
Özgür Özel: Suriye’de akrabamız olan Kürtler ve Aleviler için endişe duyuyoruz. Milli Güvenlik mi, Siyasi Avukatlık mı?
Özgür Özel’in Suriye açıklamaları, Türkiye Devletinin çıkarları açısından skandal bir açıklama olmuş. CHP Genel Başkanı, Suriye’deki son gelişmelerde öncelikle “akrabalarımız olan Kürtler ve Aleviler” için endişe duyduğunu belirterek, bu grupları özel olarak öne çıkarıyor. Bu ifade, Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit eden PKK/YPG gibi terör örgütlerine yakın duran unsurları ve Suriye’deki Alevi topluluklarını (Esad rejimiyle bağlantılı görülen) sanki Türkiye’nin asli meselesiymiş gibi savunuyor.
Özel’in sözleri şöyle: “Suriye’de akrabalarımız olan Kürtler için hassasiyet duyuyoruz, akrabalarımız olan Suriye’deki Aleviler için hassasiyet duyuyor, endişe duyuyoruz.” Ardından “Suriye’deki Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Dürzileri ve Alevileri kardeşimiz, akrabamız, komşumuz, ayrılmaz parçamız olarak görüyoruz” diyor. Ancak burada dikkat çeken nokta, Türkmenlerin veya Sünni Arapların kaderine dair benzer bir “endişe” vurgusunun olmaması. Sanki Türkiye’nin asıl derdi, sınır ötesindeki Kürt ve Alevi unsurlarmış gibi bir öncelik sıralaması yapıyor.
Bu yaklaşım, Türkiye’nin Suriye politikasında yıllardır terörle mücadele eden, sınır güvenliğini sağlayan ve Türkmen kardeşlerimizi koruyan milli duruşu hiçe sayıyor. Özel, adeta PKK/YPG’nin Suriye’deki varlığını “demokratik hak” gibi sunan bir çizgiye kayıyor; daha önce de Suriye Kürtlerinin “anayasal güvenceye kavuşmasını” istediğini Rudaw gibi PKK’ya yakın medyada açıklamıştı. Şimdi ise iktidar medyasını “Kürtleri rencide eden söylemler” kullanmakla suçlayarak, Türkiye’deki Kürt kardeşlerimizi de bu hassasiyetle ilişkilendiriyor.
Türkiye’nin önceliği ne olmalı? Sınırlarımızdaki terör koridorunu engellemek, Türkmenlerimizi korumak, sığınmacı yükünden kurtulmak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü milli çıkarlarımız doğrultusunda savunmak. Ama Özgür Özel, bunları bir kenara bırakıp, terör örgütüyle iltisaklı grupların ve Esad rejimi kalıntılarının “endişe” kaynağı olduğunu söylüyor. Bu, milli güvenlik açısından kabul edilemez bir tavır; adeta Türkiye değil de başka etnik grupların ve potansiyel terör unsurlarının avukatlığına soyunmak gibi duruyor.
Özel’in bu tavrı, CHP’nin tarihsel çizgisinden sapma değil, aksine bazı dönemlerde görülen “dış mihraklara yakın” duruşun yeni bir örneği. Türk milleti, kendi evlatlarının geleceğini düşünürken, Özel’in Suriye’deki belirli etnik gruplara gösterdiği bu aşırı hassasiyet, milli vicdanda derin bir rahatsızlık yaratıyor. Türkiye’nin çıkarlarını öncelemek varken, “akrabalarımız” diyerek yabancı unsurları ön plana çıkarmak, en hafif tabirle sorumsuzluktur.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube