
Türkiye’nin yakın siyasi ve sosyal tarihi, inanç özgürlüğü bağlamında büyük mücadelelere ve derin kırılmalara sahne oldu. Bugün dindar kesimlerin hayatın her alanında, devletin en üst kademesinden en alt birimine kadar rahatça yer bulabildiği bir Türkiye tablosu hâkimken, bu noktaya hangi şartlardan geçilerek ulaşıldığı sıkça hafızalardan siliniyor. Özellikle 28 Şubat süreci ve öncesindeki medya baskısı, inanan insanların hayatını doğrudan hedef alan karalama kampanyalarıyla hatırlanıyor.
Geçmiş yıllarda okullarda veya kamusal alanlarda ibadetlerini yerine getirecek uygun mekanların bulunmaması, öğrencileri ve çalışanları zoraki çözümlere itiyordu. Mescit veya ibadet yeri eksikliği nedeniyle okul çatılarını, merdiven boşluklarını veya teneke barakaları kullanmak zorunda kalan gençler, o dönemin ana akım medyasının ana hedefi haline gelmişti. Eğitim hakkını ve inancını bir arada yürütmeye çalışan bu öğrenciler, temel bir insani hak olan ibadet özgürlükleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kalıyordu.
O dönemde televizyon ekranlarında yürütülen yayıncılık anlayışı, inanan insanları adeta birer “tehdit unsuru” gibi gösterme üzerine kuruluydu. Gazetecilik ve haber etiği kisvesi altında hazırlanan bazı haberlerde, okul çatılarında namaz kılan öğrencilerin görüntüleri, fonlarına yerleştirilen korku ve gerilim müzikleriyle servis ediliyordu.
Mehmet Ali Birand, Uğur Dündar ve dönemin benzer çizgideki medya figürlerinin başını çektiği bu yayınlar, toplumsal polarizasyonu derinleştiren ve dindar kesimleri hedef gösteren birer psikolojik harp aracı olarak değerlendiriliyordu. Namaz kılmak, başörtüsü takmak ya da dini değerleri açıkça yaşamak, neredeyse kamusal düzene karşı işlenmiş bir suç gibi lanse ediliyordu.
Yaşanan bu baskı dönemi, toplumsal hafızada derin izler bıraktı. Aradan geçen yıllar içinde Recep Tayyip Erdoğan ve dava arkadaşlarının hukuk mücadelesi sayesinde kamusal alandaki kısıtlamalar büyük ölçüde ortadan kalktı. Geçmişte yaşanan bu haksızlıkları hatırlayan kesimler, bugün gelinen noktayı büyük bir kazanım olarak değerlendirirken, o karanlık günlerin bir daha yaşanmaması temennisini dile getiriyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
“BUNLAR ‘BİZDEN’SE, BEN O ‘BİZ’DEN DEĞİLİM!” Bu söz aslında Rachel Corrie’ye aittir. O, İsrail soyundan…
Dünyaca Ünlü Kafes Dövüşçüsü, Zaferini, Annesinin Ayağını Öperek Kutluyor Ringlerin azılı ve disiplinli savaşçısı Muhammed…
CUMHURİYET, İSLAM'IN ONAYLADIĞI BİR YAPIDIR AMA İÇİNİN İSLAM'LA DOLDURULMASI ŞARTIYLA - Cumhuriyet döneminde radikal devrimler…
Mustafa Sarıgül, Hakkında Yeni İstismar İddiaları: Dört Eski Lise Öğrencisi Gündemde Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül…
Güney Suriye’de, Hükümete Karşı Saldırı Hazırlığı Suriye istihbaratının, Hizbullah hücreleri, Iraklı milisler ve eski rejim…
Afganistan Heyeti ile Göç İdaresi Başkanlığı Arasında Önemli Göç Görüşmesi Afganistan İslam Emirliği heyeti, Türkiye…