
Son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler, tekil birer kriz değil; Türkiye’yi kendi sınırlarına hapsetme gayesi güden senkronize bir stratejinin parçalarıdır. Hava sahamızı ihlal eden casus İHA’lardan, Doğu Akdeniz’deki şer ittifaklarına, Libya ve Azerbaycan eksenli provokasyonlardan, güney sınırımızdaki terör saldırılarına kadar her hamle tek bir amaca hizmet ediyor: Türk devletini nefessiz bırakmak.
Bu tabloyu sadece bir dış politika meselesi olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Karşımızdaki “kuşatma operasyonu”, ancak sarsılmaz bir milli birlik ve devlet-millet bütünleşmesiyle boşa çıkarılabilir. Ancak bu bütünleşmenin harcı sadece hamaset değil, toplumsal adalettir.
Dışarıdaki kuşatmayı yarma iradesi, içeride halkın refahıyla doğrudan ilintilidir. Devletin bekası için verilecek mücadelede en büyük güç kaynağı, ekonomik kaygılardan arınmış bir millettir. Bu bağlamda, hükümetin atması gereken en kritik adım; ekonomik refahı gerçek anlamda tabana yaymak, ücretliler ve emekliler konusunda asla taviz vermeyen bir tutum sergilemektir.
Mevcut borca dayalı sistemin kısıtlamalarıyla bu kuşatmayı tam manasıyla kırmak mümkün değildir. Türkiye, mutlak anlamda bir iktisadi devrim gerçekleştirmek zorundadır. Borca dayalı finansal yapı, dış müdahalelere açık bir “yumuşak karın” oluştururken; üretime dayalı yapı, ülkeyi jeopolitik şantajlara karşı dokunulmaz kılar.
Lojistik Bağımsızlık: Kendi enerjisini ve ham maddesini üreten bir Türkiye, Akdeniz’deki kuşatmayı sadece donanmasıyla değil, ekonomik direnciyle de yarar.
Sosyal Mukavemet: Geçim derdi bitmiş bir toplum, dış kaynaklı manipülasyonlara karşı en dirençli “iç cephedir”.
Savunma Sanayiinde Tam Bağımsızlık: Üretim ekonomisi, savunma teknolojilerinin finansmanını dışarıya muhtaç kalmadan, öz kaynaklarla sürdürülebilir hale getirir.
Türkiye, tarihin hiçbir döneminde baskılara boyun eğerek varlığını sürdürmemiştir. Bugün de bizi çevrelemeye çalışan bu kuşatma, ancak ve ancak sarsılmaz bir milli mutabakat ve halkını ekonomik olarak güçlü kılan bir devlet iradesiyle dağıtılabilir. Savunma hatlarımızı sadece sınır boylarında değil, her bir hanenin mutfağında ve üretim tezgahlarında kurmalıyız.
Unutulmamalıdır ki; ekonomik bağımsızlıkla taçlanmamış bir askeri güç, eksik kalacaktır. İçeride tok ve huzurlu, dışarıda dik ve kararlı bir Türkiye; karşısındaki tüm şer ittifaklarını tarihe gömecek kudrete sahiptir.
YUNUS EKŞİ
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
İSLAMİ HABER “MİRAT”
@yunuseksi_53
AB, Netanyahunun uçağına hava sahalarını açan üye ülkelere UCMyi ve Roma Statüsü ilkelerini hatırlattı. Hava…
AB, Netanyahunun uçağına hava sahalarını açan üye ülkelere UCMyi ve Roma Statüsü ilkelerini hatırlattı. Hava…
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 4 bin 333'e ulaştı. Bu…
SGK ile Türkiye Sigorta arasında emeklilere yönelik işbirliği protokolü imzalandı. Bu protokol, emeklilerin sosyal güvenlik…
60 saniyede ekonomide bugün (28 Temmuz 2026) hakkında son gelişmeler. 28 Temmuz 2026'da ekonomideki önemli…
Johnson & Johnsondan talk davalarında 5,5 milyar dolarlık uzlaşma önerisi hakkında son gelişmeler. Johnson &…