Makale

DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI BİR ŞÜKÜR FIRSATIDIR

DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI BİR ŞÜKÜR FIRSATIDIR

Hafta sonu oğlumun doğum günü…

Ama onun heyecanı çoktan başladı bile. Günler öncesinden sabırsızlıkla geri sayıma geçti. Babası, “Artık büyüdü, ne gerek var kutlamalara?” dese de; ben yine de bir kek, küçük bir pasta ya da birkaç ikram hazırlamayı seviyorum.

Çünkü bilirim ki çocuklar için bir günü özel yapan şey; süsler, pahalı hediyeler ya da kocaman pastalar değildir. Asıl kıymetli olan önemsenmek, görülmek ve sevildiğini hissetmek…

Tüm gözlerin onun üzerine çevrildiği o birkaç dakika, o küçük kalpte bir cümle yankılanır: “Ben değerliyim.”

Bu duygu yalnızca çocuklara değil; yetişkin olan bizlere bile iyi gelir aslında. Ancak ne yazık ki niyetin unutulduğu bir çağda yaşıyoruz. Kökene, manaya bakmadan alışkanlıkları tekrar ediyor; bazen anlamını bilmediğimiz ritüelleri hayatımıza fark etmeden taşıyoruz.

Doğum Gününün Kısa Tarihi

Bugün doğum günü kutlamaları dünyanın pek çok yerinde var. Kökeni Eski Mısır’daki firavun ailelerine dayanıyor; daha sonra Yunanlılar bunu tanrıların doğum günü törenlerine uyarlıyor. Putperest kökeni sebebiyle bir dönem bazı dinlerde yasaklanmış olsa da, zamanla özellikle Alman ailelerin çocuklarının ilk yaşlarını kutlamasıyla yaygınlaşıyor.

Tarih böyle olsa da, insanın ruhuna iyi gelen bir mutluluğu doğru niyetle dönüştürmek mümkün. Çünkü Müslüman için yeni bir yaş,

“Ya Rabbi, ömür verdin, sağlık verdin; hamdolsun.” deme fırsatıdır.

Dilek Değil Dua Kültürü

Fakat kabul etmek gerekir ki bazı detaylar inancımızla örtüşmüyor. Mesela mum üfleyip “bir dilek tutmak”…

Bu, İslam öncesi kültürlerde dileği tanrılara ulaştırdığına inanılan bir ritüeldi. Bugün biz fark etmeden bunu çocuklarımızın doğum günlerinde sürdürüyoruz. Duayı ihmal ederken, “Hadi bir dilek tut.” demeyi ise hiç zorlanmadan tekrar ediyoruz.

Oysa Müslüman dileğini mumlarla değil, Rabbine yönelerek ister. Dua, dileğin sahibini doğru yere bağlayan bir köprü gibidir.

Hem Mutluluk Hem Mana Mümkün

Bu yüzden doğum günü kutlamalarından vazgeçmeye gerek yok. Çocukları mutlu eden bu küçük törenler evlerimizde sürsün; fakat niyeti berrak, adımı bilinçli olsun:

  • Pasta, mum olmadan da çocuğun önüne getirilebilir.
  • Mum üfleme yerine pasta kesilirken alkış tutulabilir.
  • “Bir dilek tut.” yerine, “Rabbim seni korusun, zihnini açsın, ailene ve vatanına hayırlı bir evlat ol inşallah.” diyebiliriz.

Böylece hem çocuğumuzun gönlü şenlenir hem de biz ebeveynler olarak kutlamaları sadece bir ritüel olmaktan çıkarır; bir şükür, bir değer verme anına dönüştürmüş oluruz.

Çünkü çocuklarımızın kalbine hem sevinç hem mana aynı anda koymak, bizim elimizde.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI

YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Recent Posts

  • Gündem

HÜRKUŞ-II, ÇİĞLİ’DEKİ YENİ ÜSSÜNE İNTİKAL ETTİ

HÜRKUŞ-II, ÇİĞLİ'DEKİ YENİ ÜSSÜNE İNTİKAL ETTİ Yerli ve milli imkânlarla geliştirilen iki yeni nesil temel…

3 saat ago
  • Genel

Aşkenaz Hakimiyeti Sarsılıyor

İsrail’de 78 Yıllık Aşkenaz Hakimiyeti Sarsılıyor: Mizrahi Eisenkot Başbakanlığa Yaklaşıyor İsrail siyasetinde 1948’den bu yana…

4 saat ago
  • Spor

Enner Valencia’nın golü Boca Juniors’ı şampiyon yaptı, Rosario’da yanlış bilgiyle kutlama başladı

Hürriyet’in haberine göre Boca Juniors, Enner Valencia’nın 90+6’daki golüyle şampiyon oldu. Rosario Central cephesinde ise…

4 saat ago
  • Makale

İNANCIN SIRTINA YÜKLENEN GÜNAHLAR

İNANCIN SIRTINA YÜKLENEN GÜNAHLAR Bir söz yükseldi vaktiyle, Hakkın hatırını her hatırdan üstün tutan. Sonra…

4 saat ago
  • Gündem

Altan Tan, Amed Kelimesi Kürtçe Değil

Altan Tan’dan Amed Açıklaması: “Amed Kelimesi Kürtçe Değil” Siyasetçi Altan Tan, Diyarbakır için kullanılan “Amed”…

4 saat ago
  • Genel

ATATÜRK’ÜN HASTALIĞI VE CUMHURBAŞKANLIKTAN AYRILMAMASI: GÜNÜMÜZE BAKAN YÖNLERİYLE “TUTSAK KRAL SENDROMU” (1)

ATATÜRK’ÜN HASTALIĞI VE CUMHURBAŞKANLIKTAN AYRILMAMASI: GÜNÜMÜZE BAKAN YÖNLERİYLE “TUTSAK KRAL SENDROMU” (1) Siyasî psikoloji literatürünün…

4 saat ago