islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,6411
EURO
19,6519
ALTIN
1.077,00
BIST
5.005,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
17°C
İstanbul
17°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Çok Bulutlu
20°C
Pazar Çok Bulutlu
17°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
11°C
Salı Çok Bulutlu
11°C

Çocuğumun Konsantrasyon Becerisini Nasıl Artırabilirim?

Çocuğumun Konsantrasyon Becerisini Nasıl Artırabilirim?

Psikolog: Hoş geldiniz. Buyurunuz. Şu koltuğa oturabilirsiniz.

Anne: Teşekkür ederim. Çocuğum için geldim. Benim çocuğum gayet normal ve üstelik zekî de. Yalnız ev ödevlerini yaparken, daha verimli olmasını istiyorum. Kısacası konsantrasyonunu somut olarak nasıl artırabilirim sorusuna cevap bulmak için size geldim.

Psikolog: Anladım. İlk önce şunu ifade edeyim. Konsantrasyon için dikkatlilik unsurunun en etkin bir şekilde tezahür etmesi önemlidir. Onun için çocuğunuzun dikkatli çalışabilmesi, çevresel etkenlerin tesirinden uzak olmasına bağlıdır. Mesela çalışma masasının üzerinde oyuncak veya bebek gibi cazip nitelikte görüntüsel nesnelerin bulunması veya sizin aynı odada başka bir şeyle meşgul olmanız, çocuğunuzun dikkatini dağıtabilir. Ha keza çocuğunuzun iç dünyasında olumsuz duygu ve düşünceler olmasa dahî televizyondan, radyodan veya dışarıdan başka seslerin gelmesi, çocuğunuzun konsantrasyonunu etkiler.

Anne: Ama ben, televizyon seyrederken de mutfakta işlerimi rahatlıkla yapabiliyorum. Benim çocuğum da ders esnasında müzik dinlemek istiyor. Buna ne dersiniz?

Psikolog: Bakınız. Sizin durumunuz farklıdır. Çünkü siz yetişkinsiniz. Şöyle anlatayım isterseniz. Aslında yüksek seviyede konsantrasyon, gözlerimizi kapatarak, kulaklarımıza da tampon koyarak, yatağımıza uzanarak da elde edebiliriz. Ama herhangi bir iş yapmak için, göz, kulak ve ellerimize ihtiyaç duyarız. Beynimiz, gelişim süresince çevresel uyarılara karşı bağışıklık kazanmaya başlar. Bir başka ifadeyle beynimiz, çevreden gelen rahatsız edici etkenleri filtrelemeyi ancak zamanla öğrenmektedir. Diyelim siz gürültülü bir düğündesiniz. Buna rağmen masanızdaki arkadaşınızla kolayca iletişim kurabiliyorsunuz, çünkü sizin beyininiz çevresel sesleri elimine etmesini artık becerebilmektedir. Ama iki masa ötesinden sizin isminiz çağrıldığında bunu da hemen algılayabiliyorsunuz. Demek ki siz farkında olmasınız bile beyninizin emrinde olan kulağınız, iki masa ötesi konuşmaları da takip etmiş. Ancak beyindeki filtremeden sorumlu limbik sistemi ve talamus, bunu bilinç düzeyine kadar çıkmasını engellemiş. Ne zaman ki isminiz zikredildi, işte o zaman filtre merkezleri, çevreden gelen sesleri de duymanızı sağladı. İşte her ne kadar beyniniz, çevredeki sesleri bastırıyor ise ise de hep aktif kalır. Bu süreçte çevrenizde sizin için önemsiz olan ne varsa hepsi gizli tutulmaktadır. İşte tüm sistemlerden gelen duyusal sinyaller için bir kapı hükmünde olan talamus, vücuda gelen çeşitli uyaranlara bir çeşit filtre görevi yapmaktadır. Ancak, çocuklardaki talamus, henüz tam olarak gelişmediği için, dışarıdan gelen etkenleri henüz o kadar filtreyecek kadar güçlü değildir. Onun için, çocuklarımız, dış etkenlere karşı daha açıktır ve bu da onların dikkatini dağıtabilmektedir.

Anne: Anladım. Bunu bilmiyordum. Çocuğum bazen mutfakta ev ödevini yapıyor. Bu durum da çocuğumun konsantrasyonunu bozar değil mi?

