Gündem

Cinsel Haramların Cinsellik Dışı Sebebleri (2)  Fakirlik

Cinsel Haramların Cinsellik Dışı Sebebleri (2)  Fakirlik

Fâhişeye verdiğin sadaka; yaptığın yardım ise, ihtiyacını giderir de onu vücûdunu satmaktan koruyabilir.

(Hz. Muhammed)

Hiç şüphe yoktur ki fakirlik başta zinâ olmak üzere cinsel haramların ana sebeblerinden biridir.

İmanı sarsan, cins kafa ve kabiliyetlerin gelişmesini engelleyen, maddî güce ve siyâsî nüfûza boyun eğdirecek ortamı geliştiren fakirlik, rüşvet, hırsızlık ve fuhuş gibi ahlâksızlıkların da bir sebebidir.

Fakirlik, her fakir için cinsel haramlara yol değilse de cinsel haramların açık ve işlek bir yoludur. Müşâhede edilen bu gerçeği Allah’ın Resûlü’nün hadisleri de doğrulamakta ve pekiştirmektedir.

Fakirliğin cinsel haramlara nasıl sebeb teşkil ettiğini üç başlık altında açıklayabiliriz…

Fakirlik Evliliği Engelleyip, Bekârlığı Uzatır

Allah’a ve Âhiret Hayatı’na imanın yanı sıra cinsel haramların işlenmesine mâni olan en mühim koruyucu şüphesiz evliliktir.

Fakirlik, evliliği geciktirmektedir. Zira bilindiği gibi evlilik, kira ile de olsa bir ev sağlanmasını gerektirmektedir. Lüzumlu ev eşyaları yanısıra kadının nafakasını temin etmeyi de zarûrî kılmaktadır. Bu yükümlülüklere verilmesi gerekli mehir de ilâve edilirse, evliliğin maddî imkânları gerektirdiği anlaşılır.

Kur’ân ve Sünnet kültürünün hâkim olmadığı toplumlarda yaygınlaşan israf ve lüks harcamalarının mecbûrileştirilmesi olayı ise, başlı başına bir problemdir.

Fakirliğin evliliği engelleyici ve erteleyici yönü Allah’ın Resûlü’nce kabul buyurulduğu içindir ki O şöyle buyurmuştur:

Ey gençler topluluğu! Evleniniz. Zira evlilik gözü şehvetli bakışlardan daha çok koruyucu, cinsel organı (harama düşmekten) daha çok muhâfaza edicidir. Evlenemeyenleriniz ise oruca devam etsin. Şüphesiz oruç, oruç tutanı (şehvet saldırılarından) koruyan bir kalkandır.[1]

Evliliğe yol vermeyen fakirliğin bekârlığı uzatacağı, uzayan bekârlığın da göz zinâsı, pornografik neşriyatı takip, seksüel filmlere ilgi, flört ve zinâya rağbet gibi cinsel haramlara ortam hazırlayacağı îzahdan beridir.

Fakirlik Dar Bir Eve Mahkûm Eder

A-İslâmî aile disiplini, anababa ile yetişkin erkek ve kız çocukların ayrı ayrı yatak odalarında yatmasını gerekli kılar.

Husûsiyle ana‐babanın ayrı bir yatak odasının olması, Nûr Sûresi’nin ellisekizinci âyetinin bir gereğidir. Çünkü mezkûr âyette yatsıdan sonra, fecirden önce ve bir de öğlende yapılan istirahat sırasında hizmetçilerin ve ergenliğe ermemiş çocukların izin almaksızın karıkoca yanına girmemesi emrolunmaktadır ki, bunun anlamı karıkocanın müstakil bir odaya sâhip olması gereğidir.

B-Yetişkin erkek ve kız çocukların kardeş de olsalar birbirlerinin avret mahallerine bakmaları haramdır.

