
En düşük emekli aylığı net asgari ücretin altında kalırken, prim gün sayısı ve çalışma hayatı boyunca ödenen kazançların emekli aylığına etkisi yeniden tartışılıyor.
Türkiye’de emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, yalnızca maaşların geçim şartlarına yetip yetmediği üzerinden değil, emeklilik sisteminin ne kadar adil olduğu açısından da değerlendirilmek zorunda.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre 2026 yılında net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş. Temmuz 2026 itibarıyla en düşük emekli aylığı ödemesi ise 23 bin 552 lira. Böylece en düşük emekli aylığı ile net asgari ücret arasında 4 bin 523 lira 50 kuruş fark bulunuyor.
Bu tablo, emeklilerin gelir düzeyini tartışmaya açan somut bir gösterge. Yıllarca çalışmış, sigorta primi ödemiş ve emeklilik döneminde düzenli gelir elde etmeyi bekleyen vatandaşlar açısından temel mesele, aylıkların temel ihtiyaçları karşılayıp karşılayamadığı.
Aşağıdaki rakamlar, sistemin nasıl çalıştığını göstermek için hazırlanmış varsayımsal örneklerdir; gerçek SGK aylık hesaplamaları değildir.
| Karşılaştırma | A emeklisi | B emeklisi |
|---|---|---|
| Prim günü | 5.000 | 9.000 |
| Örnek kök aylık | 15.000 TL | 22.000 TL |
| En düşük ödeme sınırı | 23.552 TL | 23.552 TL |
| Tamamlama desteği | 8.552 TL | 1.552 TL |
| Hesaba yatan aylık | 23.552 TL | 23.552 TL |
Emekliler arasında sıkça dile getirilen bir başka konu da prim gün sayısı. Halk arasında 5 bin gün prim ödeyen bir kişiyle 9 bin gün prim ödeyen bir kişinin aynı emekli aylığını alabildiği yönündeki şikâyetler dikkat çekiyor.
Bu durum bazı emekliler için mümkün. Çünkü emekli aylığı yalnızca prim gününe göre hesaplanmıyor; çalışma dönemleri, prime esas kazançlar ve aylık bağlama oranları da belirleyici oluyor. Ayrıca kök aylıkları farklı olan bazı emeklilerin ödemeleri, en düşük aylık uygulaması nedeniyle aynı tutara tamamlanabiliyor.
Dolayısıyla yalnızca prim günlerini karşılaştırarak kesin bir sonuca ulaşmak doğru değil. Ancak daha fazla çalışan ve daha fazla prim ödeyen kişinin katkısının aylığına ne ölçüde yansıdığı, açıklığa kavuşturulması gereken önemli bir konu.
Düşük aylık alan emeklilerin korunması sosyal güvenlik sisteminin önemli görevlerinden biri. Bununla birlikte, prim katkısı ile emeklilik geliri arasındaki ilişkinin anlaşılır ve hakkaniyetli olması da gerekiyor.
Emeklilik sistemi değerlendirilirken hem geçim güvencesi hem de çalışma hayatı boyunca ödenen primlerin karşılığı birlikte ele alınmalı. Emeklilerin beklentisi yalnızca daha yüksek aylık değil; yıllarca verdikleri emeğin emeklilik döneminde adil bir karşılık bulması.
Emeklilikte asıl soru şu: Bir insanın çalışma hayatı boyunca ödediği primler, yaşlılık döneminde insanca yaşamasına yetecek bir güvence sağlayabiliyor mu?
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Avrupa Sokaklarında Öfke: Kendiliğinden mi, Yönlendirilen Bir Dalga mı? Avrupa'nın farklı ülkelerinde yükselen toplumsal tepkiler,…
“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası Emine Şenlikoğlu’nun eserinden sinemaya…
Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor? MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin milli çıkarları açısından…
Türkiye’nin Petrol Üretiminde Güçlü Adım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji üretimine ilişkin sevindirici gelişmeleri…
Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri: Hakkından Fazlasını İstiyor Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan’ın deniz…
Kemal Sağlam’dan Adalet Çağrısı: “Biz Adalet Arıyoruz!” Rize’de “Kahrolsun İsrail” sloganı attıktan sonra darbedilen Dr.…
View Comments
Gel de "Yaparsa AKP yapar" sloganalrını hatırlama !.. Ne yapılmış görüyorsunuz ? Bozuk olan gelir dağılımı çok daha fazal bozul muş ve içinden çıkılamz bir konuma sokulmuş ! 2008 yılında emeklilerin Maaş Bağlanma Oranalrı düşürüleremk maaşalarına konulan temlik , yasa gereği halen devma etmekte ve emeklielrin 18 yıldan bu yana gaspedilen mukteseb=kazanılmış hakları iç edilmeye devam edilmektedir ! TÜİK'in ilan ettiği asparagas enflasyon ornalrıyal 6 ayda yapılan gıdım-gıdım zamlarla tüm ülke ıyalanmakta ve gerek Asgari Ücretlilerin ve gerekse emeklielrin pek çopğunun AÇLIK SINIRI altındki maaşları doğru-dürüst bir artış göstermemekte ve bu insanlrımıza layık görülken İDARİ VESAYET VE SEFALET sürdürülmektedir ! Ayakta uyuyan toplumumuzdan uyanan olursa, haber versin de balığa gideriz !
Batılın adaletsizliklerine kafa yoracağımıza,islamı her alanda nasıl tek hakim yababilirizi düşünmek,Müslümanlar için siyasi bir tercih değil,itikadi bir zorunluluktur.
Yahya inaner 8450 gün primim var5000gun ve9000 gün primi olanla. 3600 günden emekli edilene aynı emekli maaşı veriliyor bu adil değil ya herkesi aynı günden emekli edecekler fazla prim istemeyecekler ...yada 3600 günden yüksek primi olanlara her senesine yüksek primi olanlara Bin TL farklı olmalı..... örneğin ..benim primim 8450 3600 günün en farkım .aşağı yukarı 5000 gün fark var aramızda bana ondan 5000 TL daha farklı vermeli....daha değişik işlemler var ama en basitinden bunu yapsınlar .
Türkiye de gerçek müslümanlık yoktur,bu emevi yalanlarını din diye anlatıyorlar, gerçek müslümanlık Kur'an'a göre yaşayan ve kuranı hayatına taşıyan herkes cennet ehlidir,
10400 gün var 25bin 200 alıyorum adalet neresinde yoksulluk sınırı nerdeyse yüzyirmiucbini geçmiş TÜİK verilerine göre gerisi hikaye