Gündem

EHL-İ SÜNNET VE’L-ŞÎA

EHL-İ SÜNNET VE’L-ŞÎA

Sünnet, Sünnetullah ve Sünnet-i Resul kavramları ele alındığında, öncelikle Sünnetullah’ın anlaşılması gerekmektedir. Hadis kavramı için de benzer bir durum söz konusudur; öncelik Hadisullah, yani Allah’ın sözü ve Allah’ın sünnetidir. Toplum olarak pek çok badire ve musibet atlatılmaktadır ve bunların birer nasihat olması temenni edilmektedir. Sünnet denildiğinde genellikle akla ilk olarak şekli veya tali meseleler gelmektedir; oysa bu, konunun en az anlaşılan ve en yüzeysel kısmıdır. Asıl olan Nebi’nin, nebilerin ve ashabın sünnetidir.

Ehl-i Sünnet kavramı da bu temelden türemiştir. Ehl-i Sünnet, sünnet ehli anlamına gelmektedir. Bu ifade; Muhammed Nebi’nin izinden giden, onun ümmeti ve milleti olan, ashabın ve selef olarak adlandırılan öncülerin yolunu takip edenleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Günümüzde İslam’da fırkacılık, mezhepçilik veya belirli gruplara ayrışmak haram kılınmıştır. Bu durumun karşısında, harici bir mantığın ortaya çıktığı görülmektedir. Harici mantığın tarihsel kökenlerine inildiğinde, seçkinci yaklaşımıyla Siyonizm ve ondan da önce “Ben ateşten yaratıldım, o çamurdan” diyerek yaratıcıya değil de maddeye odaklanan İblis’in materyalist anlayışı karşımıza çıkmaktadır. Bu felsefe, günümüzde dünyayı kaosa sürükleyen ve ahireti unutturan bir yapıya dönüşmüştür. Benzer bir mantık, İslam tarihinde de tekfirci ve harici bir anlayış olarak kendini göstermiştir. Örneğin, Hz. Ali’nin hakem olayındaki uzlaşmacı tutumu nedeniyle haksız yere tekfir edilmesi bu zihniyetin bir sonucudur. Buna tepki olarak ise Alici bir kesim ortaya çıkmıştır. Emevi saltanatına karşı gelişen Alevicilik, etki-tepki mekanizmasıyla Hz. Ali’yi ilahlaştıran, masumlaştıran ve insani vasıflarından soyutlayan bir boyuta ulaşmıştır. Harici mantığın kökeni Yahudiliğe dayanırken, Aliciliğin öncüsü de Hz. İsa’yı ilahlaştıran Hristiyanlık anlayışıdır. Ehl-i Sünnet ise ne Emevi ne de Alevi aşırılıklarına kapılmayan, rafizi ve harici mantıktan uzak duran, Nebi Aleyhisselam ve ashabının yolunu takip eden vasat (dengeli) topluluğu ifade etmektedir. Ancak zamanla bu kavram da adeta bir fırka veya ekol olarak algılanmaya başlanmıştır.

Ehl-i Sünnet ve Cemaat kavramındaki “cemaat” vurgusu günümüzde genellikle göz ardı edilmektedir. Ehl-i Sünnet bünyesinde tek bir ümmet veya yekpare bir yapıdan ziyade dağınık bir tablo söz konusudur. Şia kavramının aslına inildiğinde ise Kur’an-ı Kerim’de İbrahim Nebi için “Nuh’un Şiası” veya “Musa Şiası” ifadelerinin kullanıldığı görülmektedir. Bu bağlamda Şia; birini takip eden, onun izinden giden, etrafında toplanan ashab veya tabiin anlamına gelmektedir ve özünde olumsuz bir anlam taşımamaktadır. Ancak tıpkı “İslam cemaati” veya “İslam milleti” gibi değerli kavramların içinin yanlış doldurulması gibi, Şia kavramı da zamanla rafizilik, fırkacılık veya hariciliğe tepki olarak Hristiyanlıkvari bir yapıya bürünmüştür. On iki havariyi veya on iki imamı masumlaştırıp ilahlaştıran bu anlayış, tarihsel süreçte etki-tepki sonucu oluşmuştur. Tarihin tekerrür ettiği bu noktada yapılması gereken, doğruları yanlışlardan ayıklamaktır. Allah’ın kitabında anlattığı ve Resullerin örnek olduğu hakikatlerden ders çıkarılmalı, parçalanmışlık giderilmelidir. Mezhep ve meşrep ayrılıkları aşılarak Ehl-i Kur’an çatısı altında toplanılmalıdır. Şekli meselelerden ziyade Sünnetullah merkeze alınmalıdır.