Erkeğin avreti göbekle diz kapakları arası, yetişkin kızın kardeşleri gibi mahremlerine karşı avreti ise göbekle diz kapakları arasıyla sırt ve karın çevresi bölgeleri ve göğüslerdir.

Bu yetişkin çocukların yattıkları yerin bir olması halinde istemeyerek de olsa avret mahallerine bakmak haramının oluşması ve tekrarlanması kaçınılmaz olur.

Burada ergin olmasa da on yaşına varmış erkek kardeşlerin ve de kızkardeşlerin bir yatakda yatırılmasını yasaklayan hadîsi de hatırlayacak olursak, genişçe bir evin zarûreti ortaya çıkacaktır.

Bunun içindir ki cinsel mahzurları beraberinde getirecek dar bir evi Allah’ın Resûlü dünya hayatının bedbahtlıklarından biri olarak şöylece açıklamaktadır: Üç şey… bahtsızlıktandır:

a‐ Baktığında bakışları ve davranışlarıyla seni üzen, dilini üzerine alarak huzûrunu kaçıran, bir yere gittiğinde ise kendi namusunu ve malını koruyacağına dâir sana güven duygusu vermeyen kadın,

b‐ Kamçılayıp değnekleyerek vurup dursan seni yoracak, haline bıraksan seni dostlarına götürüp‐getirmeyecek huysuz ve tembel bir binek, [2] c‐ Kullanma sahası az, dar bir ev.[3]

c) İslâm Aile Hukûku’nda geçiminden âciz kalan anababanın bakılma‐

sının erkek çocuğun görevleri arasında olduğu, ayrı bir ev tutulamaması halinde beraberce oturulacağı, dolayısıyla onların da bağımsız bir odaya ihtiyacı olacağı hakikati, geniş bir evin zarûretini pekiştirmektedir.

Gerekli ve yeterli bir ev edinmeye imkân vermediği içindir ki fakirlik, cinsel haramlara sebeb olabilmektedir.

Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü “Kullanım alanı geniş bir evi mutluluk” olarak nitelemiştir. Bu sebeple de “evin geniş tutulmasını” öğütlemiştir. Yaptığı ve yapmamızı öğütlediği duâlardan biri de şu olmuştur:

Allah’ım! Günahlarımı bağışla, evimi genişletip huzurunu artır ve rızkımı bereketli kıl.[4]

Fakirlik, Ergin Kızları ve Kadınları Evlerinin Dışında Çalışmaya  Mecbur Eder

İslâmî toplum ve aile düzeninde kadının nafakasını temin etmek kocanın, kız çocuklarının nafakalarını temin etmek ise babanın vazîfesidir.

Ekonomik kriz dönemlerinde, sosyal yardım alamayan kocaları veya babalarına yardımcı olabilmek için İslâmî ahlâk kurallarına göre yapılandırılmış iş yerlerinde çalışmaları câiz ve bazen gerekli ise de, onlar genel olarak ev dışında çalışarak kazanmakla yükümlü değildirler. Ancak ev içinde çalışır, bağ bahçe işlerinde yardımcı olabilirler. Onların asıl görevleri eşliktir, analıktır güzelliklere çağrı nitelikli kültürel ve sosyal aktivitelerdir.

Kadın cinsî câzibeye sâhip bir varlıktır. O, yabancı erkeklerle bir arada çalışmak mecbûriyetinde kaldığı zaman, hem kendisi, hem de çevresindeki erkekler cinsel baskı altına girer. Bu tabîidir.

Bu sebeble şehvet dolu bakışmalar, iş gereği beraberlikler, beraberliği takib edecek flörtler ve zinâlar kaçınılmaz sonuçlar gibi olabilir.

Çocuk olmaması için cinsel korunma önlemlerinin yaygınlaştığı bir toplumda, koca endişesi veya baba gözetimi ve korkusu da ortadan kalkınca, kadınların ve kızların çok kolay bir şekilde sapabileceği ve saptırılabileceği bir hakikattir.