Psikolog: Bir çocuğunun konsantrasyonunun iyi olabilmesi için, sükûnet çok önemlidir. Çocuğun ders yaptığı odada ne kadar çok sessizlik hâkimse o kadar iyidir. Mesela çocuk dersini mutfakta mı yapıyor, bu durumda bulaşık makinasını dahî çalıştırmamanız lazım. Daha da önemlisi, çocuğunuzun ruh sağlığıdır. Çocuğunuzun ruhu, kendisiyle ne kadar barışık ise, çocuğunuz da o nispette huzurlu olacaktır. Ruhî huzur, ise dikkatlilik için en önemli kamçılayıcı unsurdur.

Anne: Ruhî huzur mu dediniz? Bu nasıl bir şey? Bunu anlayamadım.

Psikolog: Ruh, hassas bir cevherdir. Sükûnet için olan ruh, çocuğunuza mutluluk ve güven verir. Halbuki stres ve gerginlik, ruhî dengeyi bozar ve konsantrasyona zarar verir. Aile içi huzur ne kadar sağlanırsa çocuğunuzun ruh hâli de o derece dengeli olur. Çocuğa sürekli uyarıda bulunmak, tenkit ve tehdit etmek veya ceza vermek, çocuğun ruhî dengesini bozar ve gerginliğe yol açar. İltifat ve övgü ise, tam da hiç ihtiyaç duymadığı zaman çocuğun ruhî sükûneti için faydalı olabilir. Sınavda kötü not aldı diye çocuğa bağırmak, dikkatini daha da bozar ve ev ödevlerinde konsantrasyon hemen hiç sergileyemez.

Anne: Anladım. Ama bezen benim çocuk beni çok zorluyor. Geçenlerde ev ödevinde yardımcı olmak istedim ve bildiğim bir konuyu kendisine üç kez anlattım ama yine anlamadı. Bunun üzerine biraz bağırdım. Herhalde bunu yapmamalıydım. Bağırmam da herhalde onun ruhsal dengesini bozmuş olabilir, değil mi?

Psikolog: Siz anlıyorum. Kolay değil bir şey öğretmek. Ama konumuz konsantrasyon değil miydi? Çocuğunuza bağırmanızla konsantrasyonuna hiçbir katkıda bulunmuş değilsiniz. Tam aksine belki de aşağılık kompleksine bile yol açabilirsiniz. Böyle çaresiz durumlarda bile mümkün mertebe sakin olmak için gayret gösteriniz. Bu mümkün değilse tepki göstermek veya bağırmak yerine çocuğunuza “bir ara versek çok iyi olur, ikimiz de dinlenelim biraz” demeniz daha hayırlıdır. Siz ne kadar sakin görünürseniz çocuğunuz da o nispette sakin olabilecek ve konsantrasyonunu koruyabilecektir.

Anne: Çocuğumun konsantrasyonunu artırabilen eğitim yöntemleri var mıdır?

Psikolog: Burada önemli olan mümkün mertebe erken safhada çocuğunuzun sadece bir şeye yönelmesini öğretmenizdir. Ya kitap okusun, ya da radyo dinlesin. Ya oynasın, ya da televizyon seyretsin. Bunun dışında çocuğunuzun çevresel etkenlere karşı tamamen duyarsız olmasını sağlayan egzersizlerin yapılmasını tavsiye edebilirim. Çocuğunuz, gözlerini kapatsın ve etrafında duyduğu bütün sesleri duymazlıktan gelsin, dikkatini toparlasın ve sadece sizi dinlesin. Bu esnada sakin ve düzenli olarak derin nefes alsın. Otojenik eğitim dediğimiz bu egzersizde otonom sinir sistemi üzerinden çocuğumuzun bedeni, kontrollü olarak gevşetilmekte ve ruhu rahatlatılmaktadır. Bu esnada çocuğumuz, her ne kadar kendi kendini uyur konuma getirmekte ise de bu konum, bir uyuma hali olmayıp, bilakis gevşemiş olan bedende bilincin açık olma halidir. Otojenik terapi, özellikle konsantrasyon eksikliği veya bozukluğunun yanında iç huzursuzluğu giderebilmektedir. Aynı zamanda zihnî, bedenî ve meslekî yeteneklerin geliştirilmesinde de etkilidir.

Anne: Gerekirse sizlerden profesyonel anlamda otojenik eğitim de alabiliriz. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

Prof. Dr. Ali SEYYAR

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.