Makale

Cemaat hayatına ihtiyacımız var

Cemaat hayatına ihtiyacımız var

Cemaat, aslında sosyolojik bir gerçek. Fakat, günümüzde; temelsiz ve kulaktan dolma bilgiler ile insanlar, bazı kavramların doğru cevaplarını alma imkanını kaybetmektedirler.

Cemaatin sosyal ve kültürel boyutu:

Cemaat, aile ve akrabadan sonra, onları da içine alabilecek şekilde geliş-miş devlet öncesi bir kurumdur. Cemaat, çok geniş toplum içerisinde; belirli hedefleri öncelikli olarak benimseyen örgütlü bir sosyal yapıdır. Cemaatlerin belirgin vasfı, samimi ve organik bir şekilde birbirlerine bağlı olmaları ve birbirlerini hedefledikleri istikamette desteklemeleridir.

Cemaat, ferdin hareket imkanını yok etmek değil; onun hür ve iradeli bir şekilde varlığını devam etmesine kakıda bulunma rolünü üstlenmiştir. Sağlıklı bir Cemaat münasebeti, kurallara bağlı bir şekilde olmalı. Cemaat, adeta kurumsallaşarak kişilerin kontrolünden çok, cemaate vücut veren prensiplerin doğrultusunda faaliyetini sürdürmesi gerekir.

Modern bir toplumda Cemaat, insanların sosyal dünyalarını geliştiren ve birbirleri ile ilişkilerini olgunlaştıran bir “İnsan Kaynakları Merkezi” olarak şekillenmeye ihtiyacı vardır.

Sivil müesseseler, batı’nın sosyal şartları içerisinde var olan ve dev letin militer ve baskıcı yapısına karşı kurulmuş halk teşkilatları olarak ortaya çıkmış kurumlardı. Modern devleti, onun dayattığı ulusal kimliği, felsefi bir temelden ziyade, ekonomik menfaati pekiştiren bir mekanizma şeklinde düşünmek gerekir. Bu yüzden, modern devlet toplumsal kültür veya kimlik gibi değerlere dayanmak yerine, ekonomik veya politik alanda fonksiyon görmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Modern devletin batılı tecrübe ve sistem ile bütünleşmiş olması, bir yerde modern devletin tarihi şartlarının da batı toplumlarının hayat ve anlayışları çerçevesinde şekillendiği görülmektedir. Toplumların, modern devlet tarafından kitleleştirildiği; çoğulculuk adına kişilerin kimliklerinin ortadan kaldırıldığı ve tüketime yönlendirildiği düşünüldüğünde, böyle bir sosyal yapının sürdürülmesi zordur.

Cemaat Kavramının Dışlanma Sebepleri:

Cemaat ile toplum arasındaki ayırımcılık, batı felsefesinin bir ürünüdür. Cemaat, müslüman bir toplum için toplumsal sistemin, insana, kültüre ve ahlaka dönük yüzü ve bu tür etkinliklerin pratize edildiği özel bir organizasyondur. Bugünkü cemaat yapıları, suçluluk psikolojisi veya dar imkanlar içerisinde oluşturulmuş ve çoğunlukla salt dini görünümlü özellik taşımaktadır. Halbuki, Cemaat çalışması; kişi ve grupları temsil edici, yönlendirici, muhafaza edici bir nitelik taşımalıdır.

Türk-İslam medeniyetinde esnaf dernekleri, bir yönüyle iktisadi, diğer yö- nüyle dini ve sosyal fonksiyonları olan cemaat yapıları olarak açıklanmaktadır. Fütüvvet teşkilatına ait temel prensipler, kardeşlik, adalet, dayanışma gibi ma- nevi ve ahlaki değerler olarak bu grupları bir arada tutmuş ve topumun temel müesseseleri olarak devleti ve toplum dinamizmini arttırmışlardır.

Batı toplumlarında sivil örgütlenmenin yaygınlaştırılmaya çalışılması, devletin, özellikle insan çaba ve organizasyonuna dayanan alanlarda başarılı olamayışının bir sonucu olarak değerlendirilebilir Fakat, bizde Cumhuriyetle birlikte benimsenen devletçilik anlayışı, maalesef halka dayalı kurumların bu derece etkin bir rol oynamasına imkan verecek müsamahaya ve anlayışa sahip olamamıştır.

Tonnies ve Weber, birçok batılı teorisyen ve doktrinci gibi, felsefelerini kendi toplumsal gerçekleri üzerine kurmuşlardır. Bu yüzden tezlerinin temelinde ve dolayısıyla insan tiplemelerinde, batı’daki sosyal, politik ve ekonomik alandaki tutum ve davranışların, çatışmaların ciddi izleri bulunmaktadır. Dolayısıyla, onları ortaya koyduğu tesbitleri kendi toplumları için değerli olabilir ve bu yönüyle ele alınabilir.

