
1932 yılında Keriman Halis’in Dünya Güzeli seçilmesi, dönemin modernleşme anlayışını simgeleyen bir olay olarak sunuldu. Ancak bu olay, hem İslami değerlerle hem de Türk milletinin kadim ahlak anlayışıyla taban tabana zıttır. Güzellik yarışmaları gibi etkinlikler, ahlaki yozlaşmayı hızlandırmış ve Türkiye’nin toplumsal yapısına ciddi zararlar vermiştir.
Belçika’da düzenlenen bu yarışmada, bir kadının soyunarak ve bedenini teşhir ederek ödüllendirilmesi, İslam’ın örtünme ve haya prensiplerine aykırıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu tür etkinlikleri desteklemesi, dönemin Kemalist rejiminin, Batı’nın dayattığı değerlere teslim olduğunu göstermektedir. Türk milletinin tarih boyunca sahip çıktığı iffetin ve ahlakın, bu yarışmayla aleni bir şekilde hiçe sayıldığı aşikardır.
Bir kadının fiziki özelliklerinin sergilenerek “modernleşme” adına yüceltilmesi, aslında Batı’nın dayattığı “çıplaklık” kültürünün Türk toplumuna empoze edilmesidir. Bu durum, kadını metalaştıran bir anlayışın ürünüdür ve ahlaki dejenerasyonun kapısını açmıştır.
Keriman Halis’in birinciliği, Türkiye’de Batılı tarzda giyinme ve yaşam biçimlerinin yaygınlaşmasına zemin hazırlamış, tesettür gibi İslam’ın temel emirleri göz ardı edilmiştir. Kadınların iffetini korumayı ve onları hayâlı bir şekilde toplumda var etmeyi esas alan İslam’a aykırı olan bu yarışma, aslında Türkiye’de ahlaki çöküşün başlangıcı olmuştur.
Bu süreçte teşvik edilen serbest kıyafet anlayışı, cinsel dürtülerin kontrol edilemediği bir neslin yetişmesine neden olmuştur. Sonuç olarak, toplumsal değerler aşınmış, ailenin temelleri zayıflamış ve Batılı hayat tarzı “modernlik” maskesi altında dayatılmıştır. Bugün birçok aile yapısındaki çözülmenin kökleri, o dönemden bu yana yayılan bu anlayışa dayanmaktadır.
Cumhuriyet rejiminin Batı yanlısı politikaları, ahlak ve maneviyatı hedef almıştır. CHP’nin güzellik yarışmaları gibi etkinliklere destek vererek bu yozlaşmaya öncülük etmesi, Kemalist rejimin, Türk toplumunun değerlerine ne denli yabancı olduğunu göstermektedir. Modernleşme adı altında dayatılan bu tür uygulamalar, Türk milletini özünden uzaklaştırmış, Batı’nın yoz kültürünü ithal etmeye çalışmıştır.
Keriman Halis’in Dünya Güzeli seçilmesi, modernleşme olarak sunulsa da gerçekte bir hayasızlık örneğidir. Bu yarışmalar, Türk milletinin ahlakını yozlaştıran ve Batı’nın kültürel istilasına zemin hazırlayan bir olay olarak tarihe geçmiştir. İslam’ın çizdiği ahlak anlayışıyla bağdaşmayan bu tür uygulamalara sahip çıkmak, toplumu derin bir çöküşe sürüklemiştir. Türk milletinin, öz değerlerine ve ahlakına sahip çıkarak, geçmişte yapılan bu yanlışlardan ders alması elzemdir…
MİRATHABER.COM