
Türkiye Diyanet Vakfı, ikinci defa birikimleriyle ilgili tartışılıyor.
Diyanet Vakfı, İhlas Finans’ın kuruluşu aşamasında (1995 sonu) İhlas Holding’den %8 oranında hisse devralmıştır. İhlas Finans batınca bu para da batmıştı. Kurumun 2000 yılındaki borsa (İMKB) bildirimlerinde, Diyanet Vakfı’nın elindeki 1, 2 ve 3. tertip İhlas Finans hisse senetlerinin toplam nominal değerinin 500 milyar Türk Lirası (O dönemin eski TL para birimiyle 500.000.000.000 TL) olduğu açıklanmıştır.
Diyanet Vakfı, İhlas Finans’ın 10 Şubat 2001 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından faaliyet izninin iptal edilmesinden önce, 2000 yılının Haziran ayında bu hisseleri borsada satmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’na başvurmuş ve gerekli izinleri almıştır. Ancak kurumun ani çöküşü ve tasfiye sürecine girmesiyle birlikte vakıf, büyük ortak sıfatıyla ciddi bir hisse senedi zararına uğramış ve dönemin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bu ortaklık ve zarar nedeniyle vakıfta teftiş başlatılmıştır.
Kısacası Diyanet Vakfı sisteme faizsiz kazanç için İhlas Finas’ın 500 milyar TL nominal değerli doğrudan ortağı olduğu için hisselerin batması sonucu zarar etmiştir.
Diyanet Vakfı şimdi çıkan fon krizi ile birlikte yeniden tartışma konusu olmuştur.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından getirilen şeffaflık kuralı (bir fonda %30’dan fazla payı olanların ilan edilmesi) sonrasında, vakfın Aktif Portföy Para Piyasası Katılım Fonu (TLK) adlı faizsiz fona büyük bir yatırım yaptığı ortaya çıkmıştır.
Vakfın Ağustos 2026 sonu itibarıyla bu fonda 1,22 milyar adetten fazla payı bulunduğu ve bu payların toplam değerinin yaklaşık 2,1 milyar TL ile fonun %59,65’ine karşılık geldiği KAP kayıtlarına yansımıştır.
Piyasalarda bazı aracı kurumlara yönelik usulsüzlük soruşturmaları ve tasfiye kararları çıkınca, vakfın fondaki pay adedinin bir ayda %48,1 oranında azaldığı (637 milyon adede düştüğü) görülmüştür.
Kamuoyunda bu durum “Filistin/Gazze için toplanan bağış ve zekat paraları fonlarda %48 zarar etti, para eridi” şeklinde yorumlanmıştır.
Sürecin hemen ardından TDV Genel Müdürü İzani Turan ve iki genel müdür yardımcısının aniden görevden alınması, fon kriziyle ilişkilendirilmiştir. Ancak vakıf yönetimi, bu değişikliğin Mütevelli Heyeti’nin gündeminde zaten uzun süredir olduğunu ve zamanlamanın tamamen bir rastlantıdan ibaret olduğunu savunmuştur.
Vakfın 20 milyar TL’yi aşan gelir bütçesinin yaklaşık 13,8 milyar TL’sini tek başına bağışlar oluşturmaktadır. Cuma namazlarında toplanan gelirlerin bir kısmı vakfa gitmektedir. Yani insanların bağışlarıdır.
Türkiye genelindeki 90 binden fazla camide her cuma namazı sonrası, bayramlarda ya da özel günlerde “makbuz karşılığı veya kutulara” atılan paralar doğrudan vakfın havuzuna aktarılır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Abbas Ahadov’dan Azerbaycan Yönetimine Başörtüsü Yasağı Eleştirisi Azerbaycanlı araştırmacı yazar Abbas Ahadov, başörtüsü yasağı ve…
KAMU YÖNETİMİNDEKİ ETİK ÇÖKÜŞÜ ANLATAN ÇARPICI ÖRNEKLER Kamu yönetiminde yaşanan sorunların önemli bir kısmı mevzuat…
İLAHLAŞAN DEVLETLERİN KURGUSAL CENNETİ: KAOSTAN DOĞAN DÜZEN Modern tasavvur, insanlığa bugüne kadar anlatılmış en parlak…
Bazı emlakçıların konut göstermeden önce kapora veya danışmanlık bedeli istediği bildiriliyor. Hukukçu Ali Kaya, yer…
Mark Gurman’ın aktardığına göre Apple, iade edilen iPhone’ların eksiksiz ve sağlam olup olmadığını kutularını açmadan…
2027 Yıllık Programı’nda açık uçlu soruların yapay zekâyla puanlanması, ABİDE’nin elektronik ortamda yapılması ve öğrencilerin…
View Comments
Neden şaşılıyor?diyanet,laik devletin,laik bir kurumu değilmi?görevi,laik anlayışa uygun Müslüman yetiştirmek değilmi?bir Müslüman islamdan başka bir şeye aidiyet hissiyle bağlıysa,Müslüman olurken yaptığı”Allahtan başka ilah yoktur”şahitliğini anlamamış demektir?