînî‐tıbbî mazereti olmaksızın ısrarla kadınlık görevlerinden kaçınan kadına hoş görülü davranılarak öğüt verilebilir.

Fiziki olarak saldıran kadına ise aynı şekilde mukabele edilebilir. Şüphe uyandırıcı ilişkilere giren veya zinâya bulaşan kadınla ise gayr‐ı meşrû çocuk edinip edinmediğini öğrenmek için cinsel ilişkiye girilmeyebilir ve yaralamayacak şekilde dövülebilir.

Açıklanan bütün bu Kur’ân kaynaklı görevler etkili olmazsa geçimsizlik problemi, çözümlemeleri için erkeğin ve kadının ailesinden seçilen birer hakeme arzolunur. (Nisâ 85)

Onların da müessir/etkili olamaması halinde erkek boşama yoluna gider.

Bid’at veya Sünnî yöntemle boşamak

Karısını boşamak kararını almış bulunan erkek için uygulamada bid’at ve sünnî olmak üzere iki şekil vardır.

İslâmî ölçülere göre bunlardan bid’at olan haram, sünnî olan ise helâldir. İslâm Dîni cinsel bakımdan olumlu olmayan şartlarda ve cinsel duygulara baş vurulmayan ortamda boşamayı Bid’at/haram kılmıştır. Cinsel bakımdan tabîi olan şartlar içerisinde ve cinsel duyguların kontrolü altında yapılan boşamaları da Sünnî/helâl kılmıştır.

Şimdi biz bu iki yolu kısaca açıklayarak, boşamadaki cinsel unsurlara işaret etmeye çalışacağız.

Haram olan boşama, biri âdet ve lohusalık halinde boşama, diğeri de cinsel münâsebette bulunulmuş temizlik döneminde boşama olmak üzere iki türlüdür.

Âdet ve lohusalık hallerinde boşamak bid’at olup haramdır

Lohusalık hâli, âdet hâli gibi olduğundan, açıklamamızı âdet hali üzerinde yapacağız.

Âdet hali bedenî ve rûhî bakımdan kadının özel bir halidir. İstisnalar bir tarafa âdetli kadının cinsel duyguları sönüktür. Gelen kan ve vücûda yayılan koku sebebiyle kendisine karşı duyulacak cinsel arzular da zayıf olur.

Erkeğin, karısına karşı duyduğu cinsel arzuları ve özleminin zayıf olduğu bir durumda boşama kararı alması ve şâhitler huzurunda karısına ‘ben seni boşadım’ diyerek boşama yoluna gitmesi son derece hatalı olabilir. Bunun içindir ki İslâm Dîni, Kur’ân’ın çizgisinde (Talâk 1) Peygamberimiz’in açıklamalarıyla âdet halindeki boşamayı yasaklamış; haram kılmıştır. Allah’ın Resûlü’ne karşı gelmek şeklindeki bu boşama, kişiyi günahkâr kılar ve boşama da geçersiz olur.

Aşağıda sunacağımız hadîs, âdet halindeki boşamanın haramlığını ve geçersizliğini açıklamaktadır.

Abdullah b. Ömer (r.a) şöyle anlatıyor:

Âdet gördüğü sırada karımı boşadım. Bu durumu (babam) Ömer (r.a) Allah’ın Resûlü’ne açıklayınca, Allah’ın Resûlü öfkelendi ve şöyle buyurdu:

‐ Ona emret, karısına dönsün. Kadıncağız kocasının kendisini boşadığı âdetten başka yeni bir âdet daha görsün.

Eğer ondan sonra boşamak isterse, âdetten temizken ve cinsel ilişkide bulunmadan boşasın. İşte Allah’ın emrettiği şekilde iddet için boşamak budur.[4]

Âdet halindeki boşama Talâk sûresinin birinci âyetinin hükmüne aykırı olduğu ve Peygamberimiz tarafından yasaklanmış ve geçersiz kılınmış olduğu için, bu boşamadan dönülmesi gerekir.

Âdet halindeki boşama haram ise de, henüz cinsî münâsebette bulunulmamış kadının âdet halinde boşanması haram değildir. Çünkü yukarıda değindiğimiz “cinsel arzuların” zayıf olması hali, cinsî münâsebette bulunulmamış eş için söz konusu değildir.

Cinsî münâsebette bulunulmuş temizlik döneminde boşamak da bid’at (haram)dır.

Kur’ân ve Sünnet’e aykırı olduğu için bid’ât olması sebebiyle haram olan ve âdet halindeki boşama gibi geçersiz olması gereken bir boşama şekli de kadının temizlik döneminde, fakat cinsî münasebette bulunulduktan sonra boşanmasıdır.

Çünkü bu tür boşama da Talâk sûresinin birinci âyetine aykırıdır. Burada da cinsel bakımdan mahzurlar açıkça görülmektedir. Çünkü cinsî münâsebette bulunulan temizlik döneminde, yapılan cinsel ilişki sebebiyle kadına karşı arzular sönük olacaktır.

Sünnî ölçülere uygun boşama helâldir

İslâm Dîni’nin helâl kıldığı sünnî boşama, kadının temizlik döneminde cinsî münâsebette bulunulmadan yapılan boşamadır.

Erkeğin, takriben bir hafta süren âdet hali dönemniden sonra, temizlik devresine giren karısına karşı cinsel bakımından arzulu olacağı tabîidir.

Arzu duyulacağı bir sırada erkeğin ilişkiye girmeden karısını, ben seni boşadım‐ diyerek boşaması, âdet haline nazaran boşamasından daha isbaetli olacaktır.

Sonunda pişmanığı ve ıstırabı duyulmayacak bir boşama yapabilmek için boşamanın yeterli bir zaman süresi içinde, iyice düşünülerek yapılması ve cinsel duyguların da gerçekçi bir kontrolden geçirilmesi lâzımdır. Bunun en doğru şekli de boşamayı temizlik döneminde yapmaktır.

Şimdi Kur’ânî olan bu doğru şekli açıklayalım:

(Devam edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER ” MİRAT”

MİRATYOUTUBE

DİP NOTLAR

[1] Ebu Davud Talâk 3, Hn. 2178

2] H. İ. ve İ. F. Kamûsu 2/38‐9.

[3]Evliliği Sona Erdirici Cinsel Kusurlar, Hastalıklar ve Diğerleri” bölümüne bakınız.

[4] Müslim Talâk 1, Ebu Davud Talâk 4

 

Recent Posts

  • Gündem

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…

4 dakika ago
  • Makale

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…

54 dakika ago
  • Gündem

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2)

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…

1 saat ago
  • Gündem

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: Apateizm

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…

2 saat ago
  • Gündem

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…

3 saat ago
  • Gündem

Aile Çökerse Nüfus Dibe Vurur, Ülke Uçuruma Sürüklenir

Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…

3 saat ago