
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamaları, partinin yönünü netleştiriyor. Artık sadece laiklik vurgusu yapılmıyor. Aynı zamanda Batı’nın değerlerine tam teslimiyet mesajı veriliyor. “İngiltere’nin menfaati Erdoğan’da değil, bizde” ifadesi, bir siyasi tercihten öte, bir sadakat bildirisi olarak değerlendiriliyor.
Bu söylemler, CHP’nin geçmişte saklamaya çalıştığı bağlantıların gün yüzüne çıkması anlamına geliyor. Vahdettin’i “İngiliz ajanı” diye yaftalayanlar, bugün İngiltere’nin desteğini açıkça istiyor. Dün İskilipli Atıf Hoca’yı ve Şeyh Said’i İngilizlerle işbirliği yapmakla suçlayarak astılar. Bugün ise Batı’yla işbirliğini “çağdaşlık” olarak pazarlıyorlar.
Özgür Özel’in İstanbul Sözleşmesi’ne dönüş sinyali, CHP’nin aile kurumuna bakışını ortaya koyuyor. Sözleşmenin içinde yer alan ve LGBT lobisinin önünü açan maddeler, toplumun geniş kesimi tarafından tepkiyle karşılanıyor. Ancak Özel, bu tepkileri önemsemiyor ve Batı normlarına uyum sinyalleri vermeye devam ediyor.
LGBT ideolojisinin meşrulaştırılması, aile yapısını tehdit ediyor. Geleneksel değerleri savunan milyonlar, bu gelişmeleri endişeyle izliyor. Buna rağmen CHP, bu yapıyı sahiplenmekten geri durmuyor. “Biz çağdaşız, biz Batılıyız” diyerek halktan kopan bir çizgide ilerliyorlar.
Bu söylemler ve politikalar, çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’de ne yazık ki hâlâ prim yapabiliyor. Halkın bir kısmı, CHP’nin gerçek niyetini görmekte geç kalıyor. Bu da toplumun geleceği için büyük bir tehlike oluşturuyor. Çünkü bir millet, köklerinden ve değerlerinden ne kadar uzaklaşırsa, o kadar savunmasız hâle gelir.
Görülüyor ki CHP, İslam’a, aileye ve geleneksel değerlere karşı yeni bir mücadele başlatmış durumda. Bu gidişata karşı duyarlı olmak, sadece dindar kesimin değil, milletin tamamının sorumluluğudur. Çünkü mesele bir partinin değil, ülkenin ve ümmetin geleceğidir.
HABER YORUM
İngiliz hayranı olduklarını ve oraya hizmet etmek için var olduklarını, eskiden saklardı bu CHP’liler…
Artık saklamıyorlar…
“İngiltere’nin menfaati Erdoğan’da değil bizde” diye de açıkça deklare ediyorlar…
Geçmişten günümüze, “Vahdettin’i İngiliz hayranı ve ajanı olarak suçlayanlar yapıyor bunu…
Şeyh Said’i, İskilipli Atıf Hocayı ve birçok alimi “İngiliz ajanı” diyerek asanlar, bugün gelinen noktada artık gizlemiyorlar emellerini…
“Bırakın Erdoğan’ı falan, ben varım burada” diyor Özgür Özel…
Tüm bunlara ek olarak da Özel, LGBT gibi, aile ve toplumumuzun temeline dinamit koyan bir yapıya, İstanbul Sözleşmesine geri döneceğiz diyerek yeşil Işık yakıyor…
Ve hala… Çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede, bu söylemler prim yapıyor…