
Türkiye haftalardır CHP‘deki mutlak butlan tartışmasını konuşuyor.
Gazze‘de çocuklar ölürken, İsrail‘in saldırıları sürerken, İran-ABD gerilimi Orta Doğu’nun geleceğini etkilerken, enerji yolları ve küresel dengeler yeniden şekillenirken Türkiye‘nin ana gündem maddelerinden biri CHP’nin kendi iç hesaplaşması haline geldi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP‘nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” kararı, partide zaten var olan fay hatlarını daha görünür hale getirdi. Kararla birlikte Özgür Özel yönetimi ile Kemal Kılıçdaroğlu‘na yakın isimler arasındaki gerilim yeni bir aşamaya taşındı. Mahkeme, kurultayın kesin hükümsüz sayılması yönünde karar verirken, tartışmalar da hukuki zeminden çıkarak siyasi bir krize dönüştü.
Ancak burada sorulması gereken temel soru şudur:
CHP bu noktaya nasıl geldi?
İktidar mı CHP‘yi kendi içinde bölünmeye zorladı?
Yoksa bugün yaşananların temelinde yıllardır biriken parti içi hesaplaşmalar mı bulunuyor?
Kamuoyuna yansıyan tabloya bakıldığında dikkat çeken gerçek şudur: Kurultay sürecine ilişkin iddiaların önemli bölümü CHP içinden geldi. Şikayet edenler CHP‘lilerdi. İddiaları gündeme taşıyanlar CHP‘lilerdi. Mahkemelerde ifade verenler de büyük ölçüde CHP çevrelerinden gelen isimlerdi. Davalar da bu iddialar üzerine şekillendi.
Bu nedenle bugün yaşanan krizi yalnızca dış müdahale veya siyasi operasyon söylemiyle açıklamak eksik kalmaktadır.
Ortada öncelikle bir güven krizi vardır.
Bir siyasi parti düşünün…
Eski genel başkan ile yeni genel başkan arasında tartışmalar bitmemiş…
Parti yöneticileri farklı açıklamalar yapıyor…
Milletvekilleri farklı pozisyonlar alıyor…
Her gün yeni bir belge, yeni bir iddia ve yeni bir açıklama ortaya çıkıyor…
Böyle bir ortamda vatandaşın CHP‘yi iktidar alternatifi olarak görmesi kolay değildir.
Asıl dikkat çekici olan ise CHP‘nin haftalardır Türkiye’nin gerçek gündeminden kopmuş olmasıdır.
Millet hayat pahalılığını konuşuyor.
İslam dünyası Gazze‘deki katliamları konuşuyor.
Bölge ülkeleri savaş ihtimallerini konuşuyor.
Ancak CHP kendi içinde kimin genel başkan olacağını, hangi kurultayın geçerli sayılacağını ve hangi yöneticinin meşru olduğunu tartışıyor.
Muhalefetin görevi kendi iç krizleriyle ülke gündemini meşgul etmek değil, milletin meselelerine çözüm üretmektir.
Bugün gelinen noktada “mutlak butlan” ifadesi hukuki bir kavram olmaktan çıkmış, CHP açısından adeta “mutlak buhran” anlamı kazanmıştır.
Elbette hukuki süreç devam edecek, üst mahkemeler son sözü söyleyecektir. Ancak siyasi açıdan görünen gerçek şudur:
Bir partiyi en çok yıpratan şey rakiplerinin eleştirileri değil, kendi mensuplarının birbirleri hakkında söyledikleridir.
CHP‘nin önündeki asıl sorun mahkeme kararı değil, kendi içinde kaybettiği güven duygusudur.
Bu güven yeniden tesis edilmeden yapılacak her kurultay, her açıklama ve her siyasi hamle yeni bir tartışmanın kapısını aralayacaktır.
Ve görünen o ki CHP, mutlak butlan kararından çok daha ağır olan bir sorunla karşı karşıyadır:
Kendi içinde oluşan mutlak buhranla…
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Arjantin, Falkland Adaları pankartı nedeniyle ceza alabilir. Bu durum uluslararası ilişkilerde yeni bir gerginliğe yol…
A Milli Erkek Voleybol Takımı, Milletler Liginde Ukrayna ile karşılaşacak. Bu önemli karşılaşma, takımların performansını…
Japonya Savunma Bakanı Koizumiden İstanbulda uskumru sandviç paylaşımı hakkında son gelişmeler. Japonya Savunma Bakanı Koizumi,…
Türk futbolundan Mauro Icardi geçti. Icardi, Türkiye Süper Lig'inde önemli bir etki yarattı ve performansıyla…
Lesley Ugochukwu, Galatasaray tarihindeki 217. yabancı futbolcu olarak kayıtlara geçti. Futbol kariyeri ve Galatasaray'daki önemi…
İsrail hapishanelerinde yıllarca işkence gören Filistinli esirler, yaşadıkları travmaları ve insanlık dışı muameleleri detaylarıyla paylaştı.