
Cinsel Nitelikli Haramların Haramlara Sebeb Olması
Baş Cinsel Haramlara Sebeb İkinci Derecede Cinsel Haramlar
Hayır hayra vesîle olduğu gibi, şer de şerre sebep olur. Bu umûmî kural, cinsel nitelikli sözleri ve işleri de içine alır.
Cinsel haramların cinsel haramlara sebebliliğini üç maddede şöylece açıklayabiliriz.
Cinsel Haramlar Bizzat Yapıcısında Cinsel Haramlara Sebep Olur
a‐ Şehvetle bakan kişi, ikinci ve üçüncü defa bakmak yolunu açar.
Bunun içindir ki Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“Ansızın bakışa, iradeli bakışı katma. İlki helâl ise de ikincisi helâl değildir.”[1]
b‐ Mahrem olmayan kadınların yanına bir girip çıkan kişi, ikinci defa girip çıkmayı, bir flört yapan kişi de ikinci defa flört yapmayı arzu eder.
c‐ Bir zinâ ise ardı arkası kesilmez zinâlara sebep olur.
Bütün mesele Hakk’ı iyi tanıyıp Hak’la kucaklaşmaktır. Bâtıl’ları iyi tanıyıp gereğince uzaklaşmaktır. Yoksa insan Bâtıl’larla bir tanışmaya görsün. Allah’a isyan etmeye ve insanları basite almaya bir başlamasın. Onu durdurmak pek zordur.
Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü şerleri temsil eden bâtılları değil, hayırları temsil eden Hakk’ı sormamızı, şerlerle değil hayırlarla kaynaşmamızı ve onları âdet haline getirmemizi tavsiye buyurmuştur.
‐ Salât ve selâm üzerine olsun‐ O, şöyle buyurur:
“Hayır âdettir; alışma, alıştırmadır. Şer de (nefse karşı) düşmanlıktır.
Allah kime hayır dilerse onu dinde ileri bilgi sâhibi kılar (da âdet olarak yaptığı hayırları ibâdete dönüştürür.)”[2]
İnsan ibâdet şuûruyla yapamasa bile, hayırlara koşmalıdır. Çünkü hayırlı âdeti İslâmî bilgi ve ihlaslı niyetle hemen ibâdete dönüştürmek mümkündür.
Cinsel Haramlar Muhâtablarda Cinsel Haramlara Sebep Olur
Cinsel haramlar yapıcısında diğer cinsel haramlara sebeb olduğu gibi, ikinci şahıslarda da sebeb olur. Bir üstteki misalleri burada da verebiliriz.
Şehvet dolu bir bakış, bakılan şahsın şehvet dolu nazarına sebeb olabilir.
Kur’ân‐ı Kerîm’de hem erkeğin, hem de kadının gözlerini korumasının emrolunmasının bir sırrı da budur.
Karşı cinsler arasındaki bakış yoluyla oluşturulacak iletişimin önemini ve bir tarafın engellenerek bağlantının kesilmesi lüzûmunu ortaya koymak içindir ki Sevgili Peygamberimizin yanıbaşında genç bir kadınla bakışan Abbas oğlu Fazl’ın bakışlarını eliyle perdelemiştir.[3]
Bunun gibi bakışları, tebessüm ve incelik örneği davranışları ile flörte talip olan erkek veya kadın, üzerine üzerine gittiği karşı cinsde de flört arzusunu uyandırır. zinâ da böyledir zinâ yapmak isteyen fert, bir eş bulmanın gayreti içine düşecektir. Bunun için de güveni kötüye kullanacak veya ihtiyaçları sömürecektir ya da nefsine mal etmenin bir üçüncü yolunu bulmaya çalışacaktır. Sonuç olarak da bir zinâcının arzusu, bir diğer kişinin zinâsına sebeb olacaktır…
Cinsel Haramlar, Fâillerinin Ailelerini de Cinsel Haramlara Bulaştırabilir
Cinsel haramların bu sebebinden pek çok günahkâr mü’min de gaflet içinde bulunmaktadır.
Bu gaflet sebebiyledir ki kızının saçının görülmesini istemez nice mü’min babalar, şehvetle bakabilmektedir.
Kadınları ile bir arada toplu taşıma aracına binmekten çekinen nice mü’min kocalar, zinâ yapabilmektedir.