Kadınların çalışması ve çalıştırılması, erkeklerin olumlu kıskançlık duyguları yanısıra, çalışma gayretlerini de zayıflatabileceğinden, bu durum kadınlar üzerindeki aile disiplinini büsbütün çökertebilir. İslâm dışı toplumlarda bir hayat gerçeği olan bu korkunç zilletin ülkemiz gibi halkı Müslüman ülkelerde de görülmeye başlandığını ve giderek yaygınlık kazandığını söyleyebiliriz.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız cinsel sakıncalar, kadının erkeklerle bir arada çalışma imkânı bulabildiği durumdadır.

Bir de kadının fakirlik sebebiyle çalışmaya mecbur olduğu halde iş bulamaması durumu vardır ki, bu durumda yegâne çare vücûdu satmak olacaktır. Bu tabîi bir gelişmedir. İmanın güçlü, ahlâkın mazbût olması bile ihtiyaç seline bend olamayabilir.

Aşağıda sunacağımız Kifl hadîsi, işâret olunan gerçeğin delilidir.

Beni zinâya ihtiyaç düşürdü

Abdullah b. Ömer (r.a) şöyle anlatıyor.

Ben, Allah’ın Resûlü’nün anlattığı bir olayı dinledim. Ne var ki ben bu olayı Allah’ın Resûlü’nden öyle bir defa veya iki defa değil (üç, beş hatta) yedi defa belki daha da fazla dinledim.

Evet, Allah’ın Resûlün’ü şöyle anlatırken dinledim:

İsrâiloğullarından Kifl isimli bir adam vardı. Hiçbir günahtan sakınmaz, onu işlerdi.

(İhtiyacını arzetmek için kendisine başvuran bir) kadına cinsel ilişkide bulunmak için altmış dinar (altın) verdi.

Erkeğin karısına yaptığı gibi eyleme başlayınca kadını bir ürperti aldı ve ağladı.

Kadının durumunu izleyen Kifl sordu:

‐ Ağlamanın sebebi nedir? Yoksa canını mı yaktım?

Hayır, canımı yakmadın. Ben vücûdumu hiç mi hiç satmadım.

Ama beni bu duruma başka değil, ihtiyaç düşürdü.

Bu cevabı alan Kifl, mânen sarsıldı ve şöyle söylemekten kendini alamadı:

‐ Sen yokluk sebebiyle zinâya düşmekten ötürü ürperip Allah’ın azâbına uğramak korkusuyla ağlıyorsun da, ben (varlık içinde zinâdan) korunamadım. (Yazık bana.) Var yürü git. Verdiğim altınlar da senin olsun. Allah’a yemin ederim ki hayır, artık cinsel haramlar işleyerek asla bir daha Allah’a isyan etmeyeceğim.

Allah’ın Resûlü anlatımını şöylece sürdürdü:

O gece Kifl öldü…ve Yüce Allah Kifl’in bütün günahlarını bağışladı.[4]

Sunduğumuz hadis ilk bakışda Allah sevgisi ve saygısıyla zinâdan korunmanın fazîletini açıklıyorsa da, hadisin bir ana mesajı da fakirliğin, helâl ve haram şuûruna sâhip olup, iffetle ürperebilen kadınları bile cinsel vasıflı haramlara razı edebileceği hakikatidir.

Bu özelliklere sahib olmayan murakebeden yoksun kadınların, az bir dünyalığa boyun eğerek zinâ yapabilmeleri muhtemeldir. Kaldı ki belirli ve sürekli bir işi yok iken belirli bir kazancı sürekli olarak sağlamaya mecbur kalacak kadının cinsel haramlara sürüklenebileceği hakikati, İslâm gerçekçiliğinde itiraz olunmaksızın kabul olunacak bir hususdur.

