
Cumhuriyetin 103. kutlamaları çerçevesinde her zamanki gibi değişik kesimlerden yoğun tebrik mesajları basında ve sosyal medyada görüldü. Bazı mesajların içeriğinde ise tarihî tartışmalara yol açacak doğru-yanlış bazı bilgiler de vardı. Bu anlamda İlahiyatçı Hatip Şevki Yılmaz, Cumhuriyetin 103. yıldönümünde sosyal medya hesabından ezber bozan bir paylaşımda bulundu. 29 Ekim 1923’te kurulan yapının temellerinin “İslâm Cumhuriyeti” olduğunu ifade Yılmaz, tarihî sürece dair dikkat çeken tespitlerde bulundu. İşte mesajı:
“29 Ekim 1923’te kurulan Cumhuriyet, Anayasasında İslâm yazan ve İslâm Şeriatının Hukuku olan Mecelle’nin tatbik edildiği İslâm Cumhuriyetimizdir! İçimizde ki mutlu ve putlu ekalliyet, Cumhur’a rağmen; 1924 yılında Hilafet ve 1926 yılında İslâm Hukuku kaldırılarak, İslâmî Cumhuriyete son verildi. Fiilen “Laik” (İslâm Hukukunu reddeden) Cumhuriyete geçildi! Cumhur’u (çokluğu) temsil eden Müslüman halkımıza rağmen baskı, işkence, sürgün ve idamlarla İslam Nizamının adalet, kardeşlik, eşitlik, huzur ve barış gibi insanlığı dirilten ilkeleri; hayatımızda, ailemizde ve devletimizde yasaklandı! 1937’de devletin dini, resmen Laikliğe dönüştürüldü! Bu gerçekleri bu Milletten saklayan kezzaplara (yalancılara) yazıklar olsun!! Allah’ımız en kısa zamanda Milletimizi ve Devletimizi yeniden 29 Ekim 1923’teki İslâm’ın insanlığa hayat veren ilkelerine bağlı Cumhuriyete ve İstanbul Merkezli Hilafet ile kardeşlik ve birliğe kavuştursun. Amin.”[1]
Şevki Yılmaz’ın paylaşımındaki “1923’te kurulan yapının temellerinin İslâm Cumhuriyeti olduğu” ve “Mecelle’nin tatbik edildiği” iddiaları, hukukî ve fiilî tarihî gerçekler açısından izaha muhtaçtır. Bu iddiaların açmazları şunlardır:
Şevki Yılmaz’ın iyi niyetli ama tarihin akışını ve hukukî zeminini farklı okuyan bir romantik tasvir ve aslında eleştirel bir bakıştır. 29 Ekim 1923’te kurulan yapıya “İslâm Cumhuriyeti” adını vermek tarihe haksızlık olduğu gibi, gerçeği de perdelemektir. Zaten Mustafa Kemal Paşa, İslâm adına bir Cumhuriyet kurma gibi bir niyeti yoktu. Tam aksine onun zihninde kendi şahsiyeti üzerinde tek adam rejimi oluşturmaktı. İşte bunun için bazıları, ona “dâhi” sıfatını da ekleyerek, diktatör deme cesareti bile gösterebilmektedir. O gün kurulan rejim, fiilen “Laik / Seküler Türk Cumhuriyeti“ idi. Kurucuların zihninde İslâmî bir devlet kurma niyeti hiçbir zaman olmamıştır; aksine gaye, teokratik kalıntıları hızlıca tasfiye ederek, Batı tarzı ulus-devlet modelini ikame etmekti.
Eğer İstanbul’da hâlâ bir Halife varken, Ankara’da cumhuriyet ilan edildiyse, bu bir “İslâm Cumhuriyeti” uyumu değil; iki başlılığın, iktidar gaspının ve kaçınılmaz bir hesaplaşmanın başlangıç evresiydi. Yani, saltanatın kaldırıldığı gibi aynı hanedana mensup hilafeti de kaldırmaya yönelik sinsî bir siyasî girişimdi. Nitekim 4 ay içinde hilafetin kaldırılması, bu yeni rejimin İslâmî bir karakter taşımadığının en net delili oldu.
Tarihî gerçekleri bükerek, “Aslında 1923’te İslâm Cumhuriyetiydik, sonradan bozdular” demek, halkı maalesef avutmaktan başka bir şey değildir. Hakikat odur ki; 1923 Cumhuriyeti, Osmanlı’nın (Saltanat ve Hilafet sisteminin) yıkılışı, daha doğrusu Kemalist elit tarafından yıkılması üzerine kurulan, egemenliği kayıtsız şartsız sözde millete (veya o gücü elinde tutan seçkin seküler/Kemalist kadroya) veren, fıkhî ve şer’i referansları sistem dışına iten jakoben bir ulus-devlettir.
Netice-i Kelâm; Bugün bizlere düşen, 1923’ü “İslâm Cumhuriyetiydi” diye makyajlayıp sevimli göstermeye çalışmak değil; o gün kurulan seküler ve tepeden inmeci yapının Müslüman Anadolu halkına yaşattığı trajedileri ve ruhî kopuşları açıkça eleştirmektir. Çözüm; hayalî bir “1923 İslâm Cumhuriyeti” miti oluşturmak değil, gücü ve devleti ilâhî adaletle (El-Devletü’l-Müteâliye) yeniden inşa edecek kurucu bir fıkhî şuur üretmek ve donanımlı ilmî/siyasî kadro oluşturmaktır.
[1] Yılmaz, Ş. (2026, 29 Ekim). Şevki Yılmaz Cumhuriyet’in 103. yılını böyle tebrik etti: 1923 ruhu ve İslam Cumhuriyeti vurgusu. Habervakti. https://www.habervakti.com/sevki-yilmaz-cumhuriyetin-103-yilini-boyle-tebrik-etti-1923-ruhu-vurgusu.
TÜRKİYE VE GÜNEY KORE’DEN STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ HAMLESİ Güney Kore Devlet Başkanı Lee, Türkiye ile…
HANGİ NUTUK, HANGİ KÜLTÜR? Hangi kültüre hizmet ediyoruz? Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de Nebi aleyhisselamın kendi hevâ…
CUMHURİYETİN İLK YILLARI; DEMOKRASİ Mİ, DİKTATÖRLÜK MÜ? Beyan Yayınları tarafından, editörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Ali…
Türkiye Tütün Bağımlılığında Alarmlı Tablo: Sigara Kullanımında Dünya İkincisiyiz! Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu,…
İran'da İki Gösterici Daha İdam Edildi: İsfahan Dosyasında İnfazlar Sürüyor İran Yargı Erki, İsfahan kentinde…
Kennedy’ye Bilim Tarihi Cevabı: Müslümanların Katkıları İnkâr Edilemez ABD Sağlık Bakanı Kennedy’nin Müslümanları hedef alan…