Oysaki başkalarının kızlarına şehvetle bakanların kızlarına bakılır. Başkalarının eşleri ile zinâ edenler kendi kadınlarını tehlikeye atmış olurlar.
Bu, ilâhî adâletin bir gereğidir.
Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü şöyle buyurmaktadır:
“Aman zinâ yapmayınız. zinâ yaparsanız sizin nikâhlı kadınlarınızdan, kadınlarınızın da sizden alacağı cinsel zevk körelir.
Aman namuslu olunuz ki kadınlarınız da namuslu olsunlar. Zira filan oğullarının erkekleri zinâ edince kadınları da zinâcı oldular.”[4]
Herkes kendi günahının sorumlusu olduğuna ve hiçbir çocuk babasının, hiçbir kadın da kocasının günah yükünü taşımayacağına göre; “Bu durum ilâhî adâletle nasıl bağdaştırılabilir?” şeklinde bir sual sorulabilir.
“Hem çocuğun ve kadının irâdesine ne oldu ki?” denebilir.
Hiç şüphesiz bu gibi hadislerin asıl beyan etmek istediği husus, cinsel haramları işleyenlerin aile fertlerinin de mutlaka cinsel haramlara bulaşacakları değil, bulaşma ortamına sürüklenebilecekleridir.
Onların bu ortama sürüklenmeleri korunabildikleri takdirde hiç şüphesiz mükâfatlarını da artıracaktır.
Hadisdeki zinâ misalinden hareketle, zinâ ortamına nasıl sürüklenileceği husûsuna değinelim.
A-Zinâcı erkek zinâya devam ettikçe değişikliğe alışacağından, karısına karşı zevksizliği artacaktır. Arzuyla sevemediği için, tatmin bulamayacak erkeğin tatmin etmesi de mümkün değildir.
Tatminsiz bir kadının fıtratındaki kıskançlığın cinsel intikama dönüşmesi beklenebilir bir durumdur. Bu durum muhtemelen gayr‐ı meşrû cinsî münâsebete yönelmek eğilimini artıracaktır.
İlgisiz kalan kadının kıskançlığına sınır çizilemeyeceği husûsu ise açık bir hakikattir.
B-Zinâ yapılan kadın, mutlaka bir başkasının karısı, kızı veya anası olacağından, ırzı çiğnenen insanlarda cinsel intikam ihtirası oluşacak ve artacaktır.
Bu duygu da onları fırsatlar kollamaya, imkânlar hazırlamaya sevkedecektir.
Bunlar iz üzerindeyken zinâcının eşinin de cinsel intikam almak gafletine düşebileceği düşünülürse, nasıl elverişli bir zinâ ortamı oluşabileceği anlaşılır.
C-İnsan inandığı gibi yaşayamazsa yaşadığı gibi inanmaya baş‐
lar. Zinâcı bir insanın gelişmiş bir namus anlayışı ve dince meşrû bir cinsel kıskançlığı olamaz. Olsaydı zinâ yapmazdı. Ayrıca insan sürekli olarak yaptığını tabî‐i görerek yaptığından, hiçbir vicdanî ürperti duymaksızın yaptığını tabî‐i görmesi kaçınılmaz bir sonuçtur.
Bu itibarla hiçbir zinâcı ailesini koruma gereğini yeterince duyamaz. Çünkü zinâya, zinâdan kaçınan bir mü’min gibi nefretle bakamaz.
Bu durum da kanmaya ve kandırılmaya müsâit aileler için aleyhinde bir ortam oluşturur. Kaldı ki zinâcı açıklananın aksine hassasiyet gösterdiği izlenimini verse, hatta gerçekten verebilse bile inandırıcı olamayacaktır.
Bir de ilâhî adâletin doğrudan tecellisi vardır ki onun nasıl zuhûr edeceği bilinemez.
(Devam Edecek)
ALİ RIZA DEMİRCAN
İSLAMİ HABER “MİRAT”
DİP NOTLAR
[1] Dârimî Rikak 3 (Hn. 2712), Müsned 5/351.
[2] İ. Mâce, Mukaddime 17.
[3] M. S. Müslim, Hn. 649
[4] K. Hafâ Hn. 1738
Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki: "Bizi Gazze’deki Mücahitler Temsil Ediyor" Batı…
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…