Halîfe‐i Müslimin Hz. Osman’ın şu hitabesini İslâmî yaklaşımın bir örneği olarak değerlendirebiliriz:

“(Ey İnsanlar!) Sanatı olmayan câriye kadını kazanmaya mecbur etmeyiniz. Zira her ne zaman onu kazanmaya zorlarsanız, cinsel organı ile kazanmaya kalkar. Çocukları da çalışıp kazanmaya mecbur etmeyiniz. Yapabileceği bir iş bulamadığı zaman çalmaya başlar.[5]

Yanlış anlamalara sebebiyet vermemek için, burada daha bir açıklıkla ifade etmek isteriz ki; biz fakirliğin mutlaka cinsel haramlara sürükleyeceğini ileri sürmüyoruz. Bunun gibi fakirliğin giderilmesiyle fuhşun önüne geçilebileceğini de iddia etmiyoruz. Ancak cinsel haramların iktisâdî zarûretler sebebiyle de yapılabileceğini, bu sebeple yapılan fuhşun da fakirliğin giderilmesiyle önlenebileceği gerçeğini duyurmaya çalışıyoruz.

Nitekim Allah’ın Resûlü de ekonomik refahın fuhşu engelleyebileceğine dikkatlerimizi çektiği bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

Hırsıza verdiğin sadaka ona çalmayı bıraktırabilir.

Zengine verdiğin sadaka, örnek oluşturarak onun da vermesine sebep  olabilir.

Fâhişeye verdiğin sadaka; yaptığın yardım ise, ihtiyacını giderir de onu vücûdunu satmaktan koruyabilir.[6]

(Devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

 

[1] Tirmizî. Nikâh 1, Hn. 1081

[2] ‐Allah bilir‐ devrimizde eski ve sık arıza çıkaran bir otomabil.

[3] el‐Camiüs‐ Sağir “ Selâsetün…”

[4] Sırasıyla bak. el‐Camiüs‐Sağîr “Ellhümmeğfir li…”, Tirmizî Zühd 61, et‐Tac 5/183

[4] Tirmizi Sıfatül‐Kıyame 49, Hn. 2498

[5] Muvatta K. Câmi Babül‐Emri Bir‐Rifki Bil‐Memlûki

[6] Buhârî Zekât 14; Aynî 2/115. Hadis, takdim ve tehir yapılarak kısmen özetlenmiştir.

Not: Fakirliğe karşı fert ve devlet olarak alınması gereken tedbirlerle ilgili olarak “Süleymaniye Minberinden İslâm Nizâmı” isimli eserimizin birinci cildinin “İslâm’da İctimâî Adâlet” bölümünün okunmasını tavsiye ederiz.

 

Recent Posts

  • Gündem

İSLAMİ SOHBET “Kurban Kesmenin Amacı Nedir?”

İSLAMİ SOHBET  "Kurban Kesmenin Amacı Nedir?" İSLAMİ SOHBET "MİRAT" YOUTUBE

9 saat ago
  • Gündem

FETÖ Bir Casusluk Hareketidir

Mehmet Uçum: “FETÖ, Casusluk Hareketi Olarak Varlığını Sürdürmeye Çalışıyor” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, FETÖ’ye ilişkin…

16 saat ago
  • Gündem

DEMOKRASİ ALDATMACASI

DEMOKRASİ ALDATMACASI Bu da benim acizane bir, bütün tecrübemle ortaya koyduğum Kur'an perspektifinde bir söz.…

17 saat ago
  • Gündem

ABD’li Düşünce Kuruluşundan İran Savaşı Değerlendirmesi

“Hegemonya çağımızın sonuna geldik”: ABD’li düşünce kuruluşundan İran savaşı değerlendirmesi ABD merkezli düşünce kuruluşu Quincy…

19 saat ago
  • Gündem

Le Figaro Yazarı Girard’dan İsrail’e Türkiye Uyarısı

Le Figaro Yazarı Girard’dan İsrail’e Türkiye Uyarısı: "Bunun Sonucu Çok Kötü Olur" Fransız medyasının etkili…

19 saat ago
  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

20 saat ago