Günümüzde Sünniler kendi içlerinde dahi birlik sağlayamazken, Şia mensuplarının farklı ırklardan olmalarına rağmen (Yemenli, Lübnanlı, Iraklı, İranlı) bir araya gelebildikleri görülmektedir. Bu durum, sünnete tabi olma noktasında dikkate alınması gereken bir seviyeyi işaret etmektedir. Dolayısıyla, her iki kesimin de doğruları bir araya getirilmeli, yanlışları ayıklanmalı ve müspet yönleri alınarak Sünnetullah seviyesine taşınmalıdır. Yaşanan musibetlerden ders çıkarılarak tevhidi bir vahdet tesis edilmelidir. Hadis kitapları ve rivayetler konusunda bile ihtilaflar varken, merkeze ve kıbleye ne kadar yaklaşılırsa ihtilafların o derece azalacağı ve birliğin artacağı unutulmamalıdır. Aksi takdirde, herkesin kendi mahallesinde ayrıştığı ve daha büyük fırkalaşmaların yaşandığı bir tablo kaçınılmazdır.

Bu bağlamda, Şia kesimine, Hristiyanlıktaki teslis inancına benzer şekilde tarihi şahsiyetleri ilahlaştıran ve Allah’ı unutturan aşırılıklardan uzak durmaları gerektiği hatırlatılmalıdır. Kur’an’da geçen “Musa Şiası” örneğinde olduğu gibi, Muhammed Şiası (Ümmet-i Muhammed) olma bilinciyle hareket edilmeli, duygusal ve tepkisel tortulardan arınılmalıdır. Sünni kesime ise statükocu, emperyalizm güdümündeki (Amerikancı), devletçi ve ırkçı anlayışları terk ederek tevhide dayalı bir duruş sergilemeleri gerektiği vurgulanmalıdır. Özellikle bazı Körfez ülkelerinin emperyalist güçlere teslim olmuş hali ibret vericidir. Türkiye’nin bu konulardaki nispeten olumlu duruşu, bu tevhidi anlayışın merkezine yerleşmesine imkan tanıyabilir. Mezhepçilik ve fırkacılık bir kenara bırakılarak, Allah’ın rızası ve Sünnetullah doğrultusunda tevhidi bir vahdet sağlanmalıdır. Eğer geçici bir tanımlama yapılacaksa “Ehl-i Sünnet ve’l-Şia” ifadesi kullanılabilir; ancak asıl hedef, Allah’ın bizlere verdiği “Müslim” ve “İslam” isimleri altında, Sünnetullah’a dayalı tevhidi bir vahdette buluşmak ve yaşanan musibetlerden ders çıkarmak olmalıdır.

Rabbii Dr. Mehmet Arslan
İst. Üniversite Rad. Onk. Dr.
Rabbiyat Araştırma Merkezi
Rabbiyatçı Akademisyen, Yazar

 

Rabbi TV: https://youtube.com/@rabbiitv?si=oYccFjgYBVJUymAR

https:youtu.be/gwkHK352ckA?si=t-zOFDd3X_7Opu27

 

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Makale

AH ŞU CHP’NİN “KAMALİST”LERİ!

AH ŞU CHP’NİN “KAMALİST”LERİ! Bugün 1 Mayıs, Bahar Bayramı. İşçi bayramı da diyoruz. Bu bayramlar…

29 saniye ago
  • Gündem

Paşinyan’dan Erdoğan’a Tarihi Erivan Daveti

Erdoğan'a Tarihi Davet Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 4 Mayıs 2026 tarihinde…

7 saat ago
  • Gündem

Saadet Partisinin pişmanlığı

YANLIŞ YÖNLENDİRİLMİŞLER! Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’dan özeleştiri geldi: "Anket şirketleri tarafından yanlış yönlendirildik."…

10 saat ago
  • Gündem

İstanbul’da Muayene Sayıları Artıyor

İstanbul'da Muayene Sayıları Artıyor: "Yoldan Geçerken Acile Uğruyoruz" İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah…

10 saat ago
  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

10 saat ago
  • Gündem

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? “İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor?”

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor? Uluslararası hukuk çökerken, tepkiler neden sonuç üretmiyor? Uluslararası…

12 saat ago