Gündem

Empatiyi Kaybeden İnsan, İnsanlığını da Kaybeder

Empatiyi Kaybeden İnsan, İnsanlığını da Kaybeder

Modern çağın insanı, teknolojiyle birbirine bağlanırken kalben birbirinden uzaklaştı. İletişim araçları çoğaldı; fakat anlayış azaldı. İnsanlar artık birbirini dinlemekten çok cevap vermeye, anlamaktan çok yargılamaya, paylaşmaktan çok tüketmeye yöneldi. Bunun sonucu olarak da toplumlarda yalnızlık, tahammülsüzlük, öfke ve bencillik hızla arttı. Özellikle genç nesiller arasında “empati” duygusunun zayıflaması, sadece bireysel ilişkileri değil; aileyi, arkadaşlığı, komşuluğu ve toplumsal huzuru da derinden sarsıyor.

Empati; insanın kendisini karşısındakinin yerine koyabilmesi, onun acısını hissedebilmesi, sevincini paylaşabilmesidir. Bugün ise birçok insan, bırakın başkasının derdini anlamayı, kendi çıkarı dışında hiçbir şeyi önemsemeyen bir hayat anlayışına sürükleniyor. Sosyal medya çağında insanlar birbirinin hayatını görüyor; fakat birbirinin kalbine dokunamıyor. Bir ekranın arkasında saatlerce vakit geçiren gençler, aynı evin içinde anne-babasıyla sağlıklı bir iletişim kuramıyor. Arkadaşlıklar çıkar ilişkisine dönüşüyor; dostluklar menfaat bitince sona eriyor.

Oysa insanı insan yapan şey sadece aklı değildir; vicdanıdır, merhametidir, diğerkâmlığıdır. Yani “kendisi için istediğini başkası için de isteyebilme” ahlakıdır. İslam medeniyetinin temelinde de tam olarak bu vardır. Kur’an, müminleri sadece ibadet eden insanlar olarak değil; birbirinin derdiyle dertlenen insanlar olarak tanımlar.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin…” (Hucurât, 10)

Bu ayet, İslam’ın bireysel değil toplumsal bir ahlak inşa ettiğini gösterir. Çünkü kardeşlik; sadece aynı inancı paylaşmak değil, aynı acıyı hissedebilmektir. Bir insan açken tok yatamamak, bir mazlum ağlarken huzur içinde gülememek, kardeşlik hukukunun gereğidir.

Peygamber Efendimiz (sav) de empati ve diğerkâmlığın zirvesini şu hadis-i şerifle ortaya koymuştur:

“Sizden biri, kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olmaz.”

Bu hadis, İslam’ın merkezine empatiyi yerleştiren büyük bir ahlak ölçüsüdür. Çünkü insan, kendisini merkeze koydukça küçülür; başkalarını da düşünmeye başladığında büyür.

Bugün toplumların yaşadığı en büyük krizlerden biri de “duygusal kopuştur.” İnsanlar aynı apartmanda oturuyor ama birbirini tanımıyor. Aynı sofraya oturuyor ama birbirini dinlemiyor. Gençler, arkadaşlarının psikolojik çöküşünü fark etmiyor. Birçok insan, karşısındaki insanın yaşadığı iç savaşı göremeden hüküm veriyor. Bu yüzden depresyon, yalnızlık ve sosyal yabancılaşma her geçen gün artıyor.

Bilimsel çalışmalar da empati eksikliğinin sosyal ilişkileri zayıflattığını ve destekleyici iletişimi azalttığını ortaya koymaktadır. Özellikle dijital iletişim ortamlarında empatik yaklaşımın giderek azaldığı belirtilmektedir.

İslam ise insanı yalnız bırakan değil, insana omuz olan bir toplum inşa eder. Ensar ile Muhacir kardeşliği bunun en büyük örneğidir. Medineli Müslümanlar, kendi ihtiyaçları olduğu hâlde Mekke’den gelen kardeşlerini kendilerine tercih etmişlerdi. Kur’an onların bu ahlakını överken şöyle buyurur:

“Kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile kardeşlerini kendilerine tercih ederler…” (Haşr, 9)

İşte diğerkâmlık budur. Bugünün dünyasında kaybettiğimiz en büyük değerlerden biri de budur. Çünkü modern kültür sürekli “sen önemlisin” diyerek insanı merkeze koyarken; İslam “kardeşin de önemlidir” diyerek vicdanı merkeze koyar.

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurur:

“Kul, din kardeşine yardım ettiği sürece Allah da ona yardım eder.”

Bu hadis, toplumsal huzurun formülünü verir. İnsanlar birbirine destek oldukça güven oluşur; güven oldukça huzur doğar. Empatinin olduğu yerde kavga azalır, kırgınlık azalır, yalnızlık azalır. Çünkü insanlar anlaşılmak ister. Anlaşıldığını hisseden insan ise sertleşmez, yabancılaşmaz.

Ne yazık ki bugün gençler arasında alay kültürü büyüyor; anlayış kültürü küçülüyor. İnsanlar birbirinin kusurunu örtmek yerine ifşa ediyor. Bir hata karşısında nasihat etmek yerine linç etmeyi tercih ediyor. Oysa Kur’an şöyle buyurur:

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının…” (Hucurât, 12)

Bu ayet, toplumsal ilişkilerin güven ve hüsnüzan üzerine kurulmasını emreder. Çünkü empati kurabilen insan, hüküm vermeden önce anlamaya çalışır.

Toplumların huzuru ekonomik güçle değil; vicdan gücüyle mümkündür. Merhametin olmadığı yerde hukuk yeterli olmaz. Empatinin olmadığı yerde kalpler taşlaşır. İnsanlar birbirini rakip değil emanet olarak gördüğünde ise gerçek huzur ortaya çıkar.

Bugün yeniden empatiyi konuşmaya ihtiyacımız var. Yeniden komşuyu düşünmeye, yaşlıyı anlamaya, genci dinlemeye, yetimin gözyaşını fark etmeye ihtiyacımız var. Çünkü insan ancak başka insanların acısını hissedebildiği ölçüde insandır.

Ve belki de bu çağın en büyük ihtiyacı; daha zeki insanlar değil, daha vicdanlı insanlardır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Recent Posts

  • Gündem

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…

23 dakika ago
  • Gündem

Aile Çökerse Nüfus Dibe Vurur, Ülke Uçuruma Sürüklenir

Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…

53 dakika ago
  • Gündem

Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?”

Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?” İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne…

1 saat ago
  • Makale

ANA, RABBİMİN VARLIK İŞÇİSİ, SEVGİ PINARI ANAM…

ANA, RABBİMİN VARLIK İŞÇİSİ, SEVGİ PINARI ANAM… Evren, dünya, tabiat ve doğa… Hepsi ayrı ayrı…

2 saat ago
  • Gündem

Almanya Ekrem İmamoğlu’na Ödül Verdi

ALMANYA YİNE YAPACAĞINI YAPTI Almanya merkezli Immanuel Kant Vakfı'nın, hakkında çeşitli davalar devam eden İBB…

2 saat ago
  • Makale

EV HANIMLIĞINI MESLEK KABUL EDİN, ÇOCUK SAYISI ARTSIN

EV HANIMLIĞINI MESLEK KABUL EDİN, ÇOCUK SAYISI ARTSIN Ev hanımlığı, mesleklerin en zoru ve en…

2 saat ago