İslam medeniyetinde, Toplumdaki fertleri olgunlaştıran, temizleyen ve onları başka insanlarla kardeşliğe ve dostluğa sevkeden ciddi davranış ve yönetim felsefeleri mevcuttur.

Sadece ekonomi veya teknolojiye değil, gönül ve ruh dünyasına doğru yapılan fetihlerin; İslam toplumlarındaki sosyal barış ve insani olgunlaşmada büyük payları bulunmaktadır.

Batı’daki egoist veya çatışmacı anlayış ve felsefeler, siyasi ve ekonomik menfaatin yaşama felsefesinin ideal bir konuma getirilmesiyle ortaya çıkmıştır.

Yeryüzünde farklı dil, renk ve anlayıştan birçok toplum var. Fakat bunların çoğu, kendi değerlerini belirleyememiş ve başka toplumların güdümünde bulunmaktadır. Demek ki, bir toplumun varlık sebebi; öncelikle kendine ait “doğ- rular”ı ortaya koyabilmesi ve bu doğrultuda bir hayat sistemini şekillendirebilmesidir. Gayesiz insanların, nasıl olayların etkisinde kalıp; ciddi birşeyler ortaya koyamaması gibi; toplumların da iradesiz kalabalıklar haline gelmesi, toplumsal ideallerinin bulunmayışından kaynaklanır.

Toplum ruhu, inanılan ve kabul edilen değerler toplamıdır. Bu tür değerler; ya, belirli bir din kaynağından veya kişi veya grupların ortaya attığı yaşama felsefesinden sağlanmaya çalışılır.

Dinlerin saf ve özgün dönemlerinde; Musevi, Hristiyan ve Müslüman ön- der insanlar; çevrelerinde büyük bir etki ve hareket meydana getirmişlerdir. Tarihin hiçbir döneminde; peygamberlerin başarısına yakın bir başarı yakalamış bir lideri göstermek mümkün değildir.

Hür toplum tiplerinde devlet; toplumsal düşünce ve ruhun oluşturduğu bir bütündür. Bu tür yapılarda devlet; belirli bir grubun yönettiği fakat, toplum fikir ve ideallerin organize bir şekilde hayatı biçimlendirdiği manevi bir otoritedir.

Tarihin belirli dönemlerinde görülen ve halkın iradesi dışındaki belirli bir gücün temsilciliğini yapan zoraki iktidarların hükümetleri gerçekleşmiş olur. Bu tür yönetimler; halka değil de, dayandıkları menfaat grubuna hizmet etmeye ve  halkı bunaltmaya yönelik tutumlar sergilemişlerdir.

Artık, teorik doktrinlerin hayali ve uygulanamaz toplum modellerini bırakıp, tarih içinde uygulanmış ve önemli birliktelikler oluşturmuş kurumsal yapılar üzerine bir toplum sistemi kurmayı düşünmeliyiz.

Prof.Dr.Sami Şener

YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

MİRATYOUTUBE

MİRATHABER.COM

Recent Posts

  • Gündem

“Allah’ın Elçisi Hazreti Muhammed’in Veda Haccı” Yazı Dizisi Mirat Haber’de Başlıyor

“Allah’ın Elçisi Hazreti Muhammed’in Veda Haccı” Yazı Dizisi Mirat Haber’de Başlıyor İslam dünyasının en önemli…

2 saat ago
  • Gündem

GENÇLER DİNDEN UZAKLAŞIYOR

"Hz. Ömer Adaleti" Derken "Turist Ömer" Gibi Yaşamak Gençleri Dinden Uzaklaştırıyor mu? Diyanet İşleri eski…

9 saat ago
  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

10 saat ago
  • Gündem

Lübnan’da Sivil Kayıplar Artıyor

Lübnan’da Sivil Kayıplar Artıyor: Küçük Mila İsrail Saldırısında Hayatını Kaybetti BEYRUT – Lübnan’ın güneyindeki gerilim,…

11 saat ago
  • Gündem

Gazze’de Savaşın Gölgesinde Umut: Han Yunus’ta 50 Çift Toplu Nikahla Evlendi

Gazze’de Savaşın Gölgesinde Umut: Han Yunus’ta 50 Çift Toplu Nikahla Evlendi Gazze Şeridi’nin güneyinde yer…

12 saat ago
  • Gündem

ALMANYA – ABD ARASINDA GÜVEN KRİZİ

ALMANYA İLE ABD ARASINDA GÜVEN KRİZİ DERİNLEŞİYOR Almanya’dan Stratejik Karar: "Bundeswehr" Verileri ABD FİRMASI OLAN…

12 